(navigation image)
Home American Libraries | Canadian Libraries | Universal Library | Community Texts | Project Gutenberg | Children's Library | Biodiversity Heritage Library | Additional Collections
Search: Advanced Search
Anonymous User (login or join us)
Upload
See other formats

Full text of "OsmanGazi"

CEzml Hflftfisu 
TuGg^ m. sfiHfiRUfl 

DHTfiy BERBER 




OsMANGAZi 

Ilkler ve KaracahIsar 



ODUNPAZARI BELEDJYESi 

KULTURYAYINLARI- 00 



Yapim 

FNF Reklam ve Danijmanlik 



Gorsel Yonetman 

M. Akif TUTAR 



Baski 

SEMiH OFSET MATBAA SANAYi VE TiC LTD. §Ti. 
Buyuk Sanayi Caddesi 1 .cadde No:74 

iskitler- ANKARA 
(0312)341 4075 



ISBN. 

978-975-6881-11-8 

Odunpazari Belediyesi 
KultiJr Yayinlari - 

ARALIK, 2010 




OsMANGAZi 

Ilkler ve KaracahIsar 



TAKDiM 



Birkiiltiirhizmetiolaraksundugumuzbueser, OsmanliDevleti'nin temellerininatildigi 
donemde, Osmangazi'nin geni5leme stratejisini ele almaktadir. 

Osmangazi, 1281 yilmdababasi Ertugrulgazi'denkendisine miras kalan Sogiit-Domanic 
hattmdan hareketle, (;evresindeki Rum tekfurlanna kar§i belli bir sistematigi bulunan bir dizi 
askeri harekata giri5mi§tir. Bunun sonucunda ilki Kulacahisar sonuncusu da Inegol olmak uzere 
fetihler ger5ekle5tirmi§tir. 

Butun bu harekati i(jerisinde Karacahisar'a ayri ve ozel bir onem vermi§, burayi Osmanli 
Devleti'nin ilkba§kenti biciminde tanzim etmistir. Nitekim Karacahisar'in "Ilk Ba§kent" olma 
vasfi, Osmanli tarihcjilerinin ustadi sayilan Halil Inalcik basta olmak uzere tarihcilerce ittifakla 
kabul edilmi§ bir husustur 

Elinizdeki 5ali5ma Karacahisar'm ba^kent olarak duzenlenmesi konusuna ve burada 
gercekle5en ilklere dikkat cekmektedir 

Kuskusuz Osmanli Devleti'nin kurucularmm neredeya§amis olduklari veya turbelerinin 
nerelerde bulundugu hususlari da onemlidir Ancak bir devletin ortaya cikarilmasi icin yapilan 
faaliyetler bamba5ka bir onemdedir 

Orta (jaglarda bir Turk devletinin kurulu§undan soz edildigi zaman akla oncelikle bu 
kurulu^unilanminnezamanveneredeyapildigigelirBudurumdagelenekseldevletbagimsizligi 
ilaniolarakilkHutbe" onem kazanmaktadirTarihikaynaklar ittifakla ilkhutbeninKaracahisar'da 
okundugunu beyan etmektedirler 

Bundan sonra devletin {veya hiikmeden ki§inin) egemenlik giiciinu kullandigini 
gostermesi gerekmektedir Bu bahiste de kanun konulmasi, parabastirilmasi, timardagitilmasi 
gibi temel giri§imlere bakilmalidir Memnuniyetle ifade edebiliriz ki devlet gucunun gostergesi 
olan bu faaliyetler de sehrimiz cevresinde gercekle^mi^tir 

Elinizdeki kitap i§te bu konular uzerinde yogunlasmakta ve Osmanli Devleti'nin kurulu5 
faaliyetlerininEski§ehir(;evresindeger(;ekle§tirilmi§olmasinedeniylede devletin kurulu§yerinin 
Eski^ehir oldugunu vurgulamaktadir 

Kitap; Cezmi Karasu onculugiindeki bir grup gene; ara§tirmacinin Eski§ehir, Bilecik, 
Kutahya, Bolu, Bursa sinirlariiginde kalan ve Osmanli lZ)evleti'ninkurulu5Uve ilk fetihlerdonemi 
icin tarih kaynaklarinda gecen yerlerde yapilan alan caligmalarina dayanmaktadir Buralardan 
elde edilen bulgular kapsamli bir literatiir bilgisi ile geni^letilmi^tir Gerekli goriilen kaynak 
bilgileri ekler halinde kitabm sonuna konmu^tur 

Bunlarin yaninda Osmangazi'nin her bir hareketinin haritasi olu§turularak, 
genislemenin gorsel bigimde daha anlasilmasma yardimci olunmasi amadanmistir 

Kitapta ayrica bugiine kadar bilinmeyen veya yanlis bilinen bazi noktalara da 151k 
tutuldugu gozlemlenecektir S6gut-Domani(; arasmdaki yaylak-ki^lak yolu; Osmangazi'nin 
Sakarya nehri otesine yaptigi ilk ganimet seferinin guzergahi bu ciimleden bolumlerdir 

Doc. Dr Saym Cezmi Karasu beyefendiyi Eski^ehir' e ve Olkemize kazandirdigi, gali§masi 
icin kutluyor, kitabm her satinnm tarihq:ilerimiz, toplumbilimcilerimiz en onemlisi de, tarih 
bilincini giJcjlendirmemiz gereken genq;lerimize yeni ufuklar aq:masini diliyorum. 



Burhan SAKALLI 
Odunpazan Belediye Ba§kani 



■ 








1 ■ X ■ 




'"^^^^^1 


IgiNDEKILER 




:9 




TAKDiM 


05 


fl 




Girif 


09 


::fl 




BiRiNCi BOLUM 




'^1 




XIII. YUZYILDA ANADOLU'NUN GENEL GORUNUMU 


11 


j^^^^H 




KESiM: A 




■'^y^^l 




XIII. YUZYILDAKi ONEMLi SiYASAL GELi^MELER 


13 


^"^^1 




KESiM: B 








XIII. YUZYILDA ANADOLU'NUN EKONOMiK DURUMU 


20 


''^^1 




KESiM: C 




**'^9^ll 




XIII. YUZYILDA ANADOLU'DA DiNl HAYAT 


24 


:gBB 




KESiM: D 




..mB 




UCLAR VE KUZEYBATI ANADOLU UCU- ANADOLU'DA UCTESKiLATI 


29 


IM 




iKJNCi BOLUM 




91 




UCA GELi5 VE ERTUGRUL GAZi 


37 


''^^1 




KESiM: A 




'^^1 




UCA GELi5 VE ERTUGRUL GAZi 


38 


|J^H 




KESiM: B 




'^^1 




SOGUT-ERMENi BELi-DOMANig 


42 


' '^H 




UgUNCU BOLUM 




't^l 




iLKFETiH-iLK^EHiT-iLKVAKIF 


51 


*?^^^| 




iLKVAKIF 


56 


"'MM 




DORDUNCU BOLUM 




'ifl 




KARACAHiSAR'IN FETHi 


59 


i^B 




KARACAHiSAR'IN FiZiKi GORUNUMU 


63 


'^1^1 




BUGUNKU ASKERi ALAN igiNDE KALAN KAUNTILAR 


67 


"^j 




BE§iNCi BOLUM 




;.||l 




SAKARYA OTESi SEFERi 


69 


Jj^l 




KESiM: A 




d^l 




SAKARYA OTESi SEFERi (BE^TA^-GOYNUK-MUDURNU-TARAKU) 


70 


'^H 




KESiM: B 




^^1 




HARMANKAYA 


82 


' '^^^l^l 




ALTINCI BOLUM 




'H 




iKi BUYUK DARBE: BiLECiK VE iNEGOL 


87 


- J^l 




iNEGOL'UN FETHi 


92 


'l^^l 


^^1 






■■ 



IgiNDEKiLER 



YEDINCI BOLUM 

VE KARACAHiSAR BA^KENT 
KESiM: A 

iLK HUTBE-GOR iMDi ALEME KiM GELDi OSMAN 
KESiM: B 

iLK SiKKEYE DAiR 
KESiM: C 

iLKKANUN-iLKVERGi 
KESiM: D 

KARACAHiSARDA BA^KENT NiZAMI 
KESiM: E 

ESKi PLANLAR YENi TAKTiKLER 
KESiM: F 

YENi^EHiR 

SONSOZYERiNE 
BiBLiYOGRAFYA 



95 
96 

100 
102 
104 
105 
107 
109 
112 



EKLER 
EK-1 

iZNiK KU5ATMASI HAKKINDA 

EK-2 

PACHYMERES VE ESERi HAKKINDA 

EK-3 

PACHYMERESiN ESERiNDE OSMANGAZi iLE ilGiU KAYITLAR 

EK-4 

OSMANLI DEVLETi'NiN KURULU5 TARiHi HAKKINDA 

EK-5 

iLK KAYNAKLARDA UCA GELi5 iLE iLGiU KAYITLAR 

EK-6 

SAKARYA OTESi SEFERi HAKKINDA iLK KAYNAKLARDAKi KAYITLAR 

EK-7 

BiLECiK, YARHiSAR VE iNEGOLUN FETiHLERi iLE iLGiU KAYITLAR 

EK-8 

iLK HUTBE HAKKINDA KAYITLAR 

iNDEKS 



118 
123 
132 
134 
137 
139 
140 
141 
143 




Osmangazi 

ilkler ve Karacahisar 



G 



iri§ 

Erken donem Osmanli kaynaklannda Osmanli Beyligini ortaya gikaran 
5artlar ozellikle de XIII. yiizyilm ikinci yarismdaki geli§meler hakkinda 
bilgi yoktur. Oysa Osmanli Devletinin kurulu§unun iyi anla§ilabilmesi, 
XIII. yuzyilda ozellikle de bu yuzyilin ikinci yansmda Anadolu'nun 
gorunusunun iyi belirlenmesine baglidir. (^alismamizm icerigi bakimm- 
dan hem genel olarak Anadolu'nun hem de kuzey-bati uclardaki panora- 
manm iyi cizilmesi gerekmektedir. Bu genel gorunum esasli bir sekilde 
anlajilmadan Osmanli Beyliginin kurulus zemininin de iyi anla§ilmasi 
miimkiin olamavacaktir. 



Bizim cali^mamizm ku§kusuz Osmanli Beyliginin kurulu§ devrinin 
biitiin sorunlanni aydmlatan bir "Osmanli Devleti Kurulu§ Donemi 
Tarihi" olma gibi bir iddiasi yoktur Incelememiz bu devrin sadece bir 
yonunu ele alacaktir Bu ele alacagimiz unsur Osman Gazi'nin genisleme 
stratejisidir 

-Bu strateji hangi temellere oturmaktadir? 

-Hangi esaslardan hareket etmektedir? 

-Osman Gazi elindeki kaynaklari nasil kuUanmi^tir? 

-Elindeki kaynaklari geli§en ihtiyacjlara gore nasil gelistirmistir? 

-Osman Gazi'nin siyasi hedei].eri neler olmustur? 

-Bu hedeflere ulasmak icin nasil bir strateji izlemi^tir? 

Bu incelemede yontem olarak arazi cali§masina agirlik verildi. Halil hial- 
cik'm Osmanli kurulu§ tarihi igin en esasli yontem olarak kuUandigi 
arazi cali§masi metodu ku§kusuz yaptigimiz incelemeler icin yol gosteri- 
ci olmu§tur Diger yandan geli^en teknolojinin sagladigi uydu 
fotograflari i^imizi kolayla§tiran bir unsurdu. Hemen §unu da belirt- 
meliyiz ki her bir geli5me igin hazirladigimiz haritalar cali5mamizi farkli 
kildi ve daha anla5ilabilir hale getirdi. Boylelikle Osman Gazi'nin her 
hareketini -daha kolay anla§ilabilecek bir teknik yontemle- bilim 
dunyasmm dikkatine sunmu§ bulunuyoruz. Haritalarm sundugu 
gorsellik, kelimelerle anlatilanlara daha somut bicimde dikkat cekmekte- 
dir 




Osman Gazi'yi ve stratejik hedeflerini ve hedeflerini gergekle^tirmede kat 
ettigi mesafeyi her bir adiminda vurgulayacak kiKjiik degerlendirme 
kutucuklarina bolum/kesim sonlarinda yer veriyoruz. 



E a. 




10 



Osmangazi 

Ikler ve Karacahisar 



Yukarida calismamizm bir "Osmanli Kurulus Tarihi" olmadmini sadece 

3 3 J O 

Osman Gazi'nin stratejisini esas alan bir niteligi bulundugundan soz 
ettik. 

Elinizdeki calisma esas olarak Osman Gazi'nin -ilk hutbenin okunduou 
1299 yilma kadarki- stratejisini incelemektedir Bu nedenle haritalarimiz 
ve diger gorsel malzememiz Osman Gazi'nin uc beyi olarak babasmm 
yerinialdigi 1281 yilmdan 1 2 99'a kadarolan geni^leme stratejisini anlat- 
acak bi^imde degerlendirilmi§tir Standart bir harita e§liginde ba^langi^- 
taki Sogiit-Domaniq: hattmdan, ilk hutbeye kadar saglanan geni§leme 
izlenebilecektir. Haritalarimizda mavi elde mevcut olan yerleri; kirmizi 
renklerle gosterilen alan elde edilen niifuz geni§lemesini ifade etmekte- 
dir. 



1 . BOLUM 




XIII.YUZYILDA ANADOLU'NUN 

GenelGorunumu 




12 




Osmanli Beyligi ba§langi(;ta Anadolu Beyliklerinin icinde en kuguk 
araziye sahip olanidir. Ertugrul Gazi'nin bir uc beyi olarak yerle§tirildigi 
Sogut-Domanig hattmdan dunyanin en buyuk imparatorluklarindan 
birisinin temelleri atilmi5tir. Birer uc beyi olarak Ertugrul ile oglu 
Osman'm devirleri arasmda cevre §artlari bakimmdan ku^kusuz cok 
onemli farkliliklar bulunmaktadir Ozellikle XIII. Yuzyihn son 
(jeyreginde Anadolu genelindeki ve kuzey-bati Anadolu bolgesindeki 
degi§imleri ve d6nu5umleri anlamadan Osman Gazi'yi ve O'nun strate- 
jisini anlamak miimkiin olmayacaktir Bu nedenle Osman Gazi'yi "Uc 
beyi"nden "Han"a ceviren gelismeleri anlamak uzere XIII. yuzyili gozden 
geq:irmeliyiz. 




K 



ESIM: A 

XIII. YUZYILDAKi ONEMLI SIYASAL GELI^MELER 

Bu bolumde ku§kusuz XIII. yuzyildaki tilm siyasal geli^meler ele alm- 
mayacaktir. Ne var ki Osmanli Beyliginin ortaya (jikmasini saglayan 
geli5meler icin Mogol istilasi, bu istilanm oncesindeki ve sonrasmdaki 
durum, istilanm ortaya cikardigi siyasal durumun gozden gegirilmesi 
Osman Bey'in stratejisinin iyi anla5ilmasi bakimmdan gereklidir 
kanaatindeyiz. 

Belki Osmanli Beyliginin kuruldugu donemin, XIV Yuzyil ba^lanna 
hayli uzak oldugu du^iinulebilir Ancak kaynaklarimizm erken Osmanli 
devirleri icin gonderme yaptiklan biiyuk Anadolu Sel(;uklu Sultani 
I.Alaaddin Keykubad donemine kisaca bir goz atmak gerekmektedir 
Boylelikle kaynaklarimiza gore Ertugrul Gazi'nin Anadolu'ya ve kuzey- 
bati Anadolu ucuna geldigi zamanlari daha iyi anlayabiliriz. 

Sultan I.Alaaddin Keykubad doneminin Anadolu Sel(;uklulari tarihinin 
en parlak devresi oldugu, kaynaklann iizerinde fikir birligi ettikleri bir 
konudur Bu donem Anadolu Selcuklulari siyasi anlamda guclerini iyice 
peki§tirdikleri gibi sosyo-ekonomik anlamda da saglam bir manzara arz 
etmekte idiler Hatta Mustafa Akdag Anadolu'nun bu manzarasini "... 
milli geli5imini tamamlami§. Artik bir millet gibi dii^iinen bir toplum 
yapisi ..." olarak selamlamaktadir 

Bu toplumsal yapi igerisinde egitim kurumlari iyice yayginlasmis; yol 
§ebekesi kopriileri ve kervansaraylan ile guvenli bir yapiya kavu§turul- 
mustu. Rentier sosyal hayatm butiin canliligiyla sure gittigi merkezler 
haline gelmi§; zanaatkarlarm cali§ma hayatlari belli bir duzende 
yurumekteydi. Gerek devlet ya§aminin gerekse toplumsal ya^amm 
hemen her alanmda belirgin bir kurumlasma goze carpmaktaydi. 

Burada Anadolu'nun daha sonraki donemlerini de etkileyecek olan 
Cengiz liderligindeki Mogol istilasinm Asya'nm batisma dogru kaymak- 




13 



'Mustafa Akdag, Tiirkiye'nin iklisadi ve iclimai Tarihi I, (1243-1453), Istanbul, 1995. s.56 ve 97. 




ta olduguna dikkat (jekmemiz gerekiyor. Keykubad akilci politikasiyla 
bir yandan i(;erideki gijvenligi saglarken diger yandan da smirlarda 
Mogollara kar5i guvenlik onlemlerini arttirmi§tir. Keykubad done- 
mindeki saglam toplum yapisi MogoUarin istilasi i^in her ne kadar 
dikkatleri toplayici bir ozellik ta§iyor idiyse de kar§ila§abileceklerini 
du5undukleri onlemler Mogollan caydirmaya yetiyordu. Ayrica Sultan 
Keykubad, Mogollarla iyi gecinme politikasi izleyerek onlari 
Anadolu'dan uzak tutmayi ba^armi^tr Mogol Ham Ogedey, 
Keykubad'm gelmesi ve "ll" olmasi durumunda kendilerine dokunul- 
mayacagini bildirdi. Ku^kusuz "ll" olmak Mogollara tabi olmak 
anlammi ta§iyordu.^ Her ne kadar Mogollara tabi olmak Keykubad'm 
kolaylikla kabullenebilecegi bir durum degilse de o ulkesini bir istila 
tehdidinden olabildigince uzak tutmak amaciyla olsa gerek Mogol 
Hanma armaganlar gondererek bir tur baglilik bildirme giri§iminde 
bulundu. Ancak kaynaklarm naklettigine gore gonderdigi armaganlar 
henijz Mogollara ula§amadan Sultan 6lmu§ ve hediyeleri goturen elci- 
lik heyeti de geriye donmu^tii. 




14 



Bu toplumsal yapuim Keykubad'm oglu 11. Giyaseddin Keyhusrev'in 
kimi acemice ve yanlis politikalariyla yavas yavas bozulmaya 
ba5ladigmi goruyoruz. Ilk darbe Babai ayaklanmasiyla kendini gosterdi. 
Kaynaklara gore oteden beri Turkmen asiretleri arasmda propagan- 
dasmi surdiJrmekte olan Baba Ishak ve Baba llyas adli dervi§ler once 
guney-dogu Anadolu bolgesinde daha sonra da Tokat-Amasya civarin- 
da bir isyan hareketi ba^lattilar Isyan hareketi dinsel bir karakter ta§i- 
maktaydi ve Baba tlyas'm peygamberlik iddiasi bu tablonun tamam- 
layici motifi idi. 

Ancak isyanm merkez otoritesinin biraz di^mda uclardaki Turkmen 
asiretleri arasmda ortaya (jikmis olmasi dikkat ^ekiciydi. Birincisi ve en 
onemlisi bu kitlelerin Selcjuklulann en parlak (jagmda bile bir mem- 
nuniyetsizlik i(;inde bulunduklari ortaya cikmi§ti. Bu memnuniyetsi- 
zligin (jesitli boyutlari olmasi miimkundur Bize gore uclardaki 
Turkmen a§iretlerin genel bir ekonomik gerilik i(;inde bulunmalan 
nedenlerden birisidir Her ne kadar Sel(;uklu ^ehir hayati iistiin bir 
refah diizeyinde bulunuyor idiyse de genellikle Anadolu platosunu 



^Mogollar yasalari gere^i hasimlarim kendilerine tabi olmaya cagiriyorlardi. Buna uyanlara herhangi bir zararlari 

dokunmuyordu. Bertoid Spuier, iran Mogollan, (Cey: Cemai Koprijiu), 2.bs. Ankara, 1987. s.450. 

^Ahmed bin Mahmud, Selcuk-Name (Haz.Erdo^an Mercii), c.ll. istanbui, 1972. s.152.; Mijneccimbasi, Camiijd-dijyel, 

(Seicuklulara Ait Kismi) (Cev: Hasan Fehmi Turgal), istanbui, 1934.s.52.yd. 

^Babailer ayaklanmasi hakkindaki en yetkin Inceieme: Ahmet Yasar Ocak, XIII. Yijzyiida Anadoiu'da Baba Resui 

Babailer isyani ve Anadoiu'nun isiamiasmasi Tarihindeki Yeri, istanbui, 1980. Ayrica: ayni yazar, Kalenderiler {XIV- 

XVII Yuzyillar) Ankara, 1992. s.67. 




cevreleyen daglik kesimlerde ya§ayan ve konar-g6(;er ya§am tarzlanni 
surdilrmekte olan uc Turkmenlerinin de ayni refah duzeyinde bulun- 
madiklari anla§iliyor. 

Bize TOre ikinci onemli neden ise merkezi idarenin icinde bulundura 
kulturel yabancila5ma ortamidir. Turkmenler tarafindan kurulmus olan 
Anadolu Sel^uklu Devletinin en parlak zamanindaki durumu 
Turkmenlerin geleneksel ya§am tarzlarina oldukca yabancila5mi§, saray 
hayati ve burokrasisi ile daha cok Iran etkisinde kalmi^ bulunuyordu. 
Devletin hem ekonomik kaynaklarinm kendilerince degil de ba^ka 
kultLire mensup insanlarca kullanilmasi ve bu insanlara siyasi nufuz 
saglanmasi hosnutsuzluk yaratan bir husustu. Ayrica §ehirlerde ege- 
men olan gelenek di§i ya§am tarzi ve kultiJr hayatmm konar-g6(;er 
Tiirkmenleri pek de memnun etmeyecegi kolaylikla anla§ilabilir bir 
durumdur Dolayisiyla ortaya cikan genel hosnutsuzlugun bir isyan ile 
de olsa di§a vurulmasi yukarida sozLmO ettigimiz §artlarda yadir- 
ganacak bir husus degildir Bu isyanin, alt refah duzeyinde bulunan 
toplumsal gruplarin en kolay harekete gecirilebilecek duygularinin 
{yani dinsel motiflerin) kullanildigi bir hareket olmasi da ayni §ekilde 
de&rlendirilmelidir 



Niteligi ve etkileri itibariyle oldukca derin izler birakan Babai hareke- 
tinin Mogol tehlikesinin Anadolu'nun kapilarinda bulundugu bir sira- 
da ortaya cikmasi Anadolu Turklugu tarihi bakimindan onemli bir olay 
oldugu aciktir Ozellikle Selguklu ordusunun, bu kendileriyle ayni 
inani§ta olan insanlarm cikardigi isyani bastirmakta gosterdigi tereddut 
ve buna bagli olarak meydana gelen ba§arisizlik, Selcuklu yonetimini 
kendi halkma karsi parali Frank askerlerini kuUanmasiyla sonuclandi ki 
boylesi bir geli§me Selcuklu Sultanligi ile Anadolu halkinm arasini 
sogutucu bir etki yapti. 

Bundan daha iyi bir firsat bulamayacagmi dii^iinen Mogollar da Dogu 
Anadolu bolgesine akmlar yapmaya ba§ladilar Nitekim 1245'te 
Kosedag'da iki ordu arasmda meydana gelen carpi§mada Selcuklu 
ordusu daha asil giiclerini sava§a sokamadan dagilip gitti. 




15 



^Benzer bir kulturel yabancilasmaya tepki ol^usunu Karamanogullarinin 1277 yilinda Konya'vi is^alinde gbruyoruz. 
Konya'yi is^al eden Karamanoglu Mehmed Bey "... Bundan sonra Divanda, bargahta, dergahtave seyranda 
Turkceden baska dil konusulmaya!" icerigini tasiyan duyurusunda onun Selcuklularda gbriilen Fars etkisine karsi tep- 
kisini gozlemek mumkundur. Faruk SLimer, Turkmenlerin hem kbtu sartlarda yasadiklari ve hem de istismar edildik- 
leri inancindadir. Bkz: Oguzlar, 3.bs. Istanbul, 1980. s.l57 vd. 




Bu savas daha once de soziinii ettiaimiz aibi Anadolu Turkluoiinun tar- 

' DO O 

ihini derinden etkileyen bir geli§me niteliginde idi. Kosedag Savasmdan 
sonra artik Anadolu'nun fiili hakimleri MogoUardi. Ne var ki Mogollar 
izledikleri politika geregi Selcuklu hanedanini ortadan kaldirarak tepki- 
leri cekmek yerine bu hanedani ve hanedan uyeleri arasmdaki cek- 
i§meleri kullanarak fiili iktidarlarini peki§tirme yolunu sectiler. 

Ancak 1249'da KeyhQsrev'in oliimu tekrarbunalima yol acti. Celaleddin 
Karatay'm onerisi flzerine, KeyhQsrev'in lieniiz ku(;Lik ya§larda bulunan 
Lie oglu II. izzeddin Keykavus, IV Rflkneddin Kilicaslan ve II. Alaaddm 
Keykubad birlikte sultan ilan edildiler ve Karatay saltanat naipligine 
atandi. Bu duzenleme Karatay'm oldugu 1254 yilma kadar ya5andi. 
Keykubad olduruldu, hayatta kalan iki kardesin mucadelesinden 
Keykavus galip cikmca Kilicaslan hapsedildi. 




16 



1256 yilmda Mogol emiri Baycu, beraberinde (;ok kalabalik bir kitleyle 
yerle^mek iizere Anadolu'ya geldi. Sultan II. Keykavus ise toplayabildigi 
askerle Kosedag'dan bu yana ilk defa MogoUarla sava^maya karar verdi. 
Anadolu'yu Mogol uyruklarindan kurtarmak icin ^abalayan sultan, 
Konya-Aksaray arasindaki Sultan Hani yakmlarinda yapilan sava§i kay- 
betti. Ka(;an sultan, Baycu'nun davetine cezalandirilacagi endi§esiyle 
uymadi ve Bizans'a sigmdi. Ancak Hulagu Bagdat seferi i^in Baycu'yu da 
goturunce bunu firsat bilen 11. Keykavus Bizans tmparatoru Laskaris'in 
de deste&i ile Konva'va oelerek tahta cikti. Pervane Muiniiddin 
Suleyman ile birlikte Tokat'a kagan Kiligarslan Hiilagu'ya basvurarak 
Sultanligmin devamini diledi. Bunun uzerine Hulagu ulkeyi Keykavus 
ile Kilicarslan arasinda ikiye boldii, vergileri yeniden belirledi. Bu 
devirde yildizi parlayan bir devlet adami olan Pervane Muiniiddin 
Siileyman 1262'den 1277 yilma kadar iilkenin tek hakimi oldu. Bu 
sirada Mogollar arasindaki llhanlik miicadelesi Pervane'nin isini kolay- 
Ia5tirmi5ti. Zira taht mucadelesi nedeniyle Mogol otoritesi genellikle 
orta Anadolu ile sinirli kaliyor Selcuklu Sultaninm ise varligi bile 

^Geleneksel Turk devleti tipinde hukiimdar ailesinin kutsalli^i soz konusuydu. Ayni kultijr cevresinde bulunmalan 

dolayisiyla bu bzelligj iyi bildiklerinden olsa gerek, Mogollar gbstermelik de olsa Selcuklu hanedaninin varli§ini 

sijrdurmesine izin yerdiler. Sadeddin Kopek gijcunun dorugunda iken hijkumdar olmayi akiina koymus ancak 

hukumdar ailesinin kutsalligi nedeniyle diisuncesini dogrudan gerceklestirme cesaretini gbsterememis; bir akra- 

balik bagi olusturabilmek amaciyla kendisini Sultan I. Keyhijsrev'in gayrimesru cocugu oldugu iddiasini ortaya 

atmisti. Osman Turan, "Keyhiisrev II. " mad. iA. C.VI. s.622. 

' Osman Turan, "Celaleddin Karatay Vakiflan ve Vakfiyelerr Belleten, XII/45. (1948) s.32.vd. 

^ Osman Turan, Tijrkiye Selcuklulari Hakkrnda Resmi Vesikalar, 2.bs. Ankara, 1988. s.63 vd.; Nejat Kaymaz 

■Anadolu'da Mogollar Adir Bir yazr Dolayisiyla" DTCF Dergisi, XXVI/3-4. (1968) s.144. 

^ Pervane MuinCiddin'in Faaiiyetleri icin bkz: Nejat Kaymaz, Pervane Muiniiddin Suieyman, Ankara, 1970. 




hissedilmiyordu. Esasen Keyhusrev'den sonra gok gene ya5ta tahta 
ge(;en ve Mogollann kuklasi olarak bir varlik gosteremeyen Sultanlann, 

ookesinde kalmalari cok 



Pervane dbi kudretli devlet adamlarinin 
dogaldi. 



Pervane Siileyman Mogollann baskici tutumlari kar^isinda onlarla 
dostluklar kurarak bir yandan Anadolu uzerindeki baskiyi hafifletirken 
diger yandan kendi otoritesini peki§tirdi. Anadolu yonetiminde 
Muinuddin gibi guglu bir adami kullaniyor olmalari Mogollann da 
i§lerini kolayla§tirmi§ti. Belki de bu yiizden olsa gerekMogol idaresinin 
karakteri Pervane'nin olum yili olan 1277'den oncesi ve sonrasi olmak 
Lizere iki ayn nitelik gosterir Ilk donemde yani 1245-1277 arasmda 
Mogollar Selcuklu idaresini igi5lerinde bir olgude serbest birakmi§lar ve 
bir Mogol komutan tarafmdan denetlemeyi yeterli bulmu§lardir Buna 
karsilik 1277'den sonra idareye fiilen el koyarak Anadolu'yu llhanli 
Devleti'nin bir evaleti oibi yonetmislerdir 

Selcuklu Hanedaninm siyasi otoritesini yitirmesinden sonra Anadolu 
ku§kusuz Turk yonetiminden uzak kalamazdi. Mogollann en baskici 
yonetim zamanlannda bile yer yer bagimsizlik hareketlerinin cikmasi 
bunu gostermektedir Nitekim 1276 yilinda Kayseri cevresinde ortaya 
(jikan Hatiroglu isyani ve 1277'deki Karamanoglu Mehmet Beyin isyani 
bu tiirden hareketlere ornek gosterilebilir 

Karamanoglu Mehmet Bey Selcuklu yonetiminin artik bir daha ayaga 
kalkmasmm zorlugunu gorerek Memluklulardan da gordugu destekle 
ba§ kaldirdi. Hareketine me§ruiyet kazandirmak amaciyla Selcuklu 
soyundan geldigini ileri surdugu Siyavu§ {kaynaklardaki kucultucu 
adiyla Cimri) adma hareket ederek Konya'yi i5gal etti. Burada Siyavu§'u 
tahta cikardi ve adina sikke kestirdi. Ancak ortak hareket eden MotoI ve 
Selcuklu ordusu kar§ismda tutunamayarak yenildi. Hem Mehmet Bey 
hem de Siyavus oldurulerek cezalandmldilar 

Bu hareketlerin Anadolu'da ya§amakta olan Turkmenlerin ruhlannda 
onemli etkiler biraktigini du^unebiliriz. Mogol baskisinui en yogun 
zamanlanndaki bagimsizlik giri§imleri bunun gostergesidir Yukanda 




J7 



'" Zekl Velidi Tojan, Umumi Tiirk Tarihi'ne Giris, 3. Baski, Istanbul, 1981, s. 234 vd. 

" All Sevim, "Cimri Olayi Hakkinda Birkac Not" , Belleten, XXV/ 97 (1965) . s.63 vd. ; Cevriye Artuk, "III. Keyhijsrev ve 
Sahte Selcuklu Sultani Cimrl Adma Kesilen Sikkeler ", Malaz^lrt Arma^ani, Ankara, 1972. s.290 vd. ; Faruk Sijmer 
Siyavus'u Turkmenlerin Mogollara karsi reakslyonunu temsil eden gercek bir prens olarak tanimlar. Bkz: 'Anadolu'da 
Mogollar " Selcuklu Arastirmalari DergisI, c.l.(1969). s.51. 




degindigimiz uzere Mogol otoritesi genellikle Orta Anadolu'da yogun- 
lasmi§ti. Bu durum dolayli olarak uclarin guclenmesi sonucunu dogur- 
mu5tu. Her ne kadar bu giiclenme ilk anlarda beylikler ^eklinde ortaya 
^ikan bir par^alanma manzarasi arz etmi§ ise de Tiirkmenlerde bulu- 
nan dinamizmin ve devlet geleneginin butun canliligi ile ya§iyor 
olduounun da bariz oosteroesidir 

O DO 

Bu pargalanmaya ragmen goriiniirde bir {veya zaman zaman birkac) 
Selcuklu Sultaninm var olusu ise tarili yazicili&i bakimmdan kimi 
sorunlari beraberinde tasidi. Konumuz acisuidan bu sorunlara izleyen 
boliimlerde deginecegiz. Ornegin kaynaklarimizda Osman Bey'e 
men§ur gonderen Sel(;uklu sultanmm kim oldugu tarti§malidir Sunu 
da liemen belirtmemiz gerekir ki udardaki Osman Bey'in bagimsizlik 
egilimleri konusunda Anadolu'daki egemenlik parcalanmasi olgusunu 
iyi anlamamiz gerekecektir 




Gerek Siyavus (Cimri) gerekse daha sonraki tarililerde Esrefoglu tarafin- 
dan sikke kestirilmesinin Mogol idaresi tarafmdan ^iddetle ceza- 
landirilmasi burada dikkat etmemiz gereken noktadir Sikkenin bagim- 
sizlik alameti sayilmasi olgusu sozu edilen olaylardaki ilk ve asil onem- 
li durumdur. Ikinci olarak bir beyin kendi adma sikke bastirmasi, met- 
buunun (bagli oldugu hukiimdarin) ekonomik etki alanmdan ^ikmasi 
anlamma gelir. Bu nokta ise mutlak egemenlik sahibi hukumdarlann 
asla kabul edemeyecekleri bir gelismedir Bu nedenle bir beyin kendi 
adma sikke bastirmasi gok zorlu bir surecin sonucunda ortaya gikmak- 
tadir Osman Bey de benzer siireci ya§ami§tir, yeri geldiginde buna 
temas edilecektir 



18 




n 



-XIII. Yiizyilin ilk geyreginde Anadolu, ozellikle jehir hay- 
ati olarak, Selguklular devrinin en parlak gagmi ya§amak- 
tadir. 

-1259 Babai Ayaklanmasi sosyal diizeni bozan, buna ek 
olarak devletin savunma direncini kiran bir etki yap- 
mi§tir. 

-1243 Yilinda Kosedagi'nda dagilan sadece Sel^uklu 
ordusu olmamij, ayrica Selguklu idari diizeni de bozul- 
mu5tur. Bundan sonra Selguklu sultanlannm tahta 
gegijleri Mogol tDianin onayina tabi olacaktir. 

-Bu ara kan§ikbk doneminde zaman zaman Mogol idare- 
sine kar§i hareketler de goriiliir. Ornegin; 1258'de 
Selguklu §ehzadesi Keykavus Mogollara karji birbagimsi- 
zbk hareketine giri§ti. Ancak sonugta bagansizliga ugra- 
yarak Bizans'a siginmak zorunda kaldi. 

-Kuzeybati Anadolu igin bu yillar ba§ka bir oneme sahip- 
tir. Ciinkii IV. Hagli Seferi ile ortaya ?ikan Latin istilasi 
sonucunda Bizans Imparatoru tznik'e sigmdi. tznik'teki 
bu gegici imparatorluk ikameti 1261 yilina kadar devam 
etti. 

-1277 yili ise baska bir doniim noktasidir. Bu yilda 
Mogollar Anadolu'nun idaresine dogrudan el koy- 
mujlardir. Yerlerinde birakilan Selguklu Sultanlari artik 
tamamen bir golge hiikiimdar haline gelmiglerdir. 
Konya'da bile sozleri gegmemektedir. Siyavu§(Cimri), 
Hatiroglu, Karamanoglu Mehmet Bey isyanlan gibi olay- 
lara ek olarak Mogol idareciler arasindaki gekigmeler 
Anadolu'da huzur birakmami§tir. 




19 




KeSIM: 



B 



XIII. YUZYILDA 
ANADOLU'NUN EKONOMIK DURUMU 




20 



Elimizdeki bilgilere gore XIII. Yuzyilm ilk ceyreginden itibaren Anadolu 
ekonomik bakimdan parlak bir duruma ula^mi^ti. Anla5ildigi kadanyla 
ticaret yollari uzerinde bulunan Anadolu'nun bu ozelligi iyi kul- 
lanilmi^ti. Ticaretin diizenli ^ekilde ger5ekle§tirilmesi i(;in koprii gibi 
sanat yapilariyla birlikte iyi bir yol §ebekesi meydana getirilmi§ ve ker- 
vanlann konaklama ihtiya^lannin giderilmesi icin Sultan ailesinin 
oncfllOgunde bir kervansaraylar sistemi olu^turulmugtu. Bu sistem ile 
Igdir'dan Denizli'ye kadar dogu-bati yoniinde veya Sinop'tan Antalya'ya 
kadar kuzey-giiney yoniinde ortaya q:ikan Anadolu ticareti iyice kolay- 
la5mi§ ve guvenli hale gelmi§ti. Asya'nm ig bolgelerinden Avrupa'ya mal 
goturen tuccarlar guvenle mallarini kervansaraylarda koruyorlar, kon- 
aklamada meydana gelebilecek olumsuzluklara kar?! bir tur sigorta 
sayilabilecek mali garanti altmda ticaret yapabiliyorlardi. Bu donemde 
meydana getirilen kervansaraylarm sava§larda sigmak ^eklinde kul- 
lanilabilecek ol^ude biiyuk ve saglam yapilar olmasi dikkat cekicidir 

Ticareti kolayla§tiran bu sistemin Akdeniz limanlan (izerinden Anadolu 
di^ma mal ta§mmasmda kullanildigi kadar Anadolu kentlerindeki 
pazarlarin da ihtiya(:larma cevap verdigini du§unebiliriz. Osmanli kro- 
niklerinden de edindigimiz izlenim odur ki pazar Turk kentlerinin 
ayrilmaz bir par^asidir Bir kentin Tiirk idaresine gecjmesinden sonra ilk 
yapilan duzenlemelerden birisinin pazar olmasi dikkat ^ekicidir 
Ku§kusuz kurulan bu pazarlardan Tiirkler kadar civardaki Tiirk olmayan 
unsurlar da yararlanmi§lardir XIII. yiizyilda Anadolu ticareti milletler- 
arasi bir pazarm kurulmasma zemin hazirlayacak ol^iide geli§mi§ bir 
diizeye sahipti. §unu da yeri gelmi^ken eklemeliyiz ki Osman Gazi'nin 
faaliyet alanini meydana getiren cografya Bizans'm kalbinin hemen 
yam basinda "uc" olmasi nedeniyle soziinii ettigimiz kervansaray siste- 
mi i^inde degildi. Bu nedenle olsa gerek Osman Gazi diger onemli 
ekonomik faaliyet alani olan pazaiian etkin bir bi(;imde kuUanma yol- 
una oidecektir 

Esnaf orCTutlenmeleri bakimmdan da Anadolu'nun kendi caeinm 



^ Ayrintili bil§i icin bkz: Osman Turan, "Selcuklu Kervansaraylan", Belleten, X/39{1946) s. 471-496. 

* Ayrintili bil^i icin bkz: Farul< SCimer, Yabanlu Pazari, Selcuklular Devrinde Milletlerarasi BiiyiJk Bir Fuar, Istanbul, 




toplumlarma gore daha iyi bir durumda oldugunu dusunmemiz fazla 
bir iyimserlik sayilmamalidir. Ozellikle Sultan I.lzzeddin Keykavus ve 
I.Alaaddin Keykubad devirlerinde Anadolu'daki toplumsal yapiya girm- 
eye ba§layan futuwet te§kilatinin daha sonralari ahilige d6nu§erek 
Osmanli duzeninin aynlmaz bir parcasi haline geldigini biliyoruz. 
SozLinu ettigimiz futuwet te^kilati onceleri bir milis teskilati 
niteligindedir Te§kilat uyelerinin bu nitelikleriyle MogoUarin ilk i§gal- 
leri sirasmda bazi 5ehirleri savunmada onemli roller oynamis olduklari 
bilinmektedir Ozellikle Kayseri'de yaptiklari savunma bir ara MogoUari 
iimitsizlige du^urerek §ehrin ku^atmasmdan vazge(;meyi bile 
dLi5LindurmLi§tLin Son zamanlarda yapilan kimi arastirmalarda 
Kayseri'yi savunan genclerin liderligini, sonradan ahilerin piri sayilacak 
olan Ahi Evran ile e§i ve ayni zamanda Baciyan-i Rum te§kilatinin kuru- 
cusu olan Fatma Baci'nm yapmi§ olduklanna ili§kin bazi bilgiler ortaya 
^ikmi§tir 



Ancak yukanda zikredilen siyasal geli§melerin ozellikle de Mogol isti- 
lasinin Anadolu'nun bu ekonomik duzenini etkilemesi kacinilmazdi. 
Moral istilasinin Anadolu icin "oenel bir felaket" anlamuia oeldioi 

O ' O DO 

soylenir Izleyebildigimiz kadariyla Sel^uklu hanedani, Kosedag 
Sava5indan sonra sadece siyasal iktidan kaybetmekle kalmami5 ayni 
zamanda elindeki ekonomik giicii de yitirmi^tir Kosedag Sava§i 
oncesinde ve sonrasmda buyuk yatirimlar niteliginde bulunan cami, 
kervansaray, medrese, hastane vb. sanat yapilarinm yaptiricilanna 
{=banilerine) bakilacak olursa bu soylediklerimizi dogrulayacak bir 
tabloyla kar5ilasiriz. Yukanda sozunu ettigimiz turden yatirimlarin 
Kosedag Sava§i oncesinde (jogunlukla ba§ta Selcuklu Sultani olmak 
uzere hanedan mensuplari tarafmdan yapildigini goruyoruz. Buna 
kar§m Kosedag Sava§i sonrasmda artik hanedan mensuplarmm 
yatinmlanna hemen hie rastlanilmaz. Bunun yerine Mogol himayesine 
dayanarak giiclenen Sahip Ata Fahreddin Ali, Seyfeddin Torumtay, 
Celaleddin Karatay, Pervane Muineddin Siileyman gibi kimi devlet 



^^ Daha fazla bil^i icin bkz: Mikail Bayram, Selcul^lular Devrinde Gene Kizlar Tesl^ilati Baciyan-i Rum, Konya, 1986. 
^^ Sahip Ata Fahreddin Ali Kosedag sonrasi en cok sanatsal yapi meydana getiren devlet adamidir. Vaptirdiklan 
arasinda Konya ince Minareli Medrese, Konya Sahip Ata Hanekahi, Sivas Gdk Medrese, Kayseri Sahibiye Medresesi, 
Sultandag Kervansarayi bulunmaktadir. Bkz: Sadi Bayram-Ahmet Hamdi Karabacak, "Sahip Ata Fahrii'd-din Ali'nin 
Konya Imaret ye Siyas Gokmedrese Vakhyeleri, Vakiflar Der^isi, c.Xill.(1981 ) s.3t-62. 
'* ismet KayaoJIu, 'Turumtay Vakfiyesi " Vakiflar Derjisi, C.XIII1978I s.91-112. 

^^ Celaleddin Karatay'in yaptirdigi Konya Karatay Medresesi Selcuklu cini isciliginin basyapitidir. Ayrica bkz: Turan, 
"Celaleddin Karatay Vakiflari ve Vakfiyelerl" s.17-172. 



18 



Peryane Muineddin Tokat'ta ve Sinop'ta medreseler yaptirmistir. Filiz Aydin "Sinop Alaiyel Pervane Suleyman) 




21 



Medresesi" Vakiflar Dergisi, c.X(1973) s.251-271. 




adamlannm; Mogollarin fiili otoritelerinin artik iyice pekistigi 1270'li 
yillardan itibaren ise bizzat llhanli kokenli kimi idarecilerin {Nureddin 
Caca, Muzafferuddin Berucirdi, §emseddin Cuveyni, Padi§ah Hatun, 
Cemaleddin Hoca Yakut vs.) benzer yatinmlarda bulunduklanni goriiy- 
oruz. Elimizdeki vakfiyeler ekonomik gucun artik saydigimiz turden 
hanedan di5indaki idarecilerin eline gecmeye ba§ladigini ve onlarin 
elinde biiyuk servetler biriktirdigini ortaya koymaktadir 

Hamdullah Kazvini tarafmdan duzenlenen 1559 yilina ait llhanli 
but(;esinde ise Anadolu'nun vergi gelirlerinin 5.600.000 dinar 
(56.000.000) gumu5 dirhem oldugu kaydedilmektedir Sel^uklu 
idaresinin artik tamamen ortadan kalktigi, beylik par^alanmalanyla 
Anadolu'nun bir karma^a ya^adigi bir doneme ait olan bu son rakam 
1 245 yilma oranla 1 00 misli bir arti§i ifade etmektedir Elimizdeki kay- 
naklarda Anadolu ekonomisinin 100 kati bir ^elisme rasterdisine 
ili5kin bir bilgi yoktur Tersine kaynaklarimiz Mogol devrinin zulum 
karakterinin Anadolu'yu yoksulla5tirdigi konusunda fikir birligi 
igerisindedirler Her ne kadar donemin enflasyonist geli§imi konusun- 
da fazlaca bir bilgi sahibi degilsek de yine de bu rakamlara dayanarak 
ekonomik anlamda da bir zulijm ile kar§i kar§iya bulundugumuzu 
ifade edebiliriz. Nitekim bizzat Moeollar da bazi verei kitabelerinde 

22 

vergi toplanmasmda da zulflm yapildigini itiraf etmektedirler 




22 



Bu konuda son olarak Mogol devri vergileri hakkmda da birka(; soz 
soyleyelim. Yukanda Mogollara odenen vergilerden soz etmi5tik bu 
devirde ayrica dogrudan halka salman vergiler de vardir 

1 .Araziden alman KILAN, 

2 .Go^ebelerin hayvanlarindan alinan KOP^UR, 
5.Kentlilerin ticari faaliyetlerinden alinan TAj\AGA ve BAG. 



^^ Kirsehir valisi olan ve buradaki Cacabey Medresesini de yaptirmis bulunan bu llhanli ydneticlnin Eskisehir'e 

kadar uzanan ^enls cografya Iclnde buyiik bir miilk edindiglni onun vakfiyeslnden aniiyoruz. Bkz: Ahmet Temir , 

^^ "Zeki VelidI Togan, Moeollar Devrinde Anadolunun iktisadi Vazlyetl", Turk Hukuk ve Iktisat Tarlhl Mecmuasi, c. I 

(1931), s. 21 yd. 

^^ Selcuklu Sultaninin yilda 1.200.000 dinar, 500 parca Ipek, 500 deve yb. ddemekye Mogollar kendi topraklarinda 

iken ne zaman at, ylyecek ye baska ihtlyaclari olsa onlari saglamak zorunda olduklari yolunda kayitlan da vardir. 

Bkz; William I. Lander- Robert P Blake, " Osmanli Tijrklerinln dogusu ve Tarihsel Arka Plam" Sd^iit'ten istanbul'a ( 

der: Oktay Ozel- Mehmet Oz I ,im8e Kitabeyi, Ankara 2005, s.201. 

^^ Vasiliy Wladmirovic Barthold, "llhanlilar Devrinde Mali Vaziyet", Tiirk Hukuk ve iktisad tarihi Mecmuasi, c.l (1931) 

S.138. aynca Spuler, s.341 vd 

^^ Serefeddin Yaltkaya, " ilhaniler Devri idari Teskilatina Dair NasirCiddin Tusi'nin Bir Eseri", Turk Hukuk ve iktisat 

Tarihi Mecmuasi, c.ll. (1939) s.11 vd. 




n 



Kilan vergisi 1/10 oranmda olup kentlilerden para olarak alinirdi. 
Miktar olarak Islami ziraat vergisi olan 0§UR 'e benzediginden olsa 
gerek bazi kirsal yorelerde 1/10 oraninda ayni (genellikle bugday) olarak 
tahsil edildigi yolunda kayitlar vardir 

26 

Kop(;ur ise genellikle yiiz hayvanda bir ba§ olarak tahsil edilirdi. 

Bac ise daha (jok ticari ali§veri5lerden elde edilen orfi bir vergi olup 
OsmanoguUarina da gecmi§, onlarm ilk vergisi olmustur Bu verginin 
konmasi konusu ileride ayri bir baslik altmda ele almmistir 



-1245'ten sonra Anadolu'ya hakim olan Mogol idaresi 
ekonomik bakimdan tam bir yagma manzarasi ortaya 
5ikarmi§tir. Selguklu Devri'nin sonunda Anadolu'dan 
saglanan vergi gelirleri 1245 yilmdakinin 100 katma 
ula§mi§tir. Bu oran yagmanin boyutlan hakbnda agikbir 
fikir vermektedir. 



-Bu siiregte zenginlikler el degi§tirmeye bajlamistir. 
Selguklu ailesinin elinde bulunan sermaye Mogollar 
adina Anadolu'yu y6r\eten asker ve yoneticilerin eline 
gegmeye ba§lami§tir. 

-§ehir nierkezlerinde ve Orta Anadolu'daki bu yagma 
karakteri uclara dogru insan hareketliligini artiran bir 
etken olmu5tur. 

-Mogollar ile beraber Anadolu'ya yeni vergiler de 
gelmi§tir. Bunlardan "bac" Osmanlilarm da ilk vergisi ola- 
caktir. 




23 



^* Togan, "Mogollar Devri Iktisadi Vaziyet" s.l9; Spuler, s.337. 

25 Paul WIttek, " Anadolu'da Bir ilhanli KItabesi ", Turk Hukukve IktisatTarihi Mecmuasi, cl(1931) s.163. 

2^ Barthold, s.152. byle anlasiliyor ki kopcur verbis! Mo§ollardan once Uygurlarda mevcuttu. Biirokraslslnl genellikle 

Uygur memurlardan olusturan Mogollar boylelikle bu verginin Tiifkistan'dan Anadolu'ya tasinmasinda aracilik etmis 

oluyorlar. Uygurlardaki kopcur vergisi icin bkz: Ozkan Izgi, Uygurlarin Siyasi ve KultiJrel Tarihi (HukukVesikalanna 

Gore) , Ankara, 1987. s.109. ; Iran'daki kopcur icin bkz: Spuler, s.306. 




KeSIM: G 
xiii. yuzyilda anadolu'da dini hayat 

Bu ba^lik altinda ku§kusuz Anadolu'daki ve kuzey-bati Anadolu'daki 
biitiin dinsel hayat ya§ayi§ ^ekilleri hakkmda bilgi verecek degiliz. Esasen 
boyle bir egilim cali§mamizin amacini da hacmini de a§ar. Ancak incele- 
memizin icerigi bakimmdan ozellikle §eyh Edebali tarafmdan temsil 
edilen tarikatlari, Kumral Baba tarafmdan temsil edilen Horasan erenleri- 
ni {kaynaklardaki adiyla Abdalan-i Rum'u) Dursun Fakih tarafmdan tem- 
sil edilen egitimli Mflslflman entelektuel (jevreyi ana hatlanyla da olsa 
bilmemiz gerekmektedir. Diger yandan Osman Gazi'nin mucadelesini 
gaza; ve onun yanmda sava^lara katilanlari gazi olarak nitelendiren 
egilimi de gozden ge^irmemiz gerekmektedir 

Degerlendirmelerimize en sondan baslayacak olursak; Osman Gazi done- 
minin {hatta daha oncesindeki Ertugrul Gazi doneminin) genel karak- 
terinin bir gaza {=kutsal sava^) ve kurulan devletin niteliginin ise bir 
gaziler devleti oldugu yolunda goriJslerbulunmaktadir Bu gorusler erken 
donem kaynaklanmizdan Ahmedi'nin eserinde agirlikli olarak a5agidaki 
gibi ele almmi^tir 




24 



Bir oQn ol Sultan Alaaddin sa'id 
Bildi am kim gaza key i§ olur, 
Gazi olan hak diniindiir aleti 
Gazi olan Tannnun ferra^idur 
Gazi olan Hak kilicidur yakin, 
Ola kim ol Tanri yolma §ehid, 
Hak katinda rizk icindediir olar, 
Pes heves etdi ki-ede ol bir cihad 
Le§kerini cem edub girdi yola, 
Dahi Gokalp u Oguzdan cok ki§i 



Sordi:"No'lur hal-i gazi vu §ehid 

Gazi olanun hasri bite§vi5 olur 

Lacerem ho5 olasudur haleti 

Sirk (jirkinden bu yeri andur 

Gazidiir pil^t ii penah-i ehl-i din 

Oldi sanma kim diridur ol sa'id 

Olmediler, belki zindedur olar 

Ola kim gazi uralar ana ad 

Gundiiz Alp, Er Dugril anunla bile, 

Olmus idi ol yolda anun yolda^ 



Ozellikle Paul VVittek Osmanli Devletinin dogu§undaki temel dinamigi 
gazilere dayandirmaktadir Elimizdeki ilk kronigin yazari Ahmedi'nin 
kayitlarmdan esinlenerek Wittek, kurulu§ donemindeki dinsel egilimlere 
de diktat cekmi§ olmaktadir 



^ Ahmedi, gaziler hakkmda su dizeleri yaziyor; bkz: Dastan, s.7 vd 

^^Paul Wittek, Osmanli imparatorlu^u'nun Do^usu, (cev. Fattna Berktay), Kaynak Yayinlari, Istanbul 1985, s.25-26. 




Anadolu'nun Turklesmesi ve Islamlasmasi gerek Anadolu tarihi ve 
gerekse Tiirk tarihi bakimmdan cok onemli kesi§meleri i(;eren bir evreyi 
ifade etmektedir. Sozunu ettioimiz kesismelerin en onemlilerinden 
birisi Anadolu'ya gelen Tflrklerin bir lslamla§ma sOreci ya§iyor 
olmalaridir Asagi-yukari X.yuzyilm ikinci yarisinda ba5layan Tflrklerin 
islamlagmasi, Anadolu beyliklerinin ortava (jikmava ba^ladiklan XIII. 
yflzyilda bile tamamlanabilmis degildi. Her ne kadar Satuk Bugra Han 
Destani gibi kimi halk rivayetlerinde binlerce hane halkinm topluca 
Islam'a girdikleri naklediliyor ise de XIII. yflzyilda Anadolu'ya gelen 
konar-g6(;er ahalinin onemli bir kisminm henflz Islam'a girdigi ya da 
hi(; girmedigi yolunda bilgiler vardir Hatta kimi tarti5malarda tezimizin 
konusunu olu§turan Osman Bey'in dahi Islam'a henflz girmi^ birisi 
oldugu sorununun ortaya atildigma tanik olabiliyoruz. 

A§ikpa§azade'de Haci Bekta§ Veli'den soz ederken Anadolu'daki sosyal 
siniflar olarak dort toplulugun {=zflmre) varligini kaydeder "...Ve hem 
dahi bu Rumda dort tayfa vardur kim anilur mflsafirler ve seyyahlar 
arasuida: Biri Gaziyan-i Rum ve biri Aliiyan-i Rum ve biri Abdalan-i 
Rum vede biri Baciyan-i Rum." Bu topluluklann Anadolu halkmm 
kflltflr yapisi ve toplumsal egilimleri icinde incelenmesi gerektigi 
konusunda ku5kumuz yoktur 



Kabaca tanimlamalarla; 

-Gazayan-i Rum'un Ehl-i Kilic olarak tanmilanan gazileri, 

-Ahiyan-i Rum'un (onceleri sivil mills orgfltfl durumunda iken daha 

sonra esnafm meslek dayanisma orgfltflne d6nfl5mfls niteligiyle) 

toplumun en saglam dayanisma orgfltflnfl, 

-Abdalan-i Rum'un Horasan Erenleri olarak tanimlanan gonflllfl din 

yayici dervi5leri, 



^^ Ozellikle Toroslarda yasayan Tahtacilar {=A^aceriler) §ibi kimi konar-gbcer topluluklann yiizyilimiza kadar bu 
surecin disinda kaldiklarini biliyoruz. Faruk Sijmer, ■Agac-Eriler", Belleten, XXVI/103, (1962) s.521-528. 
^^ Orne^in Gibbons, Osman Bey'in Edebali tarafindan Miisluman yapildigini sbyler. Bkz: Osmanli imparatorlugu- 
nun Kurulusu, (cev: Ragib Hulusi) Istanbul, 1928. s.15. 
^' Asikpasazade, S.237-23B. 

^^ Halil inalcik, Asikpasazade'nin aniatimmi yorumlarken " ... Asikpasazade bu dort grubun mijsafir ve seyyahlar 
oldugunu, yani zamania Anadolu'da Uc'a gelip yerlesmis yabanci ^ruplar oldugunu aniatmak istiyor..." yorumunu 
yapmaktadir. Bkz: Dogu-Bati Makaleler 1, 3. Baski Ankara 2006, s.135. inalcik bu gbrijsunu baska bir yerde de "dort 
misafir taife " oiarak tekrarlar. Bkz: Deviet-i Aiiyye Osmanli imparatoriugu Uzerine Arastirmalar I, Tiirkiye is Bankasi 
yay lstanbul,2009. 29. Bize ybre ise Asikpasazade'nin metni sbzu ediien ^ruplarin dbnemin Anadolu topiumu 
icerisinde belir^inlesmis cemaatler oidugu ve bu belirginlesmenin Anadolu'ya ^eien misafirler ve seyyahlar tarafin- 
dan kolayca ve derhai fark ediiir bir niteiige sahip oidugu seklinde yorumlanmaiidir. Nitekim Halii inalcik'in kendisi 
de baska bir caiismasinda Anadolu Ahileri ve gaziieri hakkinda bu aniayis dogruitusunda ayrintiii bilgiler verir. Bkz: 
Deviet-i Aiiyye Osmanli Imparatorlugu Uzerine Arastirmalar I, istanbul, 2009, Tiirkiye Is Bankasi yayiniari, s:17-42. 




25 




s m a n 

I k I e r V e K 




26 



-Baciyan-i Rum'un ise son ara§tirmalara gore gene kizlann dayanigma 
orgLitLinu ifacie ettigini soyleyebiliriz. 

Yukarida Horasan Erenleri, Alperenler gibi adlarla tanimlanan gonuUu 
din yayici dervi^lerden soz etmi§tik. Topluluk i^inde saygm bir yeri 
bulunan ve Baba , Dede, Ahi, Seyh gibi sifatlarla anilan bu dervi^lerin 
sundugLi inane bicjiminin SiJnni dogmatizmden uzak, ibadet tarafi 
haMetilmi§, eski inanclarin etkilerini ve izlerini ta§iyan bir din anlayi§i 
§eklinde oldugu anlasiliyor Nitekim Osman Bey devrinde eski Oguz 
geleneklerinin ya^atildigi kimi kayitlardan anla^ilmaktadir 

Esasen Osmanli iilkesinde Siinni anlayi^m aneak ^ehirle^menin 
geli§mesinden ve Iran'dan kaynaklanan Sii propagandanin Osmanli 
toplum yapisini etkilemesinden sonra egemen olmaya ba5ladigini 
gormekteyiz. Sozunii ettigimiz bu geli§meler de ancak XIV yuzyilm 
sonlarindan itibaren gozlemlenen olgulardir Bu donemde ayni zaman- 
da ilk Osmanli kaynaklan da kaleme alinmi^tir Bu yiJzden olsa gerek 
Osman Bey devrinde heniiz tam anlamiyla egemen olmayan Siinni 
anlayisa dayali bazi kayitlar kaynaklarimiza girmi§tir 

Kurulu§ doneminin en esasli tarihi kaynaklan Osman Bey devrine ait 
bilgileri Orhan Gazi'nin imaminm oglunun anlattiklarina dayandirirlar 
Diger yandan devrin en saglam sayilan kaynagi olan Asikpasazade, 
eserini bir tekkede kaleme almistir kendisini soy kutugu bakimmdan 
Babai ayaklanmasinm iinlii lideri Baba Ishak'a dayandirir Bir Vefai 
Tarikati muridi oldugundan Osman Bey zamanmm unlii Vefai tarikat 
postnisini Seyh Edebali'yi devletin kuru^lunda ongorii sahibi olarak 
selamlar 



^^ Ornegin bkz: Mikail Bayram, Anadolu Selcuklulari Devrinde Gene Kizlar Teskilati Baciyan-i Rum, Kenya, 1986. 

Bununia birlikte sunu da hemen belirtmeliyiz ki bu teskilat hakkinda bildiklerimiz hala coksinirlidir. Teskilatin var- 

li^i ve isleyisi cok tartismaya ve yen! incelemelere muhtactir. 

3* Fuad Kopriilij. "Baba' mad., iA.,C.II, Istanbul 1993, s.165-166. 

^^ Bu konuda aynntili bilgi icin su arastirmalara basvurulabilir: Fuat Kbprulii, Turk Edebiyatmda ilk Mutasawiflar, 

4.bs. Ankara, 1981. ; Ayrica aym yazarin islam Ansiklopedisi'ndeki "Abdal" ve "Baba" maddeleri. 

^^ Osman Gazi'nin beyliginin civardaki di^er Turkmen beylerince kabulii "0§uz Resmince" vuku bulmustur. Bu 

tdrende Osman Gazi beylere kendi eliyle kimiz sunmus, kendisine de sunulan kimizin hep birlikte icilmesiyle bey- 

lerin ba^lili^inin kabulij gerceklesmistir. 

^^ Gerek Ertugrul Gazi'nin oglu Osman Gazi'ye ve gerekse Osman Gazi'nin o^lu Orhan'a biraktiklan rivayet edilen 

vasiyetler buna drnek olarak gbsterilebilir. Bkz: Hiiseyin Al^ijl, "Osman Gazi'nin Oglu Orhan^azi'ye Nasihatlan" 

Osman Gazi ve Ddnemi Sempozyumu Bildiriieri, Bursa, 1996. s.99 vd. 

^^ Halil inalcik, "Asikpasazade Tarihi Nasil Okunmalr',Sb^ut'ten istanbul'a, (Der: Oktay Ozel- Mehmet Ozl, s.131 

vd. 




Hakim unsur olarak konar-gocer Turkmen gruplan gordugiimuz uc bol- 
gelerindeki koy, kasaba ve ^ehirlerin nasil iskan edildigi de onemli bir 
konudur. Var olan koy ve kasabalarin dismda yeni iskan icin kurulan 
yerle§im yerlerinin olu5umunda, Abdalan-i Rum. (Rum Abdallan) 
adini tasiyan kimselerin buyuk onemi bulunmaktadir. Soz konusu 
Abdallar genellikle bulunduklan bolgeye hakim bir tepe ya da yama(; 
gibi noktalari se(;erek, buralann §enlendirilmesinde buyuk pay sahibi 
olmu§lardir Onlarm bu gorevlerine uygun olarak daha sonra kendiler- 
ine "Kolonizator Tiirk Dervi5leri" denilmi5tir 




Orntk bir §tnkniirmc mckdni olarak Sogiit-Kiire 



Burada kullandigimiz "^enlendirme" tabid de dervi§lerin yerle§tikleri 
bolgeleri birer sosyo-kiilturel merkez haline d6nu5turmelerini acik- 
layan bir kavramdir Koy ve kasabalarda yaptiklari propaganda faaliyet- 
leri ile birlikte etraflarinda buyiik gruplar olu^turabilmekteydiler 
Onlarm yaptiklari propaganda faaliyetlerinin bu derece etkili olmasi ise, 
cogunlukla Turkmen asiretlerinin ya^adigi koy ve kasabalardaki dini 
hayat ve siifiyane hareketlerin §ehirlere gore cok daha canli ve birbirine 
etkili bir hareket ortami bulmasiyla ilgilidir. 




27 



^^ Bu tabir Asikpasazade'de kullanilmaktadir. Bu kisiler, icerisinde eski Turk inanisindan izler tasiyan, gelenekten 
farkli dini itikatlanvla hareket eden dervislerdir. Dervisler, kaynagini Titrkistan'dan alan ve Ahmet Yesevi tarafindan 
yakilan "Sufizm" mesalesinin temsilcileridir. Faaliyet alanlanna ^ore kolonizator Turk dervisleri ikiye aynlmaktadir. 
Bunlardan biri buyiik sehir ve kasabalarda faaliyet ^bsterenler, digeri ise daha cok konar-gocer Turkmen ^ruplann 
yasadi^i kucijk koy ya da kasabalarda bulunanlardir. 

'*" "Kolonizator Tiirk Dervisleri" hakkinda daha fazia bilgi icin bkz. Fuad Koprulij, a.g.e., s. 94-102; Omer Liitfi 
Barkan, "istila Devirlerinin Kolonizator Tiirk Dervisleri ve Zaviyeler", Vakiflar Dergisi, S. II, Ankara, 1942 




-Kaynaklanmiz Osman Gazi'den ba§layarak Osmanli 
beyliginin temelindeki "Gaza" ruhuna dikkat gekerler. 

-Selguklular zamaninda §ekillenen ve Osmanli kuruluj 
doneminde ciddi etkileri ve katkilari bulunan topluluklar 
(Cemaatler) bulunmaktadir. Bunlar Abdallar, Gaziler 
Ahiler ve Bacilardir. 



-Osman Gazi donemindeki geni§lemeyi ekonomik alan 
yaratma anlammda destekleyenler bu cemaatlerin men- 
suplandir. "Kolonizator Tiirk dervi§leri" denilen ve baba, 
dede gibi isimlerle adlandirilan bu insanlar Osman 
Gazi'nin topraklanni "§enlendirerek" ekonomik bakim- 
dan bir cazibe (gekim) merkezi haline getirdi. 




28 




KeSIM: 



D 



UCLAR VE KUZEY-BATI ANADOLU UCU- 
ANADOLU'DA UC TE§K1LATI 

1071 Malazgirt Sava§i ardmdan oncesine oranla daha buyiik sayilarla 
yerlesmek lizere Anadolu'ya gelen Turk unsurlar, kendi yasamlanni 
surdurebilecekleri alanlara yerlesmeye ba§lami5lardir. Bu dogrultuda 
ozellikle akin geleneklerini surdurebilecekleri bolgeleri kendilerine yurt 
olarak secmi5lerdir Onlarin bu yerle5imleri ise, Anadolu Selcuklu 
Devleti'nin smir bolgelerinde Turkmen unsurlann toplandigi kuzey 
bati ve guney uc bolgelerini ortaya (jikarmistir Uclara yerle5tiklerini 
gordugumuz bu Turkmen boylari da kaynaklarda genellikle "Etrak-i Uc" 
{Uc Tiirkleri) veya "Tiirkmenii'l-Uc" {Uc Tiirkmeni) adiyla kullanilmi^tir 

Anadolu'da kurulan uc bolgelerine bakildiginda kar§uniza ilk olarak 
Dani§mend Taylu'nun oglu Giimii^-tekin Ahmed Gazi tarafmdan 
fethedilen Sivas §ehri (jikmaktadir Zamanla Tokat, Niksar, Turhal, 
(^orum, Amasya ve Malatya gibi §ehirleri de igine alan bu uc bolgesinin 
yoneticisi konumundaki Ahmed Gazi, Trabzon Rumlari, Ermeniler ve 
Haclilarla mucadele etmek suretiyle, Anadolu'nun fethedilmesi ve Turk 

41 

yurdu huviyetini kazanmasinda buyuk oneme sahiptir 



II. Kilic Arslan, sagliguida Tiirk devlet yapisinda goriilen "iilkenin 
hanedan mensuplarmm ortak yonetiminde oldugu" ilkesi dogrul- 
tusunda, Anadolu Selcuklu topraklarini on bir oglu arasmda paylastir- 
mi§ti. Bu bolunme siyasi bLitunlugu bozan bir organizasyon degildi. 
Bu nedenle Anadolu Selcuklu suiirlari Bizans'a karsi korunmu§, ayrica 
fetihlere devam edilmi^ti. Bizans uc bolgelerinde bulunan Giyaseddin 
Keyhusrev, Riikneddin Siileyman^ah ve Tiirkmenler, Karadeniz, 
Kastamonu, Safranbolu'da ve Bati Anadolu'da Bizans'a kar^i ba§anli 
mucadeleler vererek, yeni kale ve yerle§im yerleri fethetmi§lerdi. 



^' Salim Koca, Anadolu Turk Beylikleri Tarihi, Karadeniz Teknik Universitesi Yayinlan, Trabzon, 2001, s. 14-15 



42 



Nitekim asa^ida Osman Bey'in ilk yapti^i diizenlemelerden birisinin elde edilen yerleri etrafindaki yakinlanna ve 



alplara dagittigini gOrecegiz. 

^^ Tijrk devlet geleneginin esasli bir parcasi olan topraklan paylastirma aniayisini Osman Gazi'de de gorece^iz. 
Kilicaslan'in yaptigi bu paylasima gore; Kutbeddin Meliksah'a Sivas ve Aksaray Rijkneddin Sijieymansah'a Tokat ve 
cevresi, Nureddin Sultansah'a Kayseri ve cevresi, Mugiseddin Tugrulsah'a Elbistan, Muizzeddin Kaysersah'a Malatya, 
Giyaseddin Keyhijsrev'e Uluborlu ve Kirtahya civari, Nasriiddin Berkyaruksah'a Niksar ve Koyluhisar, Nizameddin 
Argunsah'a Amasya, Arslansah'a Nigde, Sancarsah'a Nigde ve gijney uc bolgesi verilmis o^ullarini "melik™ ijnvaniyla 
bu bolgelere atamisti. Ismail Hakki Uzuncarsili, Osmanli Devleti Teskilatina Medhal, TTK, Ankara, 1988, s. 118; ibn 
Bibi, Selcukname, Terc. Mirkrimin Halil Vinanc, Haz. Refet Vinanc-Omer Ozkan, Kitabevi, Istanbul, 2007, s. 20 
** All Sevim, Yasar Yucel, Tiirkiye Tarihi (Fetih, Selcuklu ve Beylikler Donemi), HK, Ankara 1989, s. 135-136 




29 




Kilic Arslan'in ulkeyi ogullan arasmda bu sekilde payla§tirmasinin yam 

sira Anadolu'nun idari yapisinda kar§imiza dort ana bolge ^ikmaktadir. 

Bu bdlgeler 511 sekilde siralanabilir: 

1-Anadolu Selcuklulari'nm ba^^ehri olan Konya'yi merkez alan "Yunan 

Vilayeti", 

47 
2-Sivas merkezli "Dani5mendiye Vilayeti", 

5-Diyarbakir, Urfa, Musul, Halep gibi yerlerden olu^an "Guneydogu 

Tiirkmen Bokesi", 

4-Kastamonu'dan Ankara'ya ve oradan Afyonkarahisar iizerinden 

Antalya'ya kadar uzanan "Uc Vilayetleri" saliasi, 

Bati Anadolu'nun Tiirkle^mesinde biiyiik katkilan oldugunu 
gordugumuz uc sahasmm baslica gorevi Selcuklu yonetiminin Bizans 
ile olan miicadelesinde Bati Anadolu'nun oQvenli&inin saolanmasi idi. 
Uc bolgelerine yerle^tirilen Tiirk unsurlar, milli geleneklerini koruyan 
ve merkeze cok siki baglarla baglanamayacak kimselerdi. Bu ozellik- 
leriyle dii^man saldinlanni onlemekte ve ileriye dogru hareketleri ile 
du§man ulkeler icine giriyorlardi. I. Alaaddin Keykubad ile devlet 
otoritesi bu bolgelerde artirilmi§, onlara yeni gorevler tahsis edilerek, 
merkez ile aralarmda bir uyum meydana getirilmi5ti. Ancak 
Keykubad'm hakimiyetinin son yillannda uclarla merkez arasmdaki 
uyum bozulmustu. 




30 



1245 vili ile baslavan MotoI baskisi ile Anadolu'daki Selcuklu otoritesi 
sarsilmi§, yonetim Mogol valilerinin eline gegmi^tir. Bu valiler Selguklu 
§ehzadelerini kontroUeri altma alarak, daha onceden olusturulan bu 
Selcuklu idari taksimatini kuUanmak suretiyle Anadolu'yu parcalamaya 
gali^mislardir. Mogol baski ve zulmiinden kagan Turk gruplar da uc bol- 
gesi olarak adlandirdigimiz yerlere dogru hareket eclerek, buralarin 
Tiirkle^mesine katkida bulunmu^lardi. Bu sayede Tilrkmenler uc bol- 
^elerinin hakim unsuru haline ^elmislerdir. 



^^ Mustafa Akdag, Turkiye'nin iktisadi ve ictimai Tarihi, C. I, Gem Yayinevi, Istanbul, 1977, s. 83 

^^ "Karaman Sahasi" ya da "Eski Yunan Vilayeti" olarak da §ecen ve Alaiye, Konya, Larende (Karaman), Ermenek'ten 

olusan bolge, Aksaray, NIgde, Kayseri ve bir ara Ankara'nin da katildi^i bolgeyl Ifade etmektedlr. Yukarida soziinu 

etti^lmiz gibi bassehir olan bblge merkeziyet usulii ile Idare edilen bolge idi. Buranin merkez olusu yalnizca idari 

diizenin de^ll, ayni zamanda kuzeyden giineye, do^udan batiya pek cok yolun keslsme noktasi olarak sosyo- 

kiilturel acidan da merkez olmayi saglayan bir mevklde bulunmasindan ileri geliyordu. 

^^ "Rum" sahasi da denllen bu bolge, Kayseri, Sivas, Niksar, Tokat, Sinop ve Corum cevrelerlnl icine alan idari bol- 

geydi. Danismendiye olarak adiandirilmasinin sebebi ise, Selcuklu hakimiyetinden once bu bolgenin 

Danismendliler elinde bulunmasindan kaynaklanmaktaydi. 

^^ Fuad KbprLilu, Osmanli Devleti'nin Kurulusu, TTK, Ankara, 1994, s. 73 




Selguklu hakimiyeti altmdaki Anadolu'da uc sahasi, Sinop ve 
Kastamonu'dan baslayarak Antalya'ya kadar uzanan bolgeyi ifade 
etmekteydi. Bu saha genel olarak bati, kuzey ve guney uc bolgelerinden 
olu^maktaydi. Bati uclari ise eski Tiirk devlet geleneginin bir uygula- 
masi olarak "sag ve sol" olmak uzere iki kol halinde 6rgutlenmi5ti. Sag 
Kol Uc Vilayeti, merkezi Kastamonu'daki Sag-Kol Uc Beylerbeyligi'nden; 
Sol-Kol Uc Vilayeti de Ankara ve kimi zaman da Kiitahya merkezlerine 
bagli olarak Sol-Kol Uc Beylerbeyligi'nden idare edilmekteydi. 

Kurulus amacina bakildiSinda, uc bokelerinin daha cok askeri bir oorev 
ile kuruldugu gorulmektedir ^unku onlarin esas faaliyetleri, yeni arazi- 
lerin fethi ve sinirlarm Hiristiyan saldinlarina kar§i korunmasi idi. Bu 
da uc bolgelerinin idari olmaktan gok, askeri ve siyasi bir yapi olarak 
de&rlendirilmesini oerektirir 





31 



Udann nu/uz alanlan 
[Yc§il tarali alan sag kol ucu, kirmm tarah alan sol kol ucu gostcrmcktedir.) 



^^ Eski Turk geleneginde ^unesin dogdugu tarafa donijlmek suretiyle, doguya on, batiya arka, kuzeye sol ve ^ijn- 
eye sa^ denilmekteydi. Bdylece kurulan devletlerin idari taksimati da belirlenen bu yonlere gore yapilmaktaydi. 
'" Akdag, s. 83-84; Koca, s. 15 




Uc Beylerbeyleri, Anadolu Selcuklularina bagli olarak sultandan aldik- 
lan yetki ile yeni yerler fethederek, topraklarmi ve hakimiyederini 
genijletebilmekteydiler. Ancak burada sozunu ettigimiz hakimiyetin 
ger^ek sahibi Anadolu Sel(;uklu hiikumdarlan idi. Uclarin yoneticileri 
konumundaki bey ve Beylerbeyiler Anadolu Selcuklulan'nm oncu 
kuvvetleri olarak hareket etmekteydi ve devletin a(;tigi seferlerde uc 
beylerine muracaat edilmekteydi, Bu bolgelerdeki sehirlere merkez 
tarafmdan kadi tayini yapilmakta, kullanilan paralar Sultan'm adma 
basilmaktaydi. Ayrica hutbe yine Sultan adma okunmaktaydi. 

Uc Beyleri denilen ve ba^mda bulunduklari boylarm yoneticileri olan 
ki^iler, cogunlukla kasabalarda bulunmaktaydilar Her ne kadar boy- 
larm ba§mda hareket etseler de g6(;ebe reisi durumunda degillerdi. 
Bunlann bagli oldugu Uc Beylerbeyi de daimi olarak 5ehirlerde otur- 
maktaydi. Ancak bulunduklari ^ehirler uc bolgelerinde degil, burayi 
idare edebilecek daha geride bulunan buyuk §ehirlerdi. Her iki yoneti- 
ci grubu sefer zamanmda Uc Tiirklerinden topladiklari birliklerle sava^a 
katilirlardi. Ayrica "kul ve n6ker"lerden olu^an §ahsi birlikleri de mevcut 
idi. Uc Beylerbeyi basta olmak uzere "Uc Umerasi", servetlerine oranla, 
halka ziyafet vermek, taninmi§ §air ve alimleri sofralanna alarak onlara 
iyilik etmek gorevleri arasmda yer almaktadir Uc beyinin yanmda ise 
TOrevi ucta alman kararlan Sultan'a iletmek olan bir naib vani vekil 
oldugu soylenmektedir. 




52 



Sel(juklularin merkezi otoritesine bagli olan uc beyleri Sultan'a vergi- 
lerini odemekle yukumliiyduler Ancak merkez bolgelere gore daha 
serbest hareket etmeleri dolayisiyla onlarm vergi odemelerini aksattik- 
lari ya da vergilerini odemeksizin hareket ettikleri de olmaktaydi. 
Cunkii ozellikle merkezi otoritenin zayil^adigi donemlerde, uc bey- 
lerinin taht kavgasi gibi durumlarda karde§lerden birinin tarafini tut- 
mak yoluyla yonetimin degi§mesinde pay sahibi olduklan bilinmekte- 
dir Mesela, II. Kilicarslan'm oglu Meliksah, babasmm veliaht olarak 
Givaseddin Keyhusrev'i belirlemesi ardmdan Uc Tiirkmenlerinin 
destegini alarak merkeze kar§i isyan etmi^ti. Buna benzer ortamlari 
kullanarak kendi niifuzlarini artirmalari ve odemekle yLikiimlu olduk- 
lan vergiyi odememeleri de -zaman zaman kar^ila^ilan- bir durumdu. 



5' Koca, s. 16 
" AkdaS, s. 104 
" Koprulij, s. 76 
^^ Sevim-Vucel, s. 137 




Uc bolgelerini yoneten Beylerbeyiler, tipki her boyun ba5mda 
gordugumuz Beyler gibi, bir boya mensup olsalar da fiilen boy beyi 
sifatma sahip degillerdi. (^unkii yukarida da deginildigi gibi, Beylerbeyi 
adini ta§iyan kisiler biiyuk §ehirlerde ya^amaktaydilar ve dogrudan 
koylerle ya da go^ebelerle ilgileri yoktu. 



XIII. asrin ba§lannda Anadolu'daki TOrkmenlerin en yogun ya§adiklarini 
gordugilrriLiz bati uclari diye tabir edilen sag kolda Beylerbeyi olarak 
Kastamonu merkezindeki Hiisameddin Coban bulunmaktaydi. Yine 
ayni donemde sol kolun ba^mda ise Ankara'da oturan Seyfeddin Kizil 
{Emir Kizil) Beylerbeyi sifatiyla yer almaktaydr 

Sag-Kol Uc Beylerbeyligi Husameddin (^oban'dan sonra ogullarina 
gecmi5tir ki, bunlardan biri da Alp Yurek'tir Buna mukabil Sol-Kol Uc 
Beylerbeyligi Emir Kizil'dan sonra kendi ogullari yerine Selcuklu Veziri 
olan Fahreddin Ali'nin ogullanna kalmi§tir Bunlar ayni zamanda Sahib 
Ata ogullari olarak da bilinmektedir Bu ge(;i§ sol kolun merkezinin 
degi§imini beraberinde getirmi^, boylece merkez Ankara'dan 
Afyonkarahisar'a ta§mmi§tir Daha sonra Germiyanogullan'nm ba§mda 
bulunan Alisir ailesi ile birlikte sol kol merkezi Kiitahva'va oecmistir 
Kutahya'nm erken Osmanli doneminde degi^ik konulardaki onemini 
daha sonra gorecegiz. 

Bizans'm gun gecjtikce zayifladigi donemde bati bolgelerde bulunan uc 
beyleri, kendilerine istedikleri kadar asker saglayabilecek Turkmen 
unsura sahip olduklari halde, Bizans'tan yeterince toprak kazanimi elde 
etmemi5lerdi. Bu durum, beylerin Sultan'm izni olmadan arazi kazan- 
maya yetkilerinin olmamasi ile a^iklanabilir Sultana gore bu beylere 
verilecek daha fazla yetki, beylerin elde ettikleri arazilerle birlikte 
guclenecekleri, bunun sonucunda artan nufuzlan ile Sultan'a kar^i 
hareket edebilecekleri anlamma gelmekteydi. Ancak Mogol istilasmm 
Selguklu yonetimi ve dolayisiyla Anadolu'da yaptigi tahribatla birlikte uc 
bolgelerinin yapisi da degi^meye ba§lami§tir (^iinku Mogol yonetiminin 
Anadolu'da uygulamaya (jali^tigi yeni idarede uc bolgelerinin merkezle 
baglantilari zayiflatilmi5tir Boylece uc bolgesinde giKjlu olarak gorulen 
Coban ogullari ve Germiyanlilann eski onemlerini kaybetmeleri 
saglanacakti. Bu dogrultuda Mogol idaresi, kendilerine kar§i gelen uc 



55 AkdaS, s. 104-105 

5^ Akdag, ayni yer; Koca, s. 16 

"vasar Vucel, XIII ■ XV. yUzyillar Kuzey - Bati Anadolu Tarihi: Coban-Ogullari, Candar-Ogullari Beylikleri, nK, Ankara, 

1980, s. 40 

'8 Koca, s. 17 




33 




bolgelerinin bagli bulundugu Beylerbeyilik kurumunu ortadan kaldir- 
mi§tir. Eski§ehir Pazan ile ilgili kayitlarda oldugu gibi merkezi idarenin 
tutumunu artik Germiyanlilar aleyhine donmeye ba5lamasi Osman 
Beyin i§ini kolayla§tiran bir ba§ka olgudur. 1277 sonrasmda ucta 
ya^anan bu merkezi otorite eksikligini en iyi degerlendiren ki^i ^iiphe- 
siz Osman Gazi olmustur. 




34 



Fakat XIV. yuzyil ba§inda uc bolgelerinin en onemli kismi haline gelen 
sol kolda Germiyanogullari, devletin merkezi otoritesi ortadan kalk- 
tigmdan, yeni bir devletin temellerinin atilmasi yonunde uygun §art- 
lara kavu^mu^tu. Boylece Sakarya'dan Antalya'ya kadar olan bolgede bu 
devlet 5ekillendirilmi5ti. Ancak tarihi seyre bakildigmda yeni bir siyasi 
otorite kurma misyonu Germiyanlilardan gkarak Osmanli'ya gecmis ve 
Anadolu'nun sarsilan siyasi yapisi Osmanlilar tarafindan yeniden 
saglanmi§tir 

Selcuklular tarafindan uc bolgelerinin; denizlere paralel daglann ic 
kisimlannda bir hat olmak uzere kuruldugunu yukarida belirtmi§tik. 
Boylelikle Selcuklu, uc bolgeleri sayesinde smir guvenligini saglaya- 
bilmi§tir Ayrica bu bolgelere yerle§tirilen Tiirkmenler sayesinde fetih 
yoluyla ba^ta Bizans olmak uzere, guneyde Ermeni Kontlugu ve 
kuzeyde Trabzon Rum Imparatorlugu'ndan toprak kazanimlan elde 
edilmi^ti. 

Uc bolgelerine yerle^enlerin Selcuklu yonetimi tarafindan getirilenler 
ve Mosol baskismdan kacarak oelen Tiirkmenler oldu&u ooriilmektedir 
Bu Turkmen gruplari Orta Asya'dan gelen konar-gocer ya§am tarzlarin- 
da kendilerine en uygun noktalar olarak Anadolu'daki uc bolgelerini 
gormii^ler ve buralara yerlesmislerdir Bu bakundan uc bolgelerinin 
baskin unsuru konar-gocer Turkmenlerdir Ayrica bu bolgeler, bilhassa 
Mogol tehdidi altmdaki Anadolu'da, merkezi otoritenin nispeten 
gev§ek oldugu bolgelerdir Bu sebeple konar-gocer Tiirkmenler agism- 
dan tercih sebebi olmustur 

Sosyal ya§antilarini daha iyi anlayabilmek i(;in Turkmen gruplarin yer- 
le5imlerine de bakmak gerekir Genellikle g6(;ebeligin hakim oldugu 
ya§am tarzinda yaylak ve ki§lak olmak uzere iki yerle§im bulunmak- 
taydi. Bunun yaninda uc bolgelerinde ayrica g6(;ebeligi birakarak koy, 
kasaba ve sehirlere yerlesenler de vardi. Uc bolgelerinde devam eden 
fetih faaliyetleri ile elde edilen topraklann buyuk cogunlugu konar- 

5' Akda§, s. 106109 
^O Kopriiiu, s. 77 




gocerligi birakarak bu §ekilde yerle§ik hayata gecenler sayesinde 
Turklerin elinde kalmistir. 



Uc bolgelerinin yeni fethedilen yerler olmasi dolayisiyla buralarda yer- 
lesime acilan buyiik sehirlerden soz etmek dogru degildir. halde 
fethedilen yerin elde kalmasini saglayacak, bir ba§ka deyisle 
hakimiyetin sembolu olacak yerlerin elde edilmesi gerekir ki, bu da 
kalelerdir. XI. yuzyilin son ceyreginden baslayarak, XIII. yuzyil sonlari- 
na, hatta XIV yiizyilm ba^larina kadar Anadolu'da devam eden fetih 
hareketlerinde kalelerin elde edilmesi, Anadolu'nun da elde edilmesi 
gibi algilanmaktadir. Fetihten hemen sonra kale iQue iskan suretiyle 
bu bokelerde Tiirk verlesimi saolanmistir. Osmanli'nm ilk donemi olan 

62 

Osman ve Orhan Gaziler zamaninda da bu §ekilde yapilmi^tir. 
Kalelerin etrafinda ise gunluk ya§amm devam ettirildigi kasabalar 
bulunmaktadir. Yani Uc Etrakmm {Tiirklerinin) (;ogu yaylalarda ya§asa 
da bu kasaba ve kalelerde hayatlarmi siirdiiren gruplar bulunmaktadir. 
Ayrica uc beylerinin birer kasabalari, onlarm bagli oldugu 
Beylerbeylerinin de siirekli olarak ikamet ettikleri 5ehirler bulunmak- 
taydi. Ancak bu 5ehirler konumlari itibariyla uc bolgelerinden daha 
geride yer almaktaydi. Bu sebeple bir boyun basmda bulundugunu 
gordugiimuz uc beyleri, gocebe durumda degillerdi. Ancak onlann bir- 
liklerini olusturan Uc Etraki (Turkleri) icerisinde konar-gocer karakteri- 
ni surdiirenler bulunmaktaydi. 

Bati Anadolu'daki §ehir ve kasabalann Tiirkler tarafmdan fethinden 
hemen sonra karakteristik birer Tiirk 5ehri olarak kar§imiza (jikmasi 
durumunu ise, hayvancilikla geginen konar-goger TiJrkmenlerin fetiht- 
en hemen sonra bu bolgelere yerlesmeleri ile aciklamak da mumkiin 
gozukmemektedir (^umkii karakteristik yasam tarzi olarak var olu§larm- 
dan beri yaylalan ve ziraat alanlarmi kendine se(jen Tiirkmenlerin bird- 
en bire ya§am tarzlanni degi§tirip tamamen yerle§ik kiiltiire gecmeleri 
sosyolojik olarak aciklanabilecek bir durum degildir halde ba5ta 
buyuk §ehirler olmak uzere yerlesim birimleri, Orta ve Dogu Anadolu 
5ehir ve kasabalanndan gelenlerce iskan edilmi5 olmalidir Bu §ekilde 
yerle§ilen ya da yeni iskan alanlari olarak karsimiza (;ikan birimlerin 
adlarma bakildigmda kuruculannm tamamiyla §ehir ahalisinden 
oldugu, gogunun ise esnaf grubuna dahil oldugu goriilecektir. Ayrica bu 
5ekilde yerle§im yerlerine adlarmi veren ki§ilerin bir kismi da tarikat 
§eyhi gibi gruplara aittir 

" Tuncer Baykara, "Anadolu'nun ilk Tiirk iskaninda Kaleler", XII. Tiirk Tarlh Kongresl 112-16 Eyliil 1994), Konjreye 
Sunulan Blldlrller, TTK, Ankara, 1999, C. Ill, s. 665 




35 



62 



Tuncer Baykara, "Osmanlilar ve Sehir Hayati", XIII. Turk Tarlh Kon^resl (4-8 Ekim 1999), Kongreye Sunulan 



Blldlrller, nK, Ankara, 2002, C. Ill / III, s. 4 





-Uc bolgelerinin sosyo-ekonomik yapisi konusunda ozet 
olarak; Niifusga hakim unsur geleneksel konar-goger 
ya§am tarzini devam ettiren Tilrkmenlerdir. 

-Tiirkmenlerin ya§am tarzlan sebebiyle uc bolgeleri 
geleneksel Turk kiilturunun ya§atildigi bolgelerdir. 

-Tiirkmenlerin ya§am tarzlanna uygun olarak uclarda 
yaylak ve ki§lak olmak uzere iki yerle§im bulunmaktaydi. 

-Kolonizator Tiirk Dervijleri uc bolgelerinde faaliyetlerini 
siirdurerek Tiirkmenlerin iskan edilmesinde ve boylece 
fethedilen yerlerin Tiirk topraklan olarak kalmasmda 
onemli rol oynami§lardir. 

-Buralarda ya§ayan Tiirkmenlerin biiyiik gogunlugu hay- 
vancilikla ugra§maktadir. Tiirkmenler yerle§ik halde 
ya§ayan ve zanaatla ugra§an Hiristiyan halk ile ekonomik 
olarak bir biitiinliik olu§turmaktadir. 

-Bolgenin siyasi onderleri konumunda bulunan uc bey- 
leri kasabalarda, uc beylerbeyi olanlar ise daha igerideki 
biiyiik §ehirlerde otururlardi. 



36 



2. BOLUM 




UcA GELi§ VE Ertugrul GazI 




38 




K 



ESIM: A 



UCA GELi§ VE ERTUGRUL GAZt 

XIV Asra girerken Osmanlilarin olu^turdugu siyasi tesekkulu tarn 
olarak anlayabilmek icin onlarin bu siyasi birlikteligi saglamadan once 
liangi evrelerden gectiklerini iyi anlamak gerekir. Bu bakimdan Ertugrul 
Bey'in bir uc beyligine giden sureci degerlendirmek zorunluluk olarak 
goriinmektedir. 

Kaynaklarda Ertugrul Gazi ve babasi hakkmda fazla bir bilgi yer almasa 
da onlarin Ankara yakmlarindaki Karacadag bolgesinde, malikane 
usulu maa§ olmak uzere yerle^tirilmi^ olduklarini gormekteyiz. Ancak 
onlann buraya geli^i konusunda kaynaklar yine farkli ifadeler kuUan- 
maktadir Ayrica kaynaklarda verilen bilgilere gore bir ba§ka sorun da 
Ertugrul Gazi'nin babasinm adidir Kaynaklann buyiik cogunlugu 
Ertugrul Gazi'nin babasi olarak Siileyman §ah'i i§aret etmektedir Bu 
konuda tarn bir goriis birligi yok ise de kaynaklann Suleyman Sah 
konusunda yanilmi§ olabilecegi soylenebilir Qunku Anadolu'nun 
fethinde onemli bir etken olan Kutalmi^ oglu Siileyman veya a§agida 
verdigimiz suda bogulma olayi ile Ertugrul Gazi'nin babasinm birbirine 
kari5tirilmi§ olma ihtimali yiiksek goriinmektedir Bu sebeple a§agida 
bazi kaynaklardan aktararak verdigimiz olaylarda Siileyman Sah adi 
ge(;se de Ertugrul Gazi'nin babasinm admin kesin sayilamayacagmi, 
Giinduz Alp de olabilecegini du§unmekteyiz. 

Ertugrul Gazi ve a5iretinin Anadolu'ya geli§ine kadar inen bu meselede 
en yaygm olarak bilinen rivayet §u §ekildedir: Onlar once Ahlat'a yer- 
le^mi^ler, oradan Erzurum ve Erzincan'a ge(;mi5ler ve daha sonra ise 
Halep'e gogmu^lerdir Onlarin lideri konumundaki Suleyman §ah ise 
Caber Kalesi yakmlarinda Firat'i gecerken bogulmu§, bunun uzerine 
a§iret ikiye b6liinmii5tiir Bu gruplardan biri Erzurum'un Pasin 
ovasmda yer alan Surmeli Cukur'a g6gmu§tur Ancak aralanndaki bir 
anla§mazliktan dolayi bu bolgeden de ayrilan a§iretin bir kismi ana 
yurtlarma geri donerken, dort yuz ^adir halki diye anlatilan diger kismi 
da Ertugrul ve karde^i Dundar Bey emrinde batiya dogru hareket 
etmi^tir Bu hareket sirasmda kesin olarak bilemedigimiz bir yerde 
Sel(;uklu ve Mogol ordularmm sava5tiklarini goren Ertugrul Gazi 



'3 Daha fazla bilgi icin bkz. Karasu, s. 70-73 

'^ Asilcpasazade, Bab 2. s. 93 

^^ Ahmet Simslrgii, Kayi (Birincii Kaynakiardan Osmanii Tarihi), Tarih DCisunce Kitaplan, Istanbul, 




Selcuklu birliklerine yardimda bulunmustur. Onun yardimi sayesinde 
Mosol ordusu yenilerek kacmis. Sultan Alaeddin de Ertu&rul Bev'e 
Sogiit'u kislak, Domanic ve Ermeni Beli'ni ise yaylak olarak vermi^tir. 
Burada Sogut'iin Ertugrul Gazi'ye Sultan tarafindan verildigi bildirilme- 
sine kar§in Osmanli hakkmda bilgi veren ilk donem kaynaklardan 
Ahmedi'de ise SogQt'un kilicla, yani mucadele yoluyla almdigi belir- 
tilmektedir. 



Yazicizade Ali ise, Kastamonu'da bulunan Sag-kol Beylerbeyi 
Hiisameddin (^oban'm Sel(;uklu Sultani adma Kip^ak ve Sugdak'a sefere 
gittigini, bu sebeple Selgukluya karsi hareket eden Bizans (Iznik) 
Imparatoru'nu geri puskurtmek uzere Sultan'm uca gitmek 
mecburiyetinde kaldigmi soylemektedir. Ancak dogudan gelen Mogol 
tehlikesi sebebiyle Iznik'e kar5i dusen uc bolgelerin savunmasmi 
Husamettin (^oban ogullarina ve Kayi boyundan Gunduz Alp, Gok Alp 
ve Ertugrul'a biraktigmi aktarmaktadir. Bu anlatim Sel(;uklularin uc 
teskilatma da uygun bir ifadedir. (^flnku her uc bolgesinin savun- 
masmm beylerbeyine bagli olarak bir beye verildigini ve uclarda gercek- 
le§tirilen askeri hareketlerin bu beyler tarafindan yapildigini yukanda 
kaydetmi§tik. Buna gore, Iznik'e karsi gelen sag-kolun bagli bulundugu 
Husameddin Coban, beylerbeyi; ucta fiili hareketlerde bulunacak olan 
Gunduz, Gok Alp ve Ertugrul da uc beyi konumunda yer almaktadir 

Gerek destani anlatimlar ve gerekse diger kaynaklarin verdigi bilgiler 
derlendiginde, Ertugrul Gazi'nin XIII. yuzyil ortalanna rastlayan bir tar- 
ihte uc beyi oldugu du§unulebilir Rivayetlerde aktanlan lAlaaddin 
Keykubad donemi {1220-1237) cok erken gorunmektedir Halil Inalcik 
uca geli§ tarihinin 1260'lar olabilecegini soyler ki (jok makul goriinmek- 
tedir 

Ertugrul Gazi doneminde sol-kol uc sahasi olan Eski§ehir ve 
Afyonkarahisar'a kadar olan bolge ile i^ el diye tabir edilen Karaman 
sahasmdaki daglik bolgenin Turkmen halki, Mogol niifuzundaki 
Sel(;uklu yonetimine isyan etmi§lerdi. Onlarin bu isyan hareketi uzun 
sure devam etmis ve Anadolu'da Selcuklu yonetiminin ortadan kalk- 
masma degin surmustu. Turkmenlerin bu isyani ise uc teskilatinin 
bozulmasina sebep olmustu. Buna karsilik sag-koldaki umera diye tabir 



66 



Simsirgil, s. 18 



'' Ahmedi, s. 8 
'8 Akdag, s. 135-136 

inalcik, Devlet-i Aliyye, s.5. 




39 



69 




edilen yoneticiler ve halk merkeze itaatkar bir goruntu vermislerdi. Iste 
onlann bu itaatkarlioi kendilerinin itibarini merkezi hukumet 
nezdinde artirmistir. Bu durum Ertugrul Gazi ve onun ardmdan yerine 
ge^en Osman Bey'in uc bolgesinde bir hayli onem kazanmasma 
olmu^tur 




40 



Artan Mogol baskisi ve yonetimin Mogol valilerinin eline ge(;mesi ile 
birlikte Anadolu'da yonetime kar^i isyanlar ba^lami^ti. Ozellikle, 
Karaman-Alaiyye-Afyon hatti Sel(;uklu-Mogol idaresine kar§i ayaklan- 
ma halindevdi. Buna karsilik sa5-kol uc bokesi ise, daha sakin ooriJn- 
mektedir Ciinkii sa5-kol ile ikili kavnaklarda isvan niteliai tasivabile- 
cek herhangi bir durumdan soz edilmemektedir Sag-kol bolgesine 
dahil olan Ankara ve (jevresi ile Eski^ehir'e uzanan ve oradan da Iznik'e 
aiden vol etrafi da isvan niteli^inde hareketlerin yasandiSi bir boke 
degildir Bu sebeple Giindiiz Alp ve oglu Ertugrul'un hayati kaynaklar- 
da yeterince verilmemi§tir Edindigimiz bilgilerin cogu da destani ozel- 
likler yansitmaktadir Ancak hem Ertugrul Gazi'nin hem de Osman 
Bey'in ilk ddnemlerinde Ankara yakmlarindaki Karacadag'da malikane 
olarak oturduklari, Eskisehir ve oradan Iznik'e uzanan hat uzerinde 
sadece askeri rarevleri oere^i bulunduklari belirtilmektedir 

O DO 

Osmanli'nui bir beylik olarak faaliyet gostermesinden once hakkinda 
yeterince bilgi sahibi olamamamizin sebebi ise kendilerinin ayri bir 
uc beyi olmamalari ve (^obanogullan'nm niifuzunda kalan 
bir bolgede bulunmalandir Akdag bu konuda verdigi ornekte, 
Germiyanogullari'nm hakhnda fazlaca bilgi sahibi olunmasini, bulun- 
duklari bolgenin bir geregi olarak oynadiklari onemli role baglamak- 
tadir Ayrica bu duruma bir baska etken olarak da hukumdarin sahsen 
bulunmavacaoi fetih hareketlerinin Bizans'a karsi diisen onemli bir 
mevkide ger(;ekle§mesine musaade etmeyecegini gostermektedir Yani 
bir uc beyinin Iznik yolu uzerine du5en bir bolgede hiikumdar olmak- 
sizm fetih yaparak niifuzunu artirmasi merkezi yonetim tarafmdan 
ho5 kar^ilanmayacaktir Zaten uc bolgelerinde onemli fetih hareketleri 
Mogol etkisindeki Selcuklu idaresi otoritesini kaybettikten sonra 
ba5lami§ ve miistakil beylikler ortaya ^ikmi^tir 



Burada deSinilmesi oereken onemli hususlardan biri de Ertugrul Bev'in 

DO O J 

Kayilara dahil olup olmadigi meselesidir Bu konu giinumiizde de 



'O Akdag, s. 136 
'1 Akdag, s. 138 




oldukca tarti5ma yaratan bir durumdur. §unu belirtmek gerekir ki, kay- 
naklarda Ertugrul Bey'in faaliyet gosterdigi donemde Kayilara ait her- 
hangi onemli bir olaya rastlamamaktayiz. Ancak Alimedi'nin Tevarih-i 
Muluk-i Al-i Osman, Sukrullali'in Behcetilttevarili ve A5ikpa§azade'nin 
Tevarili-i Al-i Osman gibi Osmanli'nm kurulu§ donemi hakkmda bilgi 
veren kaynaklarda Ertugrul Gazi'nin soyu Kayilara ve dolayisiyla 
Oguzlara baglanmaktadir. Oguzculuk ve Kayi boyu mensubiyeti 
fikrinin XV Yiizyildan itibaren Osmanli siyasi hayatma girdigini; 
bunun da zamanin birtakim ideolojik ihtiyaclarindan ortaya ciktigini 
du^unmekteyiz. Bunun yerine Osmanlilarm Kayi boyu ile hemen 
hemen ayni bolgelerde ya§amakta olan Karakecili a§iretinin mensuplari 
oldugu fikri bize daha ger^ekgi goriinmektedir 



-Ertugrul Gazi ve ajiretinin uca gelip yerlesmeleri hakhn- 
da degi§ik rivayetler vardir. Bu rivayetler dolambagh bir 
giizergah gizerler ki bunlann inandiriciligi hayli zayiftir. 



-Ertugrul Gazinin babasinin adi ve hangi Turkmen boyu- 
na mensup olduklan meselesi tarti§malidir. 

-Osmanlilarm Karakegili a§ireti mensubu olduklan ve 
1260'li yillarda kuzey-bati Anadolu ucuna gelip yerle§tik- 
leri yolundaki fikirler dikkate almmasi gereken makul 
g6ru§lerdir. 




41 



^^ Ahmedi, s. 8; Siikrullah, Behcetiittevarih, Cev. Nihal Atsiz, Tiirkiye Yayinevi, Istanbul 1949, s. 51; 

Asikpasazade, s. 92 
^^ Bu konuda aynntili tartisma icin bkz: Cezmi Karasu," Osmanli Vakayinamelerindeki Soy kutukleri Hakkmda 

Notlar", Turkler, c.9, Ankara, 2002.S.89-98. Bu calismada ozellikle Fuad KoprulLi'nun konu Lizerindeki delilleri 

curutiJlmustLJr. 




42 




KeSIM: B 

sogut - ermeni beli - domanic 



Asikpasazade Ertugrul Gazinin Anadolu'ya kuzey-bati Anadolu ucuna 
gelip yerlesmesi hakkmda sunlari soyler: 

"... £r Diinn[ Gaziniiti Rmria qiXmismk Mr nice rivai/cf voxim: "^LizW-i VwA Inidiir ki 
bu fakir zikr cttigiimdur. 01 bir ogli Sam Yatiyi, Sultan Aldaddin'e gondiirdi. Dcdi 
kim'Bize dahi ymt goskriin. Varalum gaza iddiim' dedi. San Yah atasinm habann 
Sultan Aldaddin'e getiirdi. Sultan Aldaddin dahi gayd dcferah oldi bunlarun gddiik- 
Icrine. Sultan Oni'niin ve Karaca Hisafun tckfuru muti idi. Sultan Aldaddin Karaca 
Hisar ilc Bilccik arasinda Sogiid'i bunlara yurt gosterdila Domalu dagini vc Ermcni 
Beli'ni bunlara yayla verdila: San Yati atasina gtldi. Bu baban vadi. Er Dunnl dahi 
kabul ctdi. 01 vaktm yiinib Engimi'yc gddila: Yaiavuk sakin oldilar Er Dunnl Gazi 
zamamnda ccng vc adal vc kital olmadi Yaylaklarm yayladilar vc dah ki§laklarin 
kisladilar" 




S6gUt-Domani( Yaylak ve ki§lagi 



'* Asikpasazade, 2. Bab. S.93. 




n 



Yukarida anlatildigi iizere {Saru Yati hakkindaki bazi celi§kiler haric 

75 

tutulursa ) Selguklu Sultani Ertugrul Gaziye Sogut'u ki§lak Domanig'i 
ise yaylak olarak tahsis etmi5ti. Ertugrul Gazinin bu bolgedeki faaliyet- 
lerine gecmeden once Sogut'un durumu hakkmda biraz bilgi vermeyi 
uygun goruyoruz. Sogut cok sarp bir cografyada, bugilnku Eski^ehir- 
Bilecik yolunun dogusunda yer almaktadir Ertugrul Gazi'nin tiirbesi 
Sogut'un Bilecik yolu ^iki^mda yer almaktadir 





Tiirhcnin bflhfesinin iisarian goruniimii 



43 



^^ Savci (=Saruvati) ile il^ili kaynaklarda goze carpan celiski suradadir. Ertugrul Beyin 1281 yili dolaylarinda oldugu 
ve yerine Osman Beyin gecti^i kabul edilmektedir. Kaynaklarda Osman bey'in kiicuk kardesi olarak gecen Savci Bey 
1281 yilinda yapilan bir savasta blmustiir. Osman Bey 1258 yilinda do^mustur. Dolayisiyla kendlslnden daha kiicuk 
yastaki bir kardesinin 1230'lu yillarda sultana eici olarak §6nderilmesi mumkiin gorunmemektedir. Cunkii bu yillar- 
da elcilik yapabilecek yasta olacak birisinin asa^i-yukari Ertugrul Bey ile ayni yaslarda bulunmasi gerekir. Boyle bir 
durum ise mumkLin degildir. Sonuc olarak Ertugrul Bey'in Sultana eIci yollamis olsa bile bunun ogullarindan birisi 
olmadigi sdylenebilir. 





Ertagrul Gazi tiirbesinin iften gdrunumii 




Ertugrul Gazi tiirbesinin bahiedtn goTiinii^ii 




Turbe bahcesinde Ertugrul Gazi'nin esi Halime Hatun ile oglu Sariyatu 
{Savci Beyj'in mezarlan bulunmaktadir. 




Halime Hutun'un mcian 



Ayrica gerek Ertugrul Gazi'nin gerek Osman Gazi'nin yanuida ce^itli 
gazalara i§tirak etmig olan Abdurraliman Gazi, Pazarlu Bey, Samsa 
Cavu§, Turgut Alp, Giindogdu Bey, Aydogdu Bey gibi gazilere izafe edilen 
manevi kabirlerine de hazire bahgesinde yer verilmi§tir 






45 



Bah(citki temsili turbekrdm ikisi 




46 




Ertugrul Gazi'nin ilk yerle§tigi ve Osman Gazi'nin de beylige gectigi yer 
olarak Sogut ku§kusuz Osmanli kurulu^ tarihi bakimmdan son dere- 
cede onemli bir manevi konuma sahiptir. 

Sultan II. Abdiilhamit SoSiit'e di&r Osmanli Sultanlarindan daha fark- 
li bir onem vermi5tir. Bu ozel ilgisiyle bugun hala ayakta olan bir hayli 
yapi in§a ettirmi§tir Ertugrul Gazi turbesinin bugiinku §ekline kavu§- 
masuida Sultan II. Abdiilhamit doneminde yapilan tamirat ve 
restorasyonlarui buyuk katkisi bulunmaktadir. Her eylul aymda 
Sogiit'te yapilan Ertugrul Gazi'yi anma ihtifalini {bugun 5enlikler olarak 
duzenlenmektedir) ihya eden de yine Sultan II. Abdiilhamit'tir 
biitiin bunlara ek olarak "akrabalanm" olarak nitelendirdioi Karakecili 
a^iretinden bir muhafiz kitasi olu^turmu^tur Bu muhafiz kitasini olu^- 
turan Karakecili asiretinin Osmanli Sultani tarafindan akrabalanm 
olarak nitelendirilmesi son derecede onemlidir Zira bu tanimlama II. 
Murat ve onu izleyen donemlerdeki "Romantik Oguzculuk ve Kayicilik" 
egilimi gibi herhangi bir ideolojik kaygi ta§imaz. Tamamen akraba ve 
yakm hissetme ile ilgili bir durumdur nedenle yukarida soyledigimiz 
gibi Osmanogullanni Kayi boyu mensubu saymaya dayali gelenegi dile 
getirirken Karake(;ili a§ireti mensubiyeti mutlaka dikkate almmalidir 
Bizce konunun sadece kaynaklara dayali olarak agklanmasi zor gorun- 
mektedir Bolgede esasli bir toponomi calismasi yapilmasma ihtiyac 
bulunmaktadir 




11. Abdulhamit ioncmindc yapdmi} bir Una 



* Karasu,Sov kutijkleri, s.95 




Sogiit'teki ErtLigrul Gazili ve Osman Gazili yillar gunumuze kadar 
iizanan bir inancm dogmasma yol a^mi^tir. Bu inan^ Osmanli 
Devleti'nin Sogut'te kurulmu§ olduguyla ili§kilidir. Ertugrul Gazi'nin 
butun, Osman Gazi'nin ise ba5langi(;taki kariyerlerinin Sogflt'te gecmi§ 
olmasmdan ba§ka Sogiit'tin kiirulii§ devrinde herhangi bir rolfl yoktur. 
Devletin baoimsizli&ma oiden yoldaki hamlelerin hie birisi So&ut'te 
yapilmamistir. SogLit'fln kurulu^ devri icin sadece manevi yonunun 
vurgulanmasi Sogiit'tin rolii i(;in yeterli sayilabilir. Fakat yukarida 
deginildigi gibi Sogflt ve liavalisi igin esasli bir toponomi (jalismasma 
ihtiya^ vardir 

Ertugrul Gazi'ye tahsis edilen yaylak, Sogut'tin daha batismda yer alan 
Domanic ve Ermeni Beli'dir. Domani(; bugiin Kfltahya il sinirlari i^inde 
yer alan sarp ve ormanlik bir bolgedir Dolayisiyla yaylak icin ideal bir 
ortama sahiptir. Ermeni Beli ise Domanic'in alt yanindan Inegol'e dogru 
uzanan bir yukselti silsilesidir 

Kaynaklarda Domanic Beli olarak da zikredilen Ermeni Beli 
Hudavendigar Livasi Tahrir Defterinde ^oyle tarif edilmektedir: "Domanii; 
Bdi dimckle ma'mfvc me^hur dcrbcnt ki bir ba^i Karyc-i Cukuna'dadir. l^indc raiydtm 
vc miisdlcm taifesindcn vc piyadc laifcsindm miikmckkin ban evkr vardir. Ve bir ba^i 
inegol Kadiliginda Kal^yM Mizal'dir ki ifindf kiilliym yayalar sakindir." 





Ermeni Bdi hah ucu(arka plandaki koyu renkli holgc) 



^^ Barkan-Mericli, s.180. 




Simdi artik Ertugrul Gazi ve Osman Gazi donemlerinde yaylak ki§lak 
guzergahinin incelenmesine gecebiliriz. (^unku uzun yilzyillar 
Osmanlilann yaylak ve ki^lak yeri olarak Sogiit Ermeni Beli ve Domanic; 
zikrediliyor olmakla birlikte yaylak-kislak arasmda goc edilirken hangi 
giizergahm takip edildigi meselesine hemen hi(; temas edilmemi§tir. 
A^agida bu guzergah uzerinde yaptigimiz alan calismalarina dayali 
harita ve fotograflari verecegiz. Giizergahm ayrintilarina ise Kulaca'nin 
fethi bahsinde oireceSiz. 




DOMANIg, 



vezIrhaN 



IBlLEClir I y^ 

1^ _ ^ MARMANKAYA'''^ 




Sogiit-Domanii Guzergahi 



{Yegil-mavi yol Halil Inalcik'm gosterdigi yoldur. Kirmizi ile gosterilen 
guzergah bizim belirledigimiz yoldur Bilecik tekfuru ile yapilan anla?- 
madan sonra Bilecik tizerinden dolagacak §ekilde uzamigtir) 





Sogut-Domanii hattinm aydu goriintiisii 





49 



Ermeni Bdi'nin Domani('ten Goriiniimii 





-Ertugrul Gazinin kiglak olarak yerle§tirildigi uc bolgesi 
olan Sogiit sarp bir cografyada yer almaktadir. 

-Buradan Bozuyiik iizerinden Ermeni Belinin yanindaki 
bogazdan dolajilarak Domanig'e yaylaya gidilirdi. 

-Bu giizergah Osman Gazi zamaninda Bilecik tekfuru ile 
yapilan anla§ma lizerine Sogiit-Bilecik-Bozuyuk §eklinde 
uzami5tir. 

-Ermeni Beli ayni zamanda Osmanblarm Inegol tekfuru 
ile yaptigi gatismalarin ve Bay Hoca, Sariyatu gibi ilk 
jehitlerin verildigi yerdir. 



50 



3. BOLUM 




IlkFetIh 

JLK^EHiT-iLKVAKIF 




Sogutle Doinani(; arasmdaki gidi? doniis yolu ayni zamanda Osman 
Gazi'nin cjevredeki tekfurlarla ^eki^mesini ba§latan bir yoldur. Nesri'nin 
". ..Osman ik hvgol Tckfun arasinda ddavet var idi. Biri birinden muhkrizlerdi." kay- 
dmda anlattigi gibi ozellikle Inegol tekfuru ile ba§tan beri bir rekabet 
durumu soz konusu olmu5tur, Halil Inalcik bu rekabeti "...Osman'in 
a^ireti, Sogiit ile Domanif arasinda (j6{ sirasinda Incgol bolgcsinden gt{trkn ihrhaldc 
smulcrin ka^milnwz tahrihah dolayisiyla) hu tekfwia diismanlik vc ^atisma durumma 
gdmii ilk fflti^ma bu yol iiierinde Domani^-Bcli'ndc vuku bulmu^tur. Osman ilk gaza- 
sini incgiil tekfumna bagnnli Kiilaca Hisanni alip yagmalamakla gaxckkstirmistw. . . " 
^eklinde tasvir etmektedir. Osman Bey'in geni^leme stratejisi iQude 
ineool tekfuru ile mucadelede ilk onemli atak IneTOrfln hemen 

O O 

yakininda yer alan Kulaca'nin fethi olmu§tur "... Osntan Gazi himmrt 
kdicm Mint muhkcm baglayub bir gia yarcnlaiylc suriib hwgol'c gcliib yamnda 
Kulaca'nm kakyi oda vurub kdfirini hrdi" Ku§kusuz Kulaca'nin fethinin 
Osman Bey'in gazalari icindeki yeri son derece onemlidir Kaynaklardan 
da anla5ilacagi iizere bu fethin nedeninin Inegol tekfuru ile ya^anan 
gerginlik oldugu aciktir Osman Gazi bolgedeki iki guclu tekfurdan 
Bilecik tekfurunun dostlugunu saglayarak Inegol'e kar^i askeri harekata 
^irismistir Osman Gazi elindeki imkanlann darlmi nedeni ile do^rudan 

O ' ' DO 




' Halil inalcik 'Osmanli Devletinin Kurulusu Problemi', Dogu Bati Uciincii bs. Ankara 2006 s. 132. 
^^ Halil inalcik bu gorusiinu pek cok defalar konferans vs gibi gerekcelerle tekrarlamaktadir. 
8^ Nesri, s 85 




n 



inegol tekfuruna karsi bir hareket yapmak yerine kendisi icin daha 
rahat galebe firsati saglayan Kulaca'ya saldirmayi uygun gormu^tur. 
Kulaca'nm fethinin Inegol tekfuru icin onemli bir gozdagi oldugu 
anla§iliyor. Osman Bey ile Inegol tekfurunun boyle bir dii§manlik ili§k- 
isi i(;inde bulunmalarmin nedeni bolgedeki niifuz miicadelesi imi^ gibi 
oorflnmektedir Halil Inalcik bu nufuz miicadelesinin nedeninin toc 
yolu tahribati oldugu du^uncesindedir; biraz a^acak olursak yukanda 
aktarildigi gibi Osman Bey'in asiretinin Sogut-Domanic arasmdaki yay- 
lak-kiglak goclerinde Inegol iizerinden gectigini savunmaktadir Bu 
gocler sirasmda dogaldir ki goc kafilesindeki hayvanlarm ve insanlarin 
araziye ve ekinlere zarari dokunmaktadir Inalcik, Inegol tekfurunun 
du^manligmi kendi arazisinde konar-gocerlerce ortaya (jikanlan i§te bu 
tahribata baglamaktadir Kar5ila5tirmali haritamizda gorulecegi uzere 
Sogut-Domanic arasmda Inegol yakmlanndan ge(;en bir guzergah izle- 
mek, goc yolunu zorla^tirmaktan ba5ka bir i§e yaramamaktadir Cunku 
uydu fotografmdan da kolaylikla anla§ilacagi uzere hem Sogut'ten 
inegol'e hem de Inegol'den Domanig'e giden hat bugiin bile ula§imi 50k 
zor sarp bir yoldur halde Sogut-Domanic; goc yolu icin ba§ka bir giiz- 
ergah aramamiz gerekmektedir. Yaptigimiz ara§tirmalarda bu yolun 
bugijnku Sogut-Bozuyukhattmdan Bursa yolunadondugiJnu; buradan 
da Inegol'e varmadan Ermeni Beli'nin altmdan, yoldan ayrilip 
Domani(;'e ula§an hat oldugunu tespit etmi§ bulunuyoruz. Bu 
belirledigimiz ve kar^ila^tirmali haritada gosterdigimiz guzergah hem 




«:K?i!!'M«f 



Wviii 



oeto 








33 



ilk Osmanh schiii Bay Hoca'nin Hamza Bey Koyiinicki Tiirhtsi 





daha kisa hem de {yilzlerce hayvan ve insandan olu§an) bir gog ker- 
vaninin yolu icin daha az engebeli bir hattir. Yolu boylece belirledikten 
sonra acikliga kavu§turmamiz gereken bir konu daha kalmaktadir da 
inegol tekfuru ile yapilan cati§manin yeri ve bu catismada sehit driven 
Osman Gazi'nin yegeni Bay Hoca'nin tflrbesidir "... Pes Kamca-Hisafun 
kh'ur'i kannda§i Kalonoz'a k§ker ko^uh Im-goh muavin gonderdi. Osman Gazi dahi 
bu kaiiycyi tuyub qmidli am iduh Ikiuc'yc gdiib Tomanic bilin a^duk yirde kiiffarik 
buli^ub cing-i azim itdilcr. Osman'm biradcri San-yati'yi anda jfhit etdikr. 01 ycrde bir 
i;am vardur, Kandillii e,am dirkr. Zira gdh-gdh anda bir §ulc gMniir Saru-yati anun 
dibinde§chid oldi" 




54 



Kulaca'nm fethiyU gcni^leyen arazi. 
A§agiia hrmm ilc gbsterikn yerlcr Kumral Baha vakif koyhriiir. 



Kandilli Cam yakin zamanlara kadar Domani(;'e bagli Domurlu 
koyiiniin 2 km kadar di^mda bulunuyordu. Bugiln artik gam yerinde 
olmadigi gibi burada bulunan eski mezar ta§lari da kaybolmu§ bulun- 
maktadir 



Arastirmalarimiz sirasmda Bozuyuk ilcesine bagli Kandilli koyiinQn 
hemen Qst tarafmda bulunan korunun i(;inde Saru-Yati'ya izafe edilen 
bir turbe tespit ettik. Koylulerce israrla Saru-Yati'nm {Savci beyin) bura- 
da bulundugu iddia ediliyorsa da bu durum tarihi kayitlara uymamak- 
tadir 





Boziiyuk KaniiUi koyiinie huhnan tiirhmin di§ goruniimu 





55 



Boziiyiik Kandilli koyiinde huhnan tnrbenin if goruniimix 




Anlasildigi kadariyla; Inegol Tekfurunun nufuz alani Bozuyuk'e dogru 
uzaniyordu. Bu nedenle de tekfur, Osman Gazi ve a§iretinin yayla ve 
ki^la gocunil (en azindan kendi nufuz bolgesinden gecen kisminda zor- 
la§tinyordu) ve bu hat iizerindeki gocler, tekfuru rahatsiz ediyordu. 
inegol'e gore daha guney-doguda bulunan Kulaca'nm fethi tekfurun bu 
yondeki niifuz alanini budayacak bir darbe anlammi ta§iyordu. 

Yukaridaki anlatimdan cikarilabilecek bir ba§ka sonuc ise Osman 
Gazi'nin Inegol tekfurunun niifuz alanini kugatma ve daraltma eylem- 
leri icinde Bozflyuk'un tahmin edilenden dalia fazla bir rolu oldugudur 
Bu rolii degisik bir yonuyle de ele alalim. 




56 



ILKVAKIF 

Osman Gazi'nin ilk olarak verdigi vakif yeri BozLiyQk'tedir Osman 

Gazi'nin Kumral Baba ile yaptigi konusma Asikpa^azade'de ^oyle 

ge(;mektedir: 

"... 5fi/)i lk\)iA\ kirn Osmm Gazi'iiin diisiiii to'lnr cfdi vc padmhligi kcndiiyc ve mscb 

ii ncsline miistiiladi, yaninda sqjhm bir muiidi var idi adina Dayi§ Durdi oglu Kumml 

Dale derler idi. 

01 dervis eyidiir :Ay Osman'. Sana padisahhk verildi. Bize dahi siikrana gerek, dedi 

Osman Gaii eyidiir: Her ne vaktin kim padisah olam, sana kr vereyim, dedi. 

Dfivij eyidiir: Bize koyciigei yeter ^ehirden vai gelimdi, dedi. 

Osman Gazi eyidiir: Ben kagit mi yazarin kim benden kagit istersin dedi. Osman Gazi 

eyidiir: l^de bir kilucum var Atamdan ve dedemden kabm^dur Am sana vereyim. Ve bir 

ma^raba dahi sana vereyiim. Bile seniin eliinde olsunlar Ve bu niianu saklasunlar ve ger 

Hak Taald beni bu hiimete kabul eder ise beniim neseb ii nesliim dahi ol kilici gorelei; 

kabul edelcr, koyiini almayalar dedi. Verdi. Simdi dahi ol kilic Kumral Dedc neslii dind- 

edur 

BozLiyukiin Inegol tekfuruna yonelik harekat i(;in kullanilmasmdaki ilk 
onemli ornegimiz Kumral Baba'ya verilen vakif arazidir Gunumiizde de 
ayni isimleri koruyan bu vakif koylerinin Bozuyuk'un arka tarafmda 
Domanic yonunde kaldigmi soylemeliyiz. 



" Asikpasazade bu durumu anlatirken "Aya Nikule derler idi,bir kafir var idi inegolde. Osman Gazi yayiaya ye 
krslaya gitdijkieri vaktrn bunlarun gdcin usendiirijr idi."demektedir. Bab 3 s. 94 
^ Asrkpasazade, Bab. 4., s. 95. 





Kumral Abdal Tiirksi'nin di; g6runu§u 





57 



Kumral Ahial Jiirhcsi iicriien gdriinuj 





Turbede Kumral Baba'nm disinda Horasan erenlerinin kabirleri de 
bulunmaktadir. Turbe 1997 yilmda restore edilerek cini kaplanmi5tir. 

Kumral Abdal'a vakif olarak verilen Karaagac ve Kovalica koyleri, ayni 
isimle gunumuzde de mevcuttur 



Osmanogullarinm tahsis ettigi bu ilk vakfm stratejik onemi iyi anla§il- 
malidir Osman Gazi en erken beylik devirlerinden itibaren planladigi 
geli§me stratejisi icin kendi §artlari ve kaynaklari cercevesinde adim 
adim hareket etmeyi uygun gormii^tiir 



.■111 



-Osmanli tarihindeki ilk fetih Inegol'e kar§i bir ileri 
karakol olmasi nedeniyle segilen Kulaca'dir. 

-Osmanogullarinda kayitlara gegen ilk §ehit Osman 
Gazi'nin yigeni Bay Hoca'dir. Tiirbesi Inegol yakinlannda- 
ki Hamza Bey koyiindedir. 

-Osmanlilarda iUc vakif bizzat Osman Gazi tarafindan 
Kumral Abdal'a verilen ve Boziiyuk'un arkasmda 
Karaagag, Kovalica koyleri civanndaki arazileri kapsayan 
vakif tir. 



58 



4. BOLUM 




KaracahIsarin FethI 





Kale gm§i 




60 



Karacahisar Osman Gazi'nin ilk baskenti olan yerle§im yeridir. Bugun 
Eski§ehir'in bir mahallesi haline gelmi§ olan Karacasehir koyiinun ust 
tarafinda yer almaktadir. Karacahisar'm fethi Osman Gazi'nin ilk fetih- 
leri iQude en onemli olanlarindandir. lialde Karacahisar'm fethinin 
§artlari iyi anla§ilmalidir 

§unu oncelikle belirtmeliyiz ki A^ikpa^azade'ye gore birisi Ertugrul Gazi, 
digeri Osman Gazi zamanmda olmak flzere Karacahisar iki defa 
fethedilmi5tir Ilk fetihten sonra Karacahisar'm tekfuru, Selcuklu sul- 
tanma vergi odemek §artiyla yerinde birakilmi§tir 

Diger kaynaklarda bu ilk fetihten soz edilmese de tekfurun Selcjuklu 
sultanmm haracgiJzari oldugu kaydedilmektedir Dolayisiyla 
Karacahisar'a yapilacak dogrudan miidahale ayni zamanda Sel(;uklu 
sultanmm hukiJmranligma miidahale anlamma gelecektir Bu neden- 
le olsa gerek Osman Gazi, Karacahisar'a mudahale etmek igin en uygun 
§artlarm gergekle^mesini beklemek durumundaydi. Bu uygun iklim 
i(;in bazi onemli siyasal geli5melerin ortaya cikmasi gerekmi^tir 



Birincisi; 1277 yilmda ozellikle Pervane Muiniiddin Siileyman'm 
serbest hareketlerinin dogurdugu tepkiyle idam edilmesi ve Mogol 



' Inalcik, Devlet-iAliye, s.ll. 




llhanligi'nm Anadolu'daki idareyi dogrudan uzerine almasidir. Bu olay- 
lar sonucunda artik tamamen bir golge hukiimdar haline gelen 
Anadolu Selcuklu sultaninm otoritesi ulke genelinde ortadan kalk- 
mi§tir. Bu otorite kaybi ozellikle uc bolgelerde bazi par(;alanmalara ve 
bazi yerel beylerin bagimsiz hareketlerine yol acmi5tir. Bu bagimsizlikgi 
hareketlerin kuzeybati Anadolu ucundaki en onemli ornegi 
SahipataoguUari'dir. Selcuklu otoritesinden bosalan yeri kuskusuz 
Mogollar dolduracaktir. 

tkinci onemli geli§me Mogol idaresinin de uclardaki guciinu zayiflatan 
ig ceki5meleri ve ozellikle Sulemi§ isyanidir. Osman Gazi'nin a§iretin 
basuia gectigi 128rde ve izleyen birkac yilda Mogollann Kuzeybati 
Anadolu'daki garnizonunun Kiitahya merkezine 60 km uzakliktaki Qav- 
darhisar'da oldugu bilinmektedir. Muhtemelen bu garnizondan gelen- 
ler veya bu garnizonla ili^ki icinde bulunan Germiyanlilar'm ilk devird- 
eki bazi bagimsizlik alametlerinin ortaya cikmasmda ozellikle de ilk 
hutbenin okunmasi ve ilk orfi verginin konulmasmda cok onemli rol- 

87 

leri oldugu bilinmektedir. Bu konulara a^agida Inegol'un fethinden 
sonra gercekle^tirilen faaliyetlerde daha aynntili olarak temas edecegiz. 
§imdi yeniden Karacahisar'm fetih §artlarina donelim. 



Yukarida anlatilanlarm i§iginda Osman Gazi'nin Karacahisar'i 
fethetmesi icin esasli bir oerekcesinin bulunmasi oerekti&i aciktir Bu 
gerekce ayni zamanda Selcuklu sultanma veya onun yerini alan Mogol 
idaresine ba§kaldiri niteliginde olmamalidir (^flnku Osman Gazi'nin bu 
ilk devirlerde sahip oldugu asker miktari ve diger kaynaklari birkac 
cephede birden mucadele etmesine yetecek dflzeyde degildir Bu 
nedenle miicadelesini daha (jok bati yoniinde geli§tirmek isteyen 
Osman Gazi Mogollarla ayri bir cephe a^mayi uygun gormemektedir 
Bu yuzden fetih icjin bulacagi gerekce Mogollann hi5mini kendi uzerine 
(jekmemelidir Olayin geli5imi A^ikpa^azade'de §6yle anlatilir: 

89 

"...Imdi Sultan Aldaddin'c hahar vardi kim Osman Gazi'niin iizaine kdfiiicr galaha 
leaker ik varmi^lar; karda^i Sam Yatu'yi jehid ctmi^la: Her kanki kdfiriin lc§kcru 
vardiyise bildiirdikr. Sultan dahi cyitmii kim :"Ma'lum oldi kim Karacahisar tekviiri 
biziim ik yagi olmus dcdi Vc hem Gcrmiyanogli o gaiiblai sevma" dedi. " Eksai o kdfir- 



'6 Zeki Velidi TOCAN, Umumi Tijrk Tarihine Giris, 3. bs. Enderun Kitabevi, Istanbul ,1981. 

^^ Wittek, S.23. Wittek burada garnizona adini veren unlii Mogol komutani (^vdar'a bagli "Cavdar ulusunu" yani 

kronlklerdeki (^avdar tatarlari lie Cavuldur Turkmenlerl arasmdaki bir iliskjyi hie de sijrpriz saymayacagini kaydet- 

mektedir. 

'' Asikpasazade 6. bab s. 97. 

^^ Bu tafihte Anadolu Selcukiu Sultani Alaaddin Keykubad degil Giyaseddin Mesud'tuf. Bkz. Ibrahim Kafesoglu 

"Selcuklular" maddesi, I.A., C.X, Ankara 1993. s.384. 




61 




kriin harcktinm ihmalindmdixr bm hod bilirun " dcdi. Emr ctdi "ta leaker am olin- 
sun" dcr. Kim ol kdfirler bunun gibi ij edaicr. Ve "ya gayret-i islam bizdc yok mudur" 
dcyiib Ifjkfri aim ank o\md\ hiinim ddilcr Karaca Hisanm iizaine diisdih: Osman 
Gazi dahi gddi. da bir tarafdan cenge me^gul oldi Bir iki giin cmg olmca fayatalar 
gddiler kim "Baymcar Tatar gddi Eregli'yi aldi Ve yikdi Ve halhm hrdi Ve lehrini oda 
urdi" dedila: Sultan Alaiiddin dahi Osman Gazi'yi ohdt getiinli Hisar ifin getiirdiiklai 
silahlan cemi'isini verdi. Eyidiir." ogul Osman Gazi sen de saadet nisanlan foWur. Sana 
ve nesliine dlemde muhbil oliei yoktir. Beniim duam ve Allah'm inayeti ve evliyanm 
himmeti ve Muhammediin mueizati seniin He bilediir." dedi. Ve kendisi vilayetine gitdi. 
Sultan kim gitdi, Osman Gazi dahi Mrbf gun sabr ctdi. Ahr kalayi yagma etdi. Eeth 
olundi Tekviirini dahi dutdi. Gazileri dahi doyiim etdi. Sehiiniin evlaini gazikrc ve 
gaynya verdi. Am miisiilman ^ehir etdi." 

Metinden anla§ilacagi iizere Osman Gazi, Karacahisar'a saldirma 
gerekcesini Karacahisar tekfurunun sultana asi olmasma dayandirmak- 
tadir. Boylelikle, bagimsiz hareket eden bir iic beyi olmak yerine sul- 
tanin ve onun metbuu olan Mogol iUianinin liaklarini koruyan bir bey 
vasfini elde etmis bulunmaktadir 




62 




Karacahisar fdhiyk gcni^kym Osman Gazi arazisi 




Yukarida Asikpa§azade'nin metninde dikkatimizi cekmesi gereken bir 
nokta daha vardir: Sel(;iiklu Sultani uclardaki ahalinin uc beylerbeyi 
konumundaki Germivanlilar tarafmdan veterince korunamadioi 
g6ru§Lindedir. Vekayinamelerimiz bu yolla da Osman Gazi'nin harekati 
icin bir diger me§ruiyet zemini saglami§ olmaktadirlar. Daha sonra 
kaydedilecek olan ili§kilerle birlikte uc beylerbeyliginin 
Germiyanlilar'dan Osman Bey'in eline geci5 sureci Karacahisar'm 
fethiyle ba5lami5 olmaktadir. Demek ki, Karacahisar'm fethiyle bagimsiz 
bir Osman Bey goremezsek bile artik daha serbest hareket eden bir 
Osman Bey tarihi bir vakia olarak karsimizda durmaktadir Bu 
ula^tigimiz netice gali^mamizm ba§langicinda Osman Bey'in bagimsiz 
olup olmadigma ili§kin sordugumuz sorunun da cevabi olmaktadir. 



KARACAHiSAR'IN FtZIKl GORUNUMU 

Karacahisar buofln Eskisehir iline ba^li Karacasehir mahallesinin ust 
tarafindaki tepe uzerindedir §ehir Fatih Sultan Mehmed doneminde 
susuzluk vb. nedenlerle asagiya bugunku Karaca§ehir'in bulundugu 
yere ta§inmi§tir Bu ta§inmayi anlatan vakif kaydi §6yledir: 
"Evkaf-i cami-i Karacasehir: kadmden nicrhuni Sultan Mchmcd Han Beratiyla makur 
camiyehatib olanlar, asagida makiirbcrata mutasarnflarmis. Karacasehir asilyaindm 
intiiial ediib enm padisahiijle Karacasehir altinda Inr yerde miictemi ohib sekr ohnus- 
dur Cami-i meibur kalede harab kalmi^tir Ba'dehu Karacasehir emr-i padi^ahi ve fer- 
man-i sultan geliip ^chir olduktan sonra defterdar Hiissam Bey mezkiir sehir i^inde bir 
camii ve bir muallimhane ihdas ediip vakfediip emr-i padisahi He Cuma kdinip talimA 
Kur'an okunur vc mezkiir caniidc ijcvmi Ylazret\ Kcsulullah Sallallahii ve sellem 
mhuyciin Inr hatme okuminmis. Mezkuran camiye ve muallimhaneye bir hamam vakf 
eylemisdir" 

Tepenin Kiitahya yoluna bakan ucunda surlarla cevrili bir kale kalintisi 
mevcuttur Kaleyi (jevreleyen surlar oldukca belirgin bir durumdadir 




63 



' Halime Do§ru, XVI. Yuzyilda Eskisehir ve Sultanonii Sanca^i, Odunpazari Belediyesi Kultur Yayinlan -5, Eskisehir 





p^"'" > r. K^^[,^*-'J'^^ 



Kflle (iuvar kdimtilari 





Kfll£ jirifi 




Kale kapisi harap bir vaziyettedir. Halil Inalcik'm giri5imiyle baslatilan 
kazi (jali^malan 2000 yilindan bu yana Anadolu Universitesi tarafindan 
surdurulmektedir. 

Kale kalintisi bugiine kadar yapilan cali^malann i§iginda sivil bir yer- 
lesimden daha ziyade bir askeri garnizon gorLinumiindedir Kazilarla 
ortaya gikanlan mekanlar genellikle birbirlerine biti^ik olarak inga 
edilmi5 kuciik odaciklardir §u ana kadar birkac tane de 50-40 
metrekarelik, digerlerine oranla biiyiikce sayilabilecek mekanlar ortaya 
(jikarilmistir 



Ayrica kalenin ortalanna rastlayan yerde kalenin su ihtiyacini kar§ila- 
mak Lizere yapilmi§ bir havuz da bulunmaktadir 




Karacaschir hilt hdintismdaki havuz 

Kroniklerimiz Osman Bey tarafindan fethedilmi^ olan Karacahisar'i tarif 
ederken burada bircok kilise bulundu&unu ve bu kiliselerin fetihten 

* 91 

sonra mescide (;evrilmi5 olduklarini kaydederler. Bu kayitlardan 
hareketle mevcut yerlesimde bir tanesi buyuk olmak iizere birden fazla 
kilise olabilecek biiyiiklukte mekan aramaliyiz. Ancak §u ana kadar kale 
kalmtilan i^inde yapilan yuzey ara§tirmalari ve kazilarda bu olciide 
k mekanlara ula§ilmami5tir 




65 



^^ " Kacan kim Karacahisar'i aldi, sehrLin evieri bos kaldi. Ve Germiyan vilayetinde ve ^ayri vilayetden hayli 
adamlar geldiler. Osman Gazi'den evier dilediler. Osman Gazi dahi verdi. Ve sehel zamanda ma'mur oldi. Ve bir 
nice kiliseler dahi vardi kim mescit etdiler. Ve bazar dahi durgirdilar." Asikpasazade, bab 14, s. 103. 





Kflle i^inic kaziyla ortaya iikardan hir mckan 



Diger yandan yine kroniklerimizin verdigi bilgilere gore fe- tihten sonra 
Karacahisar'da bir pazar kurulmu§ ve ilk Osmanli vercisi de bu sozii 
edilen pazarda Osman Bey tarafindan konulmustur. Su halde biz 
Karacahisar'm bulundugu tepede Pazar kurmaya miisait bir alan da ara- 
maliviz. 




66 



Halime Dogru kale kalmtilarinm giiney-dogu yoniinde kalan askeri 
alana dikkat cekmi§tir Bu alanda ozel izinle yaptigimiz yuzey 
incelemesi sonucunda aranilan sivil yerlesim yerinin bu bolge olabile- 
cegi sonucuna varmi^ bulunuyoruz. Askeri bolge icinde kalan bu alan- 
da biiyuk mekanlann, sokak olabilecek geni^ araliklarm varligi goze 
^arpmaktadir Bu alanda yapilacak 5ali§malar ve muhtemel kazi 
sonucjlari Karacahisar'ui fizik yapisi hakkinda gok daha kapsamli ve 
safilam verilere ulasmamizi saslavacaktir 



92 



Nitekim Asikpasazade su sekilde ifade etmektedin " Kadi konuldi. Ve siibasi koniildi. Ve bazar diirdi", bkz: Bab 



14-15,5.103-104. 

^^ Dogru S.60 dn 132 

^^ Bu konuda ozel izni saglanmasinda ve yuzey arastirmalarinda calismalarimiza yardimci olan 1. Taktik Hava 

Kuwet Komutanligi personeline sukran borduyuz. 




n 



BUGUNKU ASKERl ALAN tCINDE KALAN KALINTILAR 




Kale kalmtisi ile buoiin askeri boke icinde kalan ve sivil verlesimin var 
oldugunu dusundugumuz alan arasindaki bos dilzluk ise pazar kur- 
maya en miisait yer olarak goriinmektedir. Dolayisiyla ilk Osmanli ver- 
gisinin konuldugu Karacahisar pazannm askeri ve sivil alan arasindaki 
duzlukte guvenli bir bi^imde kurulmu? oldugunu kabul etmemek igin 
bir sebep yoktur 







67 








68 



-Karacahisar, Osman Gazi'nin fetihleri iginde en stratejik 
olanlardan birisidir. Bu fetih Osman Gazi'nin Selguklu 
Sultani ile olan ili§kisinde de bir doniim noktasidir. 

-Ozellikle Germiyan cephesinde olmasi nedeniyle onem- 
li yere sahip olan Karacahisar Osman Bey'in de ilk 
ba§kenti olacaktir. 

-Bugiin kale iginde yapilan kazilann tamamlanmasiyla ve 
kalenin kar§ismdaki askeri alanda bulunan yerlerde 
yapilacak gali§malarla Karacahisar'm gergek fiziki altyapisi 
ortaya gikacaktir. 



5. BOLUM 




Sakarya OtesI SeferI 




K 



ESIM: A 

SAKARYA OTESi SEFERJ 
(BE§TA§-GOYNUK-MUDURNU-TARAKLI) 



Asikpasazade, Osman Gazi'nin Mudurnu Goynuk seferini kaydederken, 
Osman Bey'in Be^ta^ Tekkesi'nden aldigi yardimi zikrettikten sonra, 
Samsa Cavus kilavuzluounda Sakarva Nehrini oectiklerini anlatir. 
Osman Gazi Sakarya nehrini gegtikten sonra Sorkun'a ^ikar, buradan 
Mudurnu vilayetini, Goynuk ve Tarakli'yi vurduktan sonra tekrar 
Sorkun uzerinden Karacaliisar'a cikar 




70 



"...Bir gun Osman Gazi Mihal'e cyidiir: Daraku Ycniasi'ne serginkliim deriiz, sen m 
dersm? Mihal eydiir: Hanum! Sorkun uimnt Sankaya'dan, Bfj Da^'tan gc^diim ki 
Sakarya suyum gc^cbilcrui. Vc hem gazikr ol taraftan gdixrlcr, dcdi. Mudurnu 
vilayctinin dahi irmaga kolaydw; dedi. Vc hem ol vilayet ma-murdur der Ve Samsa 
fflvuj dahi ol vilayek yahn yerde olur Ve ona dahi habar cddiim ki bir firsat oldugi 
dontmde bize bildirc. Ve hem anun gibi ettiler Vardilar Bei Dai'un tekkesinc kondular 
Seyhine sordular: Su gefit verur mil §eyh: eyidir, gazilere gefittir, Allah fazliyle, da: 
Allan yemin kesiib bindilcr Su kenanna vardilar Samsa Qavu^i su kenarmda buldular, 
hazirve muheyya buldular Aldi bu gazileri, dogru Sorkun iizenne iletti..." 

Metinde sozu edilen Be^tag tekkesi bugiin Eski§ehir Tepeba§i ilcesinde 
bulunan Uludere Koyiindedir KoyiJn eski kaynaklardaki adi Itburnu'- 
dur Itburnu Koyu'nun iginde bir bailee i(;inde bulunan tekke kalmtisi 
"Buyuk §eyhin Tekkesi" olarak zikredilmektedir "Buyuk §eyh" ise §eyh 
Edebali olarak kabul edilmekte; buna bagli olarak da koyun igindeki 
tekke §eyh Edebali'nin ilk tekkesi sayilmaktadir Kaynaklarda Mai 
Hatun ile ilgili kayitlarda Itburnu admm zikredilmesi bu rivayeti 
gLKjlendiren diger bir unsur olmaktadir Bugun koyun i(;indeki tekkenin 
bahgesinde tekkenin daha sonraki postni§inlerinden §eyh Suleyman'm 
tiirbesi bulunmaktadir 



'5 Asikpasazade, BabilO, 99-100 
'6 Asikpasazade, Bab: 10. s. 99 





Uluim (hhurnu) Koyiindeki Jckkt'nin ycrinde bulunan Jcyh 5uleymfln Turhesi 

Be5ta§ Tekkesi'nin kalmtilari ise Itburnu (Uludere) Koyu'niin 5 km 
di§inda Eskisehir'e bakan bir tepe yamacmda bulunmaktadir. Be5tas adi 
tekke kalintilannin kar§isindaki yiikseltinin iizerinde bulunan ta§lar- 
dan oelmektedir. Bu^un hala burada var olan ve antik donemdeki bir 
yapiya ait oldugu du^unulen Besta§'in ne zaman ve liangi amacla 
buraya getirildiklerine ili§kin bir bilgi yoktur Ayrica yakin gevrede bu 
ta5larin alinmi§ olabilecegi dusunulen bir antik yapi kalmtisma da rast- 
lanmaz. Ancak kar§i tepedeki tekkeye adini veren Be§ta5 yiizyillara rag- 
men liala burada bulunmaktadir 





71 



Bejtaj Tckkesinc admi verm antik doncmden \alma bcjfuf 





Bej Kariqkr tc<pcsmicki Btftaj Tekkcsi kalintilari 

Yakla§ik 20 km. mesafeden Eski^ehir'i (^iplak gozle goren Be5ta§ Tekkesi 
yoresini iyi taniyan bir konumdadir. Bu nedenle Osman Gazi Sakarya 
Nehri'nin kar§i yakasma gecerken bu tekkenin ^eyhlerinden ve miirit- 
lerinden yardim almi§tir. 




72 




Bc§ta§ Tckkcsi'ndtn Eski§chir 



Goyniik-Mudurnu Seferi Osman Gazi'nin faaliyetleri icinde ayricalikli 
bir oneme sahiptir. Bu seferi digerlerinden ayiran ozellik, seferin fetih 
ama^li degil, ganimet amagli olmasidir 




Burada cevaplanmasi gereken soru Osman Gazi'yi o zamana degin yap- 
madigi boyle bir sefere zorlayan etkenlerin neler olabilecegidir. 
Kaynaklarimizda Osman Gazi'nin Bey olarak a§iretin basina gecmesin- 
den sonra etraftaki a§iretlerden pek gok Tiirkmenin kendisine gelerek 
tabi olduklan kayiriidir. Bu katilimlarin arka planmda daha once 
sozijnu ettigimiz bir olguyu gormekteyiz. Bu olgu Anadolu'yu talan 
etmis ve etmekte olan Mo&ol idaresidir. Ve bu zulum vonetimi viiziin- 
den Anadolu'nun 1(; ve Orta kesimlerindeki Turkmenlerin, yurtlarini 
terk ederek uclara gocmeleridir. i5te bu goglerin kuzey-bati Anadolu'ya 
do&ru ^erceklesenlerinden onemli bir kismmin istikameti Osman Gazi 
ve asiretinin yam olmu§tur 




Sakarya Oksi Sefcri 

(Ycfi! ile goskrilcn giiicrgah Halil tnalak'a aittir. Kumizi ik goskrikn yol isc hizim 

hdirlcdigimii giizcrgihtu. Scfcrin sonunda Karacahisar'a nktilar iharcsi gbz bnimit 

huluniumlursa sefcrin hafiangii noktasimn Karacahisar olmasi da muhtemddir. Haritada 

her iki yol da goskrilmiflir.) 




73 



Katilan insanlarin ilitiya(;lannin karsilanmasi ve bagliliklarinin pekistir- 
ilmesi ku§kusuz -eski Tiirk devlet gelenegi geregi- bey olarak Osman 
Gazi'nin sorumlulugundadir Osman Gazi kendisine katilanlar 
nedeniyle geni§leyen ihtiya(:larmi kar^ilamak uzere boyle bir ganimet 
seferi diizenlemek geregi duymu§tur Sakarya Otesi Seferini "ganimet 
seferi" olarak tanimlamamiz i^in yeterli bilgi mevcuttur 




1-Seferde digerlerinden farkli olarak fetih amaci gudulmemi^tir. 
2-Seferin hedefi olarak, ganimete uygun §ekilde "mamur ve ^enlikli" 

97 

yerler olarak Goyniik, Mudurnu, Tarakli gibi bolgeler secilmi§tir 
5-Seferde esir alinmami5 sadece ganimetle yetinilmi^tir 
4-Seferin gijzergahi ganimet getirilmesi icin en uygun guzergah olarak 
secilmistir Fotograflarimiz ve haritamizda goruldugu uzere bu guz- 
ergah Be§ta5 Tekkesi ve Inhisar hizasmdan Sakarya Nehri'ni gecmekte- 

..99 

dir 



Z^^^^^^^^^^^^^^^S tj^ 


«p;j^^^^ 


^^^^^KUSKKi^ '"^y^ 


^^^ 




Cj^^*^^ 






WammmmL .m.:^*^. 


- 



Sakarya Nchrinden Sorkun'a ukan hogai (Bogazm yamndaki hoy t^aykoy'dur] 




74 



Bugun Caykoy adli ycrle^imin yanindan ba^layan bogaza giri^ yeri 
nehri get^i^ igin uygun sigliktadir. Nehir burada ckibimizce birka^ kez 
gegilmi^tir. Bogaz yakla^ik 40 km kadar devam ctmektedir. Bogaz 
Akkoy ve Harmankaya'nin aUmdan gegerek Yenipazar'a ula^maktadir. 



^^ Nitekim bol^enin durumunu aniatan Kose Mihal buralann cok mamur oldugunu belirterek "Ve hem ol vilayet 
mamurdur" demektedir. Asikpasazade, Bab 10. s 99. 

^^ Esasen Osmanli seferlerinin basansi alinan esirlerle olciilurdij. Ancak, bu kez sadece ganimetle yetinilmesine rag- 
men seferin basarisindan soz edjliyor olmasi seferden saglanan ganimete ne kadar bnem verildigini gostermektedir. 
Bkz: Halil inalcik, "Osmanli Devleti'nin Dogusu Meselesi", Sogiit'ten istanbul'a, (Den Oktay Ozel- Mehmet Oz), s.225- 
232. 

^^ Halil Inalcik, bu seferde Osman Bey'in Sakarya Nehri'ni bugiinku Sancakaya'dan gectigini dusunmektedir. Buna 
kanit olarak da Sancakaya'daki eski ve yeni kopriilerin yerinin nehrin gecilmek icin uygun yer oldugunu gostermektedir. 
Bkz: Makaleler II, Dogu Bati yay., Ankara,2008. s.88. Oysa Sancakaya Bestas Tekkesi hizasmdan cok yukarida kalmak- 
tadir. Sunu da hemen ekieyelim ki Cumhuriyetin ilk yillarinda yapilmis olan eski kdprij yikilmistir. Bugun sadece 195011 
yillarda yapilmis olan yeni kbprij mevcuttur. 

^^^ Alan cahsmamizda Saricakaya'nin yukarismdan baslayarak SbgiJt hizasina kadar yaklasik 40 km.lik nehir yatagi bu 
seferin sartlarina uygun olup olmadigini anlamak ijzere incelenmis ve nehrin uygunlugunu belirlemek iizere nehir pek 
cok kez gecilmistir. 





Bogazm giri^inden Sakarya Nehrinin joriiniijii. 
(Burada suj/un atlarla geimcyc uygun siglikta oldugu rahathkla gorixkbUmcktedir.) 





75 



Sogut-Bcjta^ Tckhsi- Sakarya-Harmankaya'nm alhndan Sorkun (Ymipazar foff Mahallcsi) 




76 





Bogazm if hsimlan 

Kaynaklarda gecen Sorkiin bu devirde Yenipazar'm yukarismda dag 
eteginde bir koy idi. Koy, koylulerin ifadesine gore muhtemelen 
XVIII. Yiizyilda susuzluk nedeniyle kasabanin yakinma ta5inmi5 ve 
bugiin Yenipazar kazasinm bir mahallesi (Cote Mahallesi) haline 
donusmu^tur Dag eteginde eski koyden hatira olarak bugun sadece bir 
tiirbe mevcuttur Tiirbe Selcuklu kiimbetleri tarzinda iki katli olarak 
in§a edilmi§tir 




Eski Sorkm'dan bir goriintu 



10^ Bu^ijn bolgede Sorkun adini tasiyan tek koy Eskisehir Mihalliqk ilcesinin Nallihan Beypazari yoluna baglayan 
karayolu ijzerinde Sariyar barajina yakin bir yerde bulunmaktadir. Bu koy konumu itibanyla Gdyniik Mudurnu seferi 
icin cok uzak bir yerde kalmaktadir. Dolayisiyla buradan ^ececek bir Mudurnu seferi yolu tarafimizdan cok makul 
gorulmemektedir. 



102 



Sorkun 16 yy da Gdynuke bagli bir koydiir. Bkz; Barkan-Meridi, s.525. 





Ymijiazar fotf MahaUcsi 



Mi 




^■■mHH 




^^yj 




m 




u^^^ 


m 


f^^^a^H^HI 


ip^^^^BWBjIMIBBlJ^l^jf -^ _ <^tt;jiiK ^fJQ 






TT-nn^PI, 




i.-.ii^-tiij:.^ HitoJiiLb'i^^uv 


■ i:^ 




"-''*4 


... V -I'^nSlT; 



Sorhm'a giii§ giiitrgahi 

(Kirmizi iizgikr hizim hdirMigimiz yolu gosttrmektciir. Siyah flzgikr Halil Jnalcik tarafinian 

hdirkncn Sancakaya giizergahiir. Haritada daha doguda, Mihalmik'tan Nallihan-Bcypazan 

hattma fikan yol iizerindc bagiin var olan Sorkun koyuniin ytri gosterilmijtir.) 




77 




miJt 


r 


~^^^^^^l^^l 


1 








^ 


1 ; 


i 


i 



Eski Sorkun'daki turhc 




78 




Eski Sorkan'iaki turhc alt kat 




Sorkun'a ulasan bu bogazm tabanmda yazlari kuruyan bir dere yatagi 

bulunmaktadir. Bu bogaz geni^leyen yerlerinde bah(;e tarimi yapilmaya 

uygundur. Kose Mihal'in de belirttigi gibi gazilerin genuine uygun bir 

bogaz gorunumundedir. 

5-Seferin en uygun 5artlarda gerceklestirilmesi icin bolgeyi iyi bilen ve 

bolgedeki Hiristiyanlarca da tanman Samsa Cavu§ kilavuz sedlmi§tir. 

6-Harmankaya'nin hemen alt tarafindan gecmekte olan vol 

Harmankaya tekfuru Kose Mihal'in kontrolunde idi. Bu yolu oneren ve 

Osman Gazi'ye yardim eden de o olmu§tu. 

7-Bu sefer sonucunda sadece ganimet elde edilmekle kabnmamis ayni 

zamanda Sakarya Nehri otesindeki tekfurlann bagliligi da saglan- 

104 lit 

mi§tir. 




Mudurnu 

Goruldugu uzere Osman Gazi'nin erken donem harekati icinde Sakarya 
otesi seferi ayncalikli bir yer ta^imaktadir Bu sefer ile Osman Bey ilk kez 
yaylak ve ki5laklarinda sagladiklari uretimden daha fazlasini elde etm- 
eye (jaba g6stermi§tir Ba§langicta sadece ganimet {kaynaklardaki §ek- 
liyle doyumluk) elde etmek amaciyla giri^ilen sefer Osman Bey'e 
Sakarya Nehri otesi tekfurlannm bagliligini da getirmi§ olmaktadir 
Boylelikle Osman Bey bati yoniindeki harekati icin iki onemli avantaj 
saglami5 olmaktadir: Birincisi, Sakarya Nehri otesi tekfurlannm zapt u 




79 



^"^ Asagtda Mihalgazi ve Harmankaya icin ayri bolum halinde daha aynntili bilgi verilmektedir. 



104 



Nicin esir alinmayip ganimetle yetinildigi aciklanirken Asikpasazade "Esir almadilar. Mai ve ganimet cok aldilar. 



Anun icLJn kim halki kendulere tabii etmek iciin...™ aciklamasini getirmektedir. Bab 10, sayfa 100. 




rapt altma almmasi askeri bakimdan Osman Bey'in i5ini kolayla5tinci 
bir faktor olmu5tur. (^unkfl Osman Bey bati yonundeki harekati i^in 
elindeki CTuclerini daSitmadan oerisini saslama almis olarak daha rahat 

O ' O O O ' 

hareket etmi§tir. Ikincisi, ekonomik anlamda gok onemli bir geni§leme 
alani tesis etmi§, hem kendisi hem izleyenleri tarafmdan Sakarya Nehri 
otesinin kaynaklan Osman Bey'in ve beyliginin etrafinda bir cazibe 
merkezi meydana getirmi^tir Nitekim bu bolgenin (jok ge(;meden 
Osmanli Beyligi'nin yonetimi altma girdigi ve ozellikle de ekonomik 
kaynaklan bakimmdan beylige cok onemli bir giic kattigi goriilecektir 



m... ^n^^^^. " 


^^g^^mBlBhi 


^^^^^Sn 


I -^g^i-r" jj 


m.m 




^i^l^Hm^ 


^-T ''\ 


IB^IH^' 




^- -^r-r^i^^ im 



Go^nnk 




80 



Bolgede daha Osman Gazi'nin ilk zamanlarmda niituz tesis edilmeye 
^ali^ilmasi, ku^kusuz, uclardaki Tiirkmen hareketliligi ve Osman Bey'e 
katilmalar a(;isindan olaganustO onemdedir Cunkii Osman Gazi'nin 
batiya dogru genisleme egilimi §ekillenmeye ba§lami§tir ve bu 
geni§leme icin saglam ekonomik kaynaklara ve kapsamli insan giiciine 
ihtiya^ vardir Bu noktalardan hareketle Sakarya otesi seferini ba§ariy- 
la ger(;ekle§tiren Osman Gazi'nin isabetli bir strateji izledigi ortadadir 








Tarakh 



-Sakarya otesi seferi Sakarya otesindeki topraklan Osman 
Bey'in niifuzu altma sokan bir ganimet seferidir. 

-Bu sefer Osman Gazi ile Kose Mihal'in ijbirligi sonucun- 
da ortaya gikmigtir. 

-Seferin kilavuzlari Be§ta§ tekkesi dervi§leri ve Samsa 
Cavuj'tur. 

-Sefer guzergShi tarafimizdan S6gut-Be§ta5-lnhisar hiza- 
smdan Sakarya gegiji Harmankaya-Sorkun(bugunku 
Yenipazar civari) lizerinden Mudurnu-Goynuk-Tarakli 
§eklinde belirlenmijtir. 

-Osn\an Gazi bu seferde sadece ganimet almi? esir 
getirmemi§tir. 

-Sefer ozellikle yeni ekonomik kaynak alanlarmm bulun- 
masi ve Osman Gazi'ye katilan Tiirkmen gruplarm 
ilitiyaglarmm kar§ilanmasi bakimmdan son derece 
onemlidir. 




81 




KeSIM: B 

harmankaya 




82 




En arkaiah dag Harmankaya'iu 

Harmankaya, bugun Sakarya Nehri'nin karsi yakasinda nehir kiyisinda 
Sakarya Nehri'nden Sorkun'a giden bogazm sol ust yaninda yer alan 
sarp bir kayaliktir. Bu kayaligm alt yaninda yer alan yerle§im yeri erken 
Osmanli donemi kaynaklannda Kose Mihal adli tekfurun yonetiminde 
bir yer olarak gosterilir 

Kose Mihal, Osman Bey'e ilk katilan "nokerlerden" birisi olup Osman 
Gazi'nin daveti iizerine din degi§tirerek Islamiyet'i segmi^tir Osman 
Gazi'nin erken donem seferlerinde -ozellikle de Sakarya otesindekil- 
erde- yer almi^ ve kilavuzluk etmi^tir Kaynaklardan anla5ildigi kadariy- 
la bolgeyi iyi bilmektedin Colin Imber, Kose Mihal'in aslinda 
var olmayan bir ki§ilik oldugu ve onun hakkmdaki bilgilerin 



Nesri, S.8I 



'"" Aynntili bilgi icin bkz. Halil INALCiK, DevletJ'Aliyve Osmanli imparatorlu^u Uzerine Arastirmalar-I, Turkiye is 
Bankasi Kiiltiir Yayinlan, istanbul 2009, s.28-33. 

^"^ Mihal Gazi'nin islama ^irisini Nesri, s.l21'de sbyle aniatir: " Osman Gazi eyitdi: kose Mihal'i okuyalum. GelsCin. 
islama davet ideium. E^er musliman olursa hos. Her nereye dirseniz yaralim. E^er olmazsa ewel anun yilayetini 
Harmankaya'yi ceyabini ile talan idelQm didi. Zira bu Kose Mihal Harmankaya kafirlerinin tekfuru idi. Gayet bahadir 
idi. Andan hemen saat Kose Mihal'e adem gonderijb eyitdiler: tizcek gelesijn. Azim seferiimijz yardur. Cemi-i 
esbabi miiheyya olmustur.heman ancak sana munlazinz didiler. Kose Mihal hemen kirn bu haberi jsidirp esbabin 
tehiye idirb ale't-ta'cil gelijb Osman Gazi huzurunda hazir olub el bbdu^inleyin an-samim il-kalb Osman Gazi'ye 
eytdi. Bana iman arz it Miisluman olayim didj. Kose Mihal Osman Gazi bnunde islama girib beyler ve pasalar cem-, 
sad oldilar. Andan Osman Gazi Kose Mihal'e bir alemli traz-t zaz-i eyinine virijb hil'at geydiirdi..." 




A^ikpa^azade'ye sonradan eklendigi gorii^iindedir. Imber, bu 
gorii^unii Hudavendigar Livasi tahrir Defteri'ndeki kaydina dayandir- 

109 

maktadir. Bu kayit defterdeki 5ekliyle 56yledir: 

556<i/flik 2 AM: 

all 166: DCiftlik, Harman-kaya 15391 da Durasi, hasilIOO. 

DQftlik Hamaihkaya' Mdwmi 1514: U, hasiilOO. 
Zikr olan fi/fliklcr Mihalogk Mehmd Begin miiiki idiigine dhinde hiikm-i saiflai 
vat; mazmumnda miinderii; olan budur ki: 

'Anadolu Bcgkrkgisi Karagoz dame ikbalehu tcvki'-i rc/i'^i hiimayun vdsil olieak malum 
ola kim, Harman-kaya'da Durasi Ciftligl ve Mehmed Clftligl, kl iklser yiii ak^e 
hasilyaiar, Mihal-oglu All Beg'iin emldkindcn olub, hdliyd makumm oglu Vulfitnn 
Sancagi Begi Mehmed Beg Bdb< Se'adet kahma geliip soyle 'an olundukl: 
Bu zikrolan miilk bir kimesneye timatiiga viriliip miilklyet iizerc tasanufa mdni' olur- 
muj. imdi bunda Atebe-1 'Ulyam'da olan Defter-i Hakanfye miimca'at olunub, gomliib, 
Harnwhkaya'da Durasi Clftligi ve Mehmed Ciftligi, kl ikiser yiiz akce hasil yazilub 
mezkur Ikl (i/flik Dogan 15401 buyurdum ki: 

Zikrolan ikl fi/flik her kimse timarliga virilmis isc glrii alinub dahi kemdkdn merhum 
ednibinden miilklyet lime tasarruf ettiresin ve dahi hasilindan bir mikdar msne almmi§ 
ise girii aliversin ve Defter'de dahi kayd fKi?rsin, ki min-ba'd sehv lie timara viillmek ihti- 
mali olmaya, 501/lc bilesin. 

Ypr 64 



563- MuhtelifVakiflai; Orhan Beg'den: 

1- B, C: Nefs-i Gol [477J de merhum Mihal Beg bir zaviye Una idiip, mezkur zaviye 
ifin bir hamam Una idiib vak/ffmij. 

Zikrolan hamam harab olub imarek muhtaedir vc zaviye-i mczbur dahi mu'attaldii; 
deyii kayd oliinmus. 




83 



^"^ Colin Imber, "ilk Donem Osmanli Tarlhlnde Diistur ve Duzmece" So^ijt'ten istanbul'a Icinde 2. Baski Ankara 

2005 s. 291vd. 

"" Ortier Lijtfi Barkan-Enver Mericll, Hiidavendigar LIvasi Tahrir Defterlerl 1, TTKYayini, Ankara 1988, s. 316-317. 





84 



^<<ditta 


.^^-.---^T-. .V 


.- / 


•-*^^ 


.* f# ' 




,'• Jkj 


■r' ^ [i.- 


i;;yr' ^ 


mtm 


» flp^M 


mMR 


PW 


^ '^pB 


r^^^ 


n^'-: ■ 


* ■;. ; 


'"#' II 



yaitm plan Hurmdnkiii/fl 

Bu kayitlarda adi ge^en Mihaloglu Ali'nin Harmankaya Koyu'nu satin 
aldigi ve §imdi onun oglu olan Mehmet'in burayi miilk olarak tasarruf 
ettioi oorulmektedir. Buradan hareketle Imber MihaloSullari'mn bok- 
eye muhtemelen 15. yuzyilm sonlarmda veya 16. yuzyilm ba§larinda 
geldigi sonucunu ^ikarmaktadir. Imber daha da ileri giderek 1475'de 
Uzun Hasan'a kar§i yapilan seferde A§ikpa§azade'nin Mihaloglu Ali'yi 
tanidigmi ve ondan Kose Mihal'in hikayesini dinleyerek eserine 
ekledigini soylemektedir. Fakat Imber'in A§ikpa§azade ile ilgili yorumu 
Kose Mihal hakkmda diger kroniklerde, ornegin Ne^ri'de verilen bilgi- 
leri a(;iklamaya yetmemektedir. Ne^ri Mihal Gazi'nin ihtidasi ve Osman 
Gazi'nin nokeri oldugu yolunda A^ikpa^azade'ye benzer ifadeler kullan- 
maktadir. Ne§ri'nin kaydma gore ". . Akabinct gdmlaic Osman dahi ung idmk, 
hay diyincc Osman'in yanina hayli yigit am ohh domh Eski^thir Bcyiniin halkmi 
miinhaim kdub Harmankaya kafirlerixnun kkfuru Kose Mdial'i tutddar. Andan 
Osman Bey, Kose Mihal'i -bahadir olmagm- oldmmeye kiyamayub giinahn af idiib 
aiad itdi. Kose Mdial dahi hcmen e'an-ii dilden Osman Bcy'e etbaiyle noker olub ger^ek 
miihdibi oldu. 01 Harmankaya'yi dahi Kose Mdial'in simdi ogii oglanlan mahkdne 

110 

nutasamflandif..." Colin Imber'in mantigma gore Kose Mihal'in oglu bu 
durumda Ne§ri'yi de tanimi? olmalidir Imber'in yorumunun A§ik- 
pa§azade kaydinm zorlanmasi oldugu a(;iktir Paul Wittek"... Cjiiniimiizde 
de varhgmi siirdiiren linlii Osman Gaii ailesi Mihalogullan soylanni Osman'a ibihak 
etmis bir Hvistiyan donmesine dayandigim hie umitmamislardir..." diyerek kro- 
niklerdeki kayitlara katilmaktadir 



"" Nesri, S.77. 
'"Witlek, S.54. 





Harmankoy'de Kose Mihal'in turbesi 

Colin Imber'in de kuUandi&i Hudavendioar Livasi Tahrir Defterlerindeki 
bir ba§ka kayit Kose Mihal'in gercek bir ki^ilik oldugunu bize soylemek- 
tedir. Bu kayitta Orlian Bey zamaninda Golpazari'ndaki vakiflardan soz 
edilirken "... Nf/s-i Golde mf rhum MiJwl Beg bir laviye bina idiib makm laviye if iin 
bir hamam bina idiib vakf rtmis. Zikr olan hamam harab ohb imaretc muhtactir vc 

112 

zaviycA mabur dahi muattaldir..." denilmektedir. §flphe yok ki anlattik- 
larimizm i5iginda Kose Mihal Osman Gazi devrinde yasamis bir ki§ilik- 
tir. 





85 



Mihal Gazi tiirhcsinin ifcriden gorunu§u 



"^Barkan- Mericli,s.320. 




r 



-Kose Mihal erken devirlerden itibaren Osman Gazi'nin 
yaninda yer almi§ nokerlerdendir. 

-Bir siire Osman Gazi'nin yaninda sava§lara katiln\i§, 
daha sonra da miisluman olmugtur. 

-Yonetici olarak elinde bulundurdugu Harmankaya daha 
sonra ahfadi elinde vakif olarak giftlik §eklinde bulun- 
mu§tur. 




86 



6. BOLUM 




iKi BUYUK DaRBE: 
BiLECiK VE JNEGOL 





Kaynaklardan anla§ildigi kadanyla Bilecik erken donem Osmanli Tarihi 
icin ozel bir yer i^gal etmektedir. (^unku Ertugrul Gazi, Sogut Domani(; 
bolgesinde ya§adigi on yillar boyunca ^evredeki tekfurluklar ile ban§ 
siyaseti gutmu^tur. Beyligi daha dogrusu Sogut-Domanic hattmi, 
babasmdan devralan Osman Gazi de bu dostluk siyasetine -en azmdan 
1281'! izleyen 5-6 yil icinde- riayet etmistir. 

Osman Gazi'nin Bilecik tekfuru ve hatta Bileciklilere kar^i izledigi 
dostane politikanm temelinde ku§kusuz Inegol tekfuru ile ili§kileri 
dengeleme stratejisi hissedilmektedir. (^unku, Osman Gazi'nin asiretin 
basina ^ecti^i ilk zamandan itibaren bokedeki iki ctQcIu tekfurdan biri 
olan inegol tekfuru Osman Gazi'ye kar§i bir husumet i^erisinde 
bulunuyordu. Nitekim yukanda izah edildigi gibi bu husumete kar5i 
Osman Gazi ilk olarak Kulaca'yi fethetmi§tir 

". . .Osman ilf Inegol Tekfun amsmda cUlavti var idi Bin bmndm muhtaizlmli. Bir giin 
Osman Beg diledi ki yetmis ki^iyle Ermeni Derbendinden ge^p, geliip kegiil'u yakup 
ytka. Aya Nikola'nun easusi var idi. Geliip tenbih idub pusuya bi-hyaz er kodular 
Osman'un bir martaloii var idi. Bil {bel) dvkmdugi yerdc kdfir pusuya er kodi dehii ilan 
itti. Osman Gaii dahi hdktedlaya tmkkiil idub togru pusunun iizerine siiriip kdfiiier ile 
buluitilar Osmanilcr ciimlesi yayagidi. Kafir dahi ^ogidi. Ceng- i aiim olup Osmanun 
biradcri Saru-Yatioglu Bay Hoca anda §ehid olup, Ermeni beli diikendiigi yerde 
Hamzabeg-Koyiniin nevahisinde defnolindi. Simdi mezari civarinda bir karban-saray 
viranesu vardiir Andan Osman Gazi geliip yaylaya cikti..." 

Osman Gazi'nin Inegol'e karsi Bilecik'i dengeleme politikasi iki yon- 
ludur ilki, bu iki tekfuru kendisine karsi ortak bir du§man haline 
getirmeme prensibidir Bunu saglamakicin Osman Gazi Bilecik Tekfuru 
ile yaylaya gidisler ve donusler ile ilgili olarak bir anla^ma yapmi§tir 
Kaynaklardan naklettigimiz bilgilerden de anla§ilacagi uzere Osman 
Gazi a§iretin agirliklanni yaylaya giderken Bilecik'e birakacak bunun 
karsiligmda vavla donusiinde iirettikleri kimi mallardan {terevag, 
peynir, kilim, hali vs) Bilecik tekfuruna verecekti. 

Osman Gazi bu yolla iki yonlii yarar saglayacaktir Birincisi a§iretin yay- 
lada oldugu sirada geride kalan mallarinm korunmasi temin edilmi^ 
olacaktir Ikinci ve daha onemli olan yarar yayla yolu guzergahi iizer- 
ine yapilan anla^ma ayni zamanda bu giizergah icin itirazlari hatta 



'" Nesri s. 81 

"* Asikpasazade, bab 9, s.98-99. 




§ikayetleri bulunan Inegol tekfuruna karsi Bilecik tekfurunu tarafsiz 
hale getirecektir. Bilecik tekfurunun bu tarti§mada tarafsiz kalmasi hay- 
ati onemdedir. Zira yayla gidi^ donu^lerinde Bilecik tekfurunun 
arazisinin ugradigi zarar - yolun yakmligi dolayisiyla- ku^kusuz Inegol 
tekfurunkinden kat kat daha fazladir Goruldiigu uzere Osman Gazi'nin 
Bilecik tekfuru ile anla§masi 50k esasli bir stratejik ongoriinun eseridir. 
Ve Osman Gazi bu stratejik anla§mayi Bilecik'in etrafini fetihlerle tama- 
men ku^atmcaya kadar devam ettirecektir 

Osman Gazi'nin ineTOl'e karsi Bilecik'i bir denoe unsuru olarak tutma 
politikasinda ikinci olarak Bilecik'in Hiristiyan ahalisinin de onemli bir 
yeri bulunmaktadir Eski^ehir pazarmdaki miicadelelerde Osman 
Gazi'nin Bilecikli Hiristiyan bardak saticilarmi Germiyandan gelen 
Muslumanlara kar§i korudugunu gormu§tLik. Bu demektir ki Osman 
Gazi olu§turmaya gayret gosterdigi guvenli ticaret bolgesinde 
Bileciklilere ayri ve ozel bir ihtimam gosteriyordu. Bu ozeni §6yle a^ik- 
liyordu : ". . . Osman Gazi Bikciik kdfirkrinc gayctdc hiirmet cder idi. Sordular kirn: "Bu 
Bikciik kafirhiniin smiin katmda hiirmcti var. Nedmdiir" dcdilcr. Eyitdi kirn: " 
Kon^ilammuzdm. Biz gddiik bu vildyde garib.Bunlar bizi hos dutdtlailmdi bize vdcib- 
duT \im bunlara hiirmet cdcviiz dcdi..." 

Yukanda belirtilen strateji ile birle^tirildiginde Osman Gazi'nin Bilecik'i 
kendisi icin miistakbel bir sahip olunacak 5ehir; Bilecik ahalisini de 
milstakbel ahalisi olarak gordiigii du5unulebilir 



Bilecik'in Ineral'e karsi denoelenmesinde iiciincii bir unsurun Bilecik ve 
inegol tekfurlarinm nufuz alanlannm kesi§tigi Bozuyuk-Ermeni Beli 
bogazi oldugunu goruyoruz. Osman Gazi'nin Bozuyuk'e de ozel bir 
onem verdigini ve burayi Kumral Baba'ya vakfederek saglama aldigma 
Domanic ve Ermeni Beli bolumunde deginmekteyiz. 

Bu Lie unsuru goz oniinde bulundurdugumuzda Osman Gazi'nin 
Bilecik i^in erken devir geni§leme stratejisi i(;erisinde ayri ve ozel bir rol 
bi^tigini rahatlikla gorebiliriz. 




89 



Bilecik kalesinin fethi kaynaklarda oldukga tafsilatli bir bigimde 
anlatilir Cunku burasi kolay fethedilir bir yer gibi gorunmemektedir 
Osman Gazi fetih i(;in Bilecik tekfurunun duguniinu firsat bilir Yarhisar 
tekfurunun kizi ile evlenecek olan Bilecik tekfurundan ozel bir duofln 



'" Asikpasazade.Bab 10, s.lOO. 




tertibi ister. Buna gore diigun agiklik bir yerde yapilmalidir ki, Osman 
Gazi a§ireti ile birlikte dugune katilabilsin. Dugunden sonra da yaylaya 
gideceklerinden soz konusu evlenme merasimi ilkbahar aylannda 
olmalidir, Tekfur teklifi kabul eder. Bo§alan kalenin ele ge^irilmesi kolay 
olur. Dugun yeri de baskmdan nasibini alir. Tekfur tez zamanda yakala- 
narak oldiiruliir Osman Gazi, Yarhisar tekfurunun kizmi o5lu 
Orhan'a nikahlar ki erken devirin iinlu kadmlanndan Niliifer Hatun 
i§te bu sozii edilen ki§idir 




§cyh Edchali Jurhcsi ve Camii 




90 




Turhenin imaret tarafindan g6rum§u 



^^^ Asikpasazade, bab 12. s.lO vd. tam metin icin ek: 





Jeyh Edchali Tiirhesi Hazircsi 
(En ha§ta Jcyh Edchali, yamndaki kahirdc Tursun Eakih) 





91 



Bilecik-Yflrhisar vt tncgol'm fcMyk Osman Gazi arazisine htilan yerkr 




Bilecik yukarida saydigimiz nedenlerle erken donemin onemli merkez- 
lerinden birisi olmustur. Asagida toprak dagitiminda Osman Gazi'nin 
Bilecik'te kayinpederi Seyh Edebali'yi ve e§ini yerle§tirdigini gorecegiz. 




92 



iNEGOL'UN FETHi 

inegol Tekfuru ile Osman Gazi arasmdaki du^manliktan yukarida soz 
etmi§tik. Osman Gazi'nin stratejisi i(;inde Inegol daima Bilecik ile bir- 
likte du^flnulen ve hesaba katilan bir yer olmustur. Bilecik, Osman 
Gazi'nin eline gegince Inegol Tekfuru ile biiyiik bir hesapla§manm ola- 
cagi da acikti. Bu nedenle Osman Gazi, Bilecik'i ele ge(;irir ge(;irmez der- 
hal inegol'e saldirmistir llerideki mevzi olarak Yarhisar'i da guven alti- 
na almayi ihmal etmemi§tir ki bu O'nun artik iyi bildigimiz tedbirli 
politikasmin bir uriinudur Bilecik fethi sonrasmdaki Inegol taarruzu 
kaynagimizda §6yle anlatilir: 

"...Tczcck Tiir^jut A[p'i hxu^oXi saldikr kim Aya Nikola kim hwgol tekviindw; i§idiip 
kamasun dcdilcr. DmgutAlp Dak erdi. Incgol'i ^evirdi. Osman Gazi Dahi her ne kim 
aldilai; Bilcciigc gctiirdiler. Masalihi ncysc gordila: Andan hwgol'e gddila: Hcman kim 
gddi, yagma cKi. Gazikr yagma adm iiitdila; hay deyina hisar ifinf koyuldilar. 
Tekviirim para para ctdilcr Erkegini kirddar Di^isini esir etdilcr Anun icmi kim fok 
miisiilmanlar kirdiip xhit olmaga bu kdfir bu sckp olmij idi..." 



Almdi inegol kirildi kafir 
Harap etdiler ol kufrin diyarin 
Gor imdi aleme kim oeldi Osman 



Gaziler mal ii nimet aldi vafir 
Getiirdiler yerine nur-i zahir 
Neyi kim dutdi asan etdi kadir. 

Bu fethiin tarihi hicretiin alti yiiz doksan dokuzunda vaki oldi." 



inegol'un fethi metinde de anlatildigi iizere Osman Gazi'yi (;ok rahat- 
latmi§ olmalidir. (^unkfl ba§ta Bay Hoca ve Sariyatu (Savci) olmak iizere 
erken devirdeki §ehitlerden Inegol tekfuru sorumlu tutuluyordu. 

Bilecik ve hemen arkasmdan inegol'un Osman Gazi'nin hakimiyeti alti- 
na girmesi onun bolgedeki konumunu guglendirmistir Haritamizda 
gorijldugu gibi iznik ve Bursa haric Bizans tekfurluklari artik Osman 
Gazi'nin elindedir Yukaridaki almtida inegol'un fethi tarihini kalin 
harflerle imledik. Dikkat ^ekmek istedigimiz nokta H.699/M.1299 



"^ Asikpasazade, bap 12, s.102. 
'" Asikpasazade, Bab 13, s.103. 




n 



yilidir. Bilindigi uzere Osman Gazi'nin bagimsizligi icin kaynaklarimiz- 
da yine bu tarih verilmektedir. Ancak verilen tarihin gerekcesi farkli 
olarak zikredilmektedir. Kaynaklarimiz ilk hutbe bolumunde daha 
ayrintili olarak anlatildigi uzere 1299 yilmda Selcuklu Sultanindan 
hakimiyet alametleri geldiginden bahisle Osman Gazi'yi bu tarihte 
bagimsiz sayarlar Saglikli gorulmeyen bu rivayetleri ciddiye almak 
gerekmemektedir Bunun yerine, daha somut bir dayanak temeli olarak 
Osman Gazi'nin fetihlerle bokede elde ettiai aiicu esas almak daha 

O DO 

uygundur g6ru§undeyiz. 




imgiil 




93 




-Bilecik ve inegol'iin fethi ile Osman Gazi'nin Iznik 
yoniindeki fetihlerinin ilk adimi tamamlanmi? bulun- 
maktadir. Bundan sonra Iznik ve daha sonra Bursa gibi 
merkezlerin once ku§atilmasi ve sonra fetihleri igin 
gabalar ba§layacaktir. 




94 



-Bu ilk donemin sonunda Osman Gazi meydana getirdigi 
niifuz alani ile kendisini "kilici ile memleket agan ban" 
olarak g6rmu§tur. Bu g6ru§u dogrultusunda kendi adma 
hutbe okutma yetkisine sahip oldugunu dugunmektedir. 



-Boylelikle elde edilen topraklarda adinm okunmasi 
onun beyliginde en onemli doniim noktalanndan birisi 
olacaktir. 



7. BOLUM 




Ve KaracahIsar Ba§kent 




96 




KeSIM: 



A 



ILK HUTBE 
GOR iMDi ALEME KIM GELDI OSMAN 

Osman Gazi adma ilk hutbenin okundugu (jagda, hutbenin onemine 
ili5kin birka^ noktaya deginelim. Hutbe, orta^ag ilk Islam devletlerinde 
bagimsizlik alametlerinin en gu^liilerinden birisi olarak kabul edilmek- 
tedir. Zira hutbe dinsel olmasmdan daha ziyade siyasal niteligi ile on 
plana cikar. (^unku hutbede hutbenin okundugu yerin siyasi metbuu- 
nun {bagli bulunulan hukiimdarm) adi zikr edilmektedir. Hutbede adi 
zikredilen ki^i bagimsiz bir hukumdar olarak kabul edilir. 

A^ikpa^azade'de hutbe ile olarak verilen kayitlarda dikkatimizi ceken 
konular sunlardir: 

1-Tursun Fakih hutbe igin Selguklu sultanmdan izin almmasi gerektigi- 
ni savunmaktadir (^flnku Osman Bey'in bagimsiz olmadigma ve halen 
Selguklu Sultanma bagli olduguna inanmakta ve hutbe icin sultanin 
izninin almmasi gerektigini dii^iinmektedir 




Unrsnn fflkih'in Bikrik'fe ^tyh Mihali haiirismith kahri 



^^^ Tarn metin icin bkz: Ek:8 




n 




Bilecik-Kure'ic Dmsun Fakih'e izafc eiikn turbc 

2-Buna kar§ilik Osman Gazi kendi kilici ile bagimsizligini sagladigini 
du^unmektedir, Metinde Osman Gazi ilk liutbe okutabilme hakkini 
Gokalp neslinden gelmi5 olmasma baglamaktadir, Bu gelenege gore 
hem Turkmen hiyerar§isi q:ergevesinde kendi a^ireti, Selguklularm men- 
sup oldugu Kinik boyundan daha ustundur Hem de kendi atasi olan 
Suleyman §ah Selguklulardan daiia once Anadolu'ya gelmi§tir Bu iki 
yondeki ustunluk nedeniyle bagimsizligi hak ettigini du5unmekte ve 
sultan iznine gerek olmadigmi ileri surmektedir Bu anlatim, Sultan 11. 
Murad devrinde ortava cikmis olan OSuzculuk akimivla iloilidir 



^^^ ibn Kemal, Osman Cazi'nin tavrini 
cok daha iddiali bir Lislupla aktarmak- 
tadir "...Ben kimsenin taht-i 
hijkumetinde de^ilim. Kendu basima 
sultanim. Bu diyari kilicimla acub 
durunn. Kul, nbker olmadim. Ne 
efendim var ne de sultanim. Ben 
icazet verdi^im yetmez mi benim 
iznim kifayet etmez mi? Sultan-i zaman 
dediginiz Melik-i Yunan ise benim 
mijlkumde anm ne tasarrufu var? 01 
kimdir ana ne ijlkem halkinin 
ihtiyadan ve ne hod benim mulkiimun 
tevakkufu var. Nisbette andan eksik 
de^ilim. Benim aslim Gunestir, anin 
Ay. Hasb-i hesabi araya gelirse hod 
maslahat ^brmez. is kolay. Gbkalp'i 
bilmeyen bilmez, bilen Selcuk'a nisbet 
kalmaz..." Tevarih-iAli Osman, 1. 
Defter ( yay. Serafettin Turan) Ankara 
1970, s.112-113. 





97 



Kiire'deki turhenin i^eriden g6runu§u 




Oysa Osman Gazi'nin kendi adma hutbe okutmak icin bundan daha 
saglam gerek^eleri vardir. Hutbeyi okutmadan once "...hod kendi kilici 
ile..." aldigi yerler haritamizda g6sterilmi§tir. Osman Gazi artik bol- 
genin efendisi haline gelmi§tir. Bursa ve Iznik gibi civardaki buyuk 
merkezlerin kapisina dayanmi§ ve onlari tehdit etmekte olan bir ege- 
menlik alaninin sahibidir. Asikpasazade'nin veciz deyimiyle "Aleme 
simdi dogmustur". Kuskusuz onun bolgede attigi temellerin en onemli 
vasfi, sahip oldugu egemenlik alanini ayni zamanda ekonomik bakim- 
dan §enlendirerek bir cazibe merkezi meydana getirmi§ olmasidir 
Olu^turdugu bu cazibe merkezinde sadece Mflsliiman Tiirkmenlere 
degil ayni zamanda bolgedeki Hiristiyanlara da yer vardir Dalia sonra- 
ki asirlarda Osmanlilarm toplum yonetimi politikalarina hakim olacak 
olan "istimalet" anlayi§mm temelleri §imdiden atilmaktadir Kuzey-bati 
Anadolu ucunda Osman Gazi'nin olu§turdugu bu cazibe merkezi hem 
Anadolu'da on yillardir siJregelen ekonomik ve sosyal buhran igin hem 
de Bizans Imparatorlugu'nun zayiflamasiyla ortaya gikan dagmiklik igin 
bir "kurtulus recetesi" dbi CTorunmektedir 




98 




ilk huthcim once Osman Gazi'nin tgcmmlik alani 




5-Karacahisar'in fethedildigi 1288 yilindaAnadolu Selcuklu sultaninin ne 
derecede bagimsiz oldugu ve bagimsizlik mensuru verip veremeyecegi 
onemli bir tarti^ma konusudur. Yukarida 12 77'den sonraki siyasi 
geli§meleri incelerken artik Selcuklu sultaninm tamamen bir golge "sul- 
tan" haline geldigini anlatmi§tik. Bu tarihten sonra artik Anadolu'nun 
idaresi fiilen Mogollann eline ge(;mi§ bulunuyordu. Su halde kendisi tarn 
bagimsiz olmayan ve tahta gegi?! bile Mogol llhani'nin iznine tabi olan 
bir Selcuklu sultaninm bagimsizlik men5uru verme hak ve yetkisine 
sahip oldugu dusunulmemelidir 

1299 yilini {Sel(;uklu Sultanindan bazi alametlerin gelmesi gibi) ba§ka 
gerek(;elerle Osman Gazi'nin bagimsizlik tarihi sayan farkli efsanevi 
anlatimlara katilmiyoruz. Osman Gazi'nin kendi gucu ile ve cevre den- 
gelerini gozeterek izledigi stratejisi ile ilk hutbeyi hakkiyla okuttugu 
goru^undeyiz. 

"Harab ettiler ol kufrin diyarin Getilrdiler yerine nirr-i zahir 

122 

Gor imdi aleme kim oeldi Osman Nevi kim dutdi asan etdi kadir". 




99 



121 



Zeki Velidi Togan, 1299 yili baslannda butCin bati ve orta Anadolu'yu ele geciren Mogol komutani Sulemis'i bol- 



genin tek efendisi saymaktadir. Dolayisiyla Osman Gazi bir yiiksek zattan emaret ijnvani, sancak ve nekkare almis ise 
bunun Sijlemis'den almis olabilecegi diisuncesindedir. Umumi TiJrkTarihi'ne Giris, s.331. 
^^^ Asikpasazade, Ahmed Asiki, Tevarih-i AM Osman, (duzenleyen: Gftcioglu Nihal Atsiz) Tijrkiye Yay. Istanbul, 1949. 
Bab.13. s.103. 





KeSIM: 



B 



ILK SiKKEYE DAlR 

Yukarida kisaca temas edildigi uzere sikke hukumdardan bagimsiz olma 
konusunda en onemli gostergelerden birisidir. Yine yukarida 
degindigimiz gibi sikke bastirmak sadece bagimsiz olmak anlamma 
gelmez ayni zamanda -hatta daha onemli olmak uzere- para sistemini 
degistirme gibi ticareti yakmdan ilgilendiren bir nitelige sahiptir Bu 
nedenle Mogollarm, XIII. yuzyilin ikinci yansmda Anadolu'da titizlikle 
uzerinde durduklan hususlardan birisi, Anadolu'daki beylerin kendi 
adlarina sikke bastirmalari olmu§tur Kendi adma sikke kestiren ki^i 
ister Selcuklu hanedanmdan olsun ister diger beylerden olsun 
Mogollarm bu konudaki son derece kati olan tavirlan degi^memektedir. 
Ornegin Siyavu§ (Cimri) olaymda da E§refoglu olaymda da Mogollar 
kendi adlarina olmayan sikke bastirilmasini tepkiyle karsilamislar ve 
derhal her ikisini de katletmek suretiyle cezalandirmi^lardir 

Osman Gazi'nin kendisini uc bokesinde serbest olarak hissettisi zaman 

o o 

bile adma bir sikke kestirip kestirmedigi tarti§mali bir konudur 1977 
yilmda duzenlenen Turkiye'nin Sosyal ve Ekonomik Tarihi Kongresi 
{1071-1920) serisinin ilkinde bir bildiri sunan niimizmat Ibrahim 
Artuk bilim dunyasmin dikkatine o giJne kadar bilinmeyen bir sikke 
sunmu§tur Tamilian sikke 15 mm (japmda, 0.68 gram agirligmda ve 
gLiinu§tur Sikke Istanbul arkeoloji muzesi Islami sikke kabinesinin 
anonim sikkeler koleksiyonunda bulunmaktadir Sikkenin on yuzunde 
"duribe Osman bin Ertugrul Abdullah" arka yuzunde ise "duribe Osman 
bin Ertugrul" yazilidir. Sikkede darp yeri, yili ve Osman Bey'in iinvani 
yoktur Ibrahim Artuk bu eksiklikleri "Anadolu'daki llhani valilerin 

124 

ku5kulanmasindan cekinmek" 5eklinde aciklamaktadir 



100 



^^^ Fahamettin BASAR sikkenin uzerinde Gundiiz Alp kaydinin oldu^unu soyier ki her halde bir yanlis aniasilma soz 
konusudur. Bkz:"Ertu^rul Gazi" mad. TDViA. c.lX, s.314. 

^^^ Ibrahim Artuk, "Osmanli Beyli^i'nin Kurucusu Osman Gazi'ye Ait Sikke" Turkiye'nin Sosyal ve Ekonomik Tarihi 
Kongresi (107M920),(Editorler; Osman Okyar- Halil Inalcik), Ankara, 1980,s.27. 




Erken donem kaynaklarimizda Osman Gazi'nin sikke bastirmasi 
hakkmda kisa bir kayit Ne^ri'de yer almaktadir. Ne^ri "...(^iinki hutbe ve 
sikke Osman Gazi adma mukarrer olub..." seklinde avnntiva oirmeden 
Osman Gazi'nin kendi adina sikke bastirdigmi kaydetmektedir. 
Ne§ri'nin bu kaydi onemlidir. Zira o eserinin ba§ka bir yerinde Osman 
Gazi'nin Sel(;uklu Sultani Alaaddin ile ili§kisini a(;iklarken "...Sultan 
Aldaddin oliinayc kadar -^bagimsizligim dde ctmi^ olmasina ragmen- Sultana duydugu 
saygi nedcniyk hutbcdc vc sikkcdc Sultanin adma riayct etmi^tir. Ancak sultan oldiiktcn 
soma hutbe vc sikkyi kendi adma duzenlettirmiitir..." demektedir. Ne var ki 
bugiln elimizde Osman Gazi tarafindan kestirilmis Sultan Alaaddin'in 
adi gecen bir sikke mevcut degildir 

Osman Bev'in sikkesi liakkmda dalia avrmtili biki veren tek kaynaoimiz 
olan Hadidi, manzum eserinde 5unlari soylemektedir: 

"Alip dort kal'ayi Osman-i Gazi 

Buyurdi emr idiip cum'a namazi 

Idiip tertibi gayri nami korlar 
Heman Osman adina hutbe okurlar 

Buyurdi akcaya sikke kazarlar 
Ki Osman ibn-i Er-tugrul yazarlar" 

Eger para Osman Gazi'ye ait ise, paranm Qzerindeki yazi Hadidi'nin kay- 
dina tamamen uymaktadir Ku§kusuz sikke uzerinde tartismalarin var 
olduounu liatirdan cikarmamak aerekir 




JOJ 



'25 Nesri.s.lll. 
'2' Nesri,s.l09. 
'^^Hadidi, Tevarih-i Al-i Osman (1299-1523) , (haz:Necdet Ozturk), Istanbul, Edebiyat Fak. Vay, 1991. s.43 




K 



ESIM: G 



ILKKANUN-ILKVERGI 




102 



Osman Gazi'nin kendi adma ilk hutbeyi okutmasmdan sonra bir adim 
daha atarak egemenlik giiciinu gosteren diger bir eylemi gercek- 
le§tirdigini gormekteyiz. Bu da pazar yerlerindeki ekonomik faaliyetler- 
den almmak iizere vergi konulmasidir. Yukarida, Anadolu'nun 
ekonomik durumundan soz ederken Mooollarin bazi veraileri 
Anadolu'ya getirdiklerinden ve bu vergiler arasinda ^eliirlerdeki 
ekonomik faaliyetlerden alinan "Bac"in da bulundugunu dile getir- 
mi§tik. Kaynaklarimiz adi ge(;en verginin Germiyan elinden gelen bir 
ki§inin talebi iizerine konuldugundan soz ederler Bu anlati verginin 
konulmasi oykusunu daha da ilging hale getiriyor (^unku bu vergi 
aslmda Uygur ulkesinde Ipek Yolu giizergahmda bulunan §ehirlerde 
uygulanmakta olan bir vergidir Muhtemelen Mogol biirokrasisinde 
gorev yapan Uygur memurlar eliyle Mogol llhanli devletinin bir uygu- 
lamasi olarak Iran'a oradan da Anadolu'ya gelmi§tir Yine bildigimiz 
iizere Germiyan vilayeti ayni zamanda kuzey-bati Anadolu'daki Mogol 
garnizonunun bulundugu bolge idi. {Bugun Kutahya'ya 60 km. uzak- 
likta bulunan (^avdarhisar yerle§imi garnizonun merkezi idi. Unlii 
Mogol komutan Cavdar kendi ulusu ile buraya gelerek cevrede bulunan 
antik kalmtilardan yararlanmi§ ve yerlesimi garnizon merkezi haline 
getirmi§tir Osman Gazi devrinin bolgedeki komutani Sulemi^ de bol- 
geyi lis olarak kullanmi§tir) Bolgede sadece Mogol askerler degil ayni 
zamanda sivil Mogol ve Uygurlardan meydana gelen bir topluluk da 
ikamet etmekteydi. 



^^^ Orne^in bkz: Asikpasazade, 15. bab, s.104. "Kadi konuldi. Ve su basi konildi. Ve bazar diirdj. Ve hutbe okundi. 
Bu halk kanun ister oldilar. Germiyan'dan bir kisi geldi. Eyidijr : "bu bazarun bacini bana satun" der. Bu kavim egit- 
di:" hana var " dediler. 01 kisi hana vardi. Sozuni soyledi. Osman ^azi eyudun" bac nedijr" dedi.ol kisi eyiidiir : 
"Bazara her ne kim gelse ben andan akca alurin" der. Osman gazi eyudiir :" Senun bu bazar ehlinde alimun yar kirn 
akca istersin" dedi. 01 kisi eyudiir :"Hanum ! bu tiiredur. Cemi-yilayetlerde vardur kim padisah olanlar alur" dedi. 
Osman gazi eyijdur:" Tanrr mi buyirdi ve ya begler kenduleri mi eyli" der. Yine bu kisi eyidiin" bir kisi kim kazana, 
gayrinun mi olur ? kendiinun mijlkij olur. Ben anun rnahnda ne kodum ki bana akca yerdeyem birekisi ! var, §it. 
Artuk bu soz! bana sbyleme kim sana ziyanum deger "dedi. Ve bu kavim eyitdiiler kim : "Hanum ! bu bazarr 
bekleyenlere adeddur kim bir nesneciik vereler" dediler. Osman gazi eyudur: imdi ciinki siz eyie dersiz, her kisi 
kim bir yijk getijre, sata , iki akca versijn " dedi. "Her kim ki satmasa hie nesne vermesijn " dedi. " Ve her kisi kim 
bu kanunumi boza , Allah anun dininin ve dunyasin bozsun" dedi. " 




Iste bu nedenlerle Bac vergisinin Uygur ulkesinden kalkip Karacahisar 
pazanna geli§ oykiisii ilgirKj unsurlar i(;erir. Kaynaklarimizda 
kaydedilmi§ olan anlatilardaki "Germiyan elinden gelmi§ olan ki§i"nin 
bir Uygur olmasi kuwetle muhtemeldir. Hutbe ile bagimsizlik yolunda 
§er'i bir i§lemi yerine getirmi^ olan Osman Gazi vergi koyarak orfi 
ameliyeyi de tamamlami§ olmaktadir Ilk kanun olarak bir pazar ver- 
oisinin konulmasi avni zamanda Osman Gazi'nin oteden beri 
ekonomik faaliyetlere ve senlendirmeye verdigi onemi bir kez daha 
oostermesi bakimmdan dikkat cekicidir. 



n 





K 



ESIM: D 



KARACAHiSAR'DA BA§KENT NtZAMI 

Ilk hutbe okunduktan ve ilk kanun konulduktan sonra sirada 
Karacahisar'a bir ba§kent nizami verilmesi vardir. 

Bu nizamin idari, siyasi ve askeri olmak iizere tic ayagi bulunmaktadir. 
§unu hemen belirtmemiz gerekir ki, kadi olarak atanan Dursun 
Fakih'in fonksiyonu sadece imamlik veya hutbe okumakla sinirli 
degildir. Kadi ayni zamanda bulundugu §ehrin belediye hizmetlerini 
gormektedir. Muhtemeldir ki, Dursun Fakih {en azindan Orhan Bey'in 
yoklugunda) ilk ba§kent Karacahisar'm §ehir idari i§lerine de bakmak- 
tadir Kaynaklanmizda Karacahisar'a ba§kent nizami verilirken Dursun 
Fakih'in atanmasmdan sonra siyasi ve askeri {kolluk kuvveti anlamin- 
da) gorevlendirmelere de yer verilmektedir Bu cercevede olmak iizere 
Osman Gazi, oglu Orhan'i (jevresiyle birlikte sancak olarak Karacahisar 
yoneticiligi gorevine atami§; karde§i Giindflz Beyi de askeri i§lerden 
sorumlu olmak iizere g6revlendirmi§tir Bu gorevlendirmeler Osman 
Gazi'nin e^emenlik alani icinde Karacahisar'i sadece ilk hutbenin okun- 
dugu yer olmaktan (jikarmis ve bir baskent konumuna getirmistir 




104 



Boylelikle 1299 yilinda Osmanli Beyligi'nin Karacahisar merkez olmak 
Lizere sekillendirilmis oldugunu gormekteyiz. 




KeSIM: 



E 



ESKi PLANLAR YENi TAKTIKLER 

Osman Gazi, Karacahisar'i baskent olarak duzenlerken egemenligi altm- 
daki topraklari da genel politikasi dogrultusunda yeniden §ekil- 
lendirmi^tir. 

Buna rare; 

-Orhan Bey Karacahisar'da bulunacakti. Orhan Bey ayrica Eski§ehir, 
inonii ve hatta Boziiyuk'e kadar olan alanm yonetimi ve savunul- 
masmdan sorumlu idi. Orhan Bey'in neden geride birakilmi§ oldugu 
sorusu akla gelebilir. Karacahisar kuskusuz Germiyan sahasina yakinligi 
nedeniyle saldinya en yakm Osman Gazi topragi idi. Bu nedenle 
buranin korunmasi ve yonetimi en yakm ve en guvenilir ki§i tarafmdan 
yiiriitiilmeliydi ki bu ki^i de Orhan Bey'den ba^kasi olamazdi. Bir kent 
merkezi olarak Karacahisar'da Dursun Fakih ve Giinduz Bey'in de bulun- 
malari Orhan Bey'e hareket ozgurlilgfl saglamakta idi. 

-inegol'Li Turgut Alp'a emanet etti. Turgut Alp'm Inegol civarmda hayli 
yerle5im ve senlendirme faaliyeti gerceklestirerek saglam temeller attigi 
anla^iliyor Nitekim kaynaklarda Inegol yoresindeki koylerine Turgut Eli 
denildioinden soz edilmektedir 

o 

-Bilecik'te ise kaympederi Seyh Edebali'yi bu-akti. E^ini de Edebali'nm 
yanma yerlestirdi. Kaynaklarda Edebali'ya sadece 5ehrin gelirlerinin 
timar olarak verildigi kayitlidir Idari veya guvenlik i§lerinden 
kimin/kimlerin sorumlu oldugu acik degildir Bu i§lerin Seyh Edebali 
dergahma mensup ki^ilerce iistlenilmi^ oldugu tahmin edilebilir 




J05 



'2' Asikpasazade, 16.bab, s.105. 




(iiiiiinu WBB| 
BEY j^Mm ^ 

^ 



Guniuz Sty adma Sogiit Ertugrul Gazi haziresinde tcmsili tiirbt 




106 



-Osman Gazi, Bilecik ve Inegol fetihleri sirasmda fethedilen Yarhisar'i 
guvendigi bir nokeri olan Hasan Alp'a verdi. Yarhisar buyuk bir yer 
olmamakla birlikte Iznik i(;in olusturulan ileri hatta Inegdl'Lin yaninda 
Yeni§ehir'i destekleyen bir konuma sahipti. 

-Son olarak, Osman Gazi en ileri liat sayilabilecek yerde Yeni^ehir'i ken- 
disine us se(;ti. Burada yanindaki gazilere evler yapti. Ozellikle Iznik 
cephesi bakimmdan Yeni§ehir son derecede stratejikbir noktada bulun- 
maktadir 




KeSIM: 

YENi§EHiR 



F 



n 



"...Osman Gazi kim Yeni^ehir'e geldi, etrafun kafirleri kim geldiler, 
bunun ile ugra5dilar idi. Cemi'isuniin vilayetini zabt etdi. Adl ii insaf ile 
ma'mur etdi. Gaziler ferah oldilar. Her birisine koyler verdi. Verier verdi. 
Her ki^iye hallu halmca ri'ayet etdi. Osman Gaziniin yanmdagi gaziler 
kuvvetlendiler Dayima gaza etmek isterler idi." 




Yfnijfhir 

Osman Gazi'nin ilk hutbe oncesindeki nufuz alanini gosteren haritada 
da goriilecegi ijzere Iznik yoniindeki cephe artik iyice peki§mi§ bulun- 
makta idi. Sakarya Nehri'nin her iki yakasmdaki verimli topraklann 
elde edilmesiyle Osman Gazi bolgede niifuz ve iktisadi kaynaklarmi da 
geli^tirme ve giiglendirme imkani bulmu§tu. Boylelikle bati yoniindeki 
cephenin en ilerisindeki noktayi yani Yeni§ehir'i (is edinmekle Osman 
Gazi iznik ign nihai darbeyi vurmaya hazirlandigmi ilan etmekteydi. 




J07 



"0 Asikpasazade, Bab:19, s.106. 




-Karacahisar 1299'da Bilecik, Yarhisar ve tnegol fetih- 
lerinden sonra ba§kent haline getirilmistir. 

-ilk hutbe burada okunmu§, ilk kanun Karacahisar 
pazannda konmustur. 

-Bunlara ek olarak gehir; idari.siyasi ve askeri orgiitlen- 
mesi ile bir ba§kent olarak §ekillendirilmi5tir. 

-Osman Gazi'nin hakimiyet alanlari iginde Karacahisar'a 
verilen bu statli ku§kusuz bagimsizliga i§aret etmektedir. 




108 




Son SozYerIne 





no 



Yukanda metinde bolum ve kesim sonlarinda kutular iginde, Osman 
Gazi'nin geni5leme stratejisindeki temel noktalari vurguladik. §imdi bu 
stratejiyi genel olarak degerlendirelim. 

Osman Gazi'nin, Ertugrul Gazi'nin yerine gectigi ilk yillarda babasinm 
izinde yLirfldflgLinLi gorflyoruz, Uc Beyi oldugu ilk yillarda, (jevredeki 
tekfurlarla iyi ili5kiler icinde ya5ami5tir. 

Bu devirde q:evredeki beylerden ikisi ile farkli gerek^elerle bir rekabet ve 
giderek artan bir husumet havasi ortaya 5ikmi§tir Bunlardan ilki 
Eski§ehir Beyi'dir Osman Gazi, Eski5ehir Beyi ile ayni kiza (Seyh 
Edebali'nm kizma) talip olunca ortaya cikan gonfll rekabed silahli gati?- 
maya d6nu§mu§tur. Osman Gazi'nin asil rekabeti ise Inegol tekfuruy- 
ladir. Sogiit-Domani^ yaylak-ki§lak yolu Ozerindeki kimi rahatsizliklar- 
dan kaynaklanan rekabet; Osman Gazi'nin fetih stratejisini §ekil- 
lendiren bir niteli&e burunmustLir Osman Gazi'nin ilk fethi bu rekabet 
cercevesinde gerceklestigi gibi, onemli garpi^malar ve ilk §ehitler de 
yine bu cati§malarm icinde meydana gelmi§tir Inegol Tekfuru ile olan 
geki^me cali^mamizm kapsadigi donemin sonuna kadar artan bir §id- 
dette devam etmi§tir Hatta Osman Gazi'nin fetihlerini taclandiran ilk 
hutbe de inegol'un zaptmdan sonra gercekle5mistir 

inegol Tekfuru ile olan cati^masinda Osman Gazi, bir denge unsuru 
olarak Bilecik Tekfuru ile olan i§birligi ve ittifaki kullanmi^tir Bu ittifak 
inegol'e karsi esasli bir koruma kalkani vazifesi gormu^tur Bolgedeki 
konumu gudendirme sureci boyunca Osman Gazi, hem Bilecik 
Tekfurunu hem de Bilecik ve civarindaki Hiristiyan ahaliyi stratejisi 
geregi ho§ tutmu§tur Soz konusu iyi ili§kileri Inegol'e saldiracak duru- 
ma gelinceye kadar da devam ettirmi5tir 

Osman Gazi; Sogut-Domanic hattinm ortasmda yer alan Boziiyiik ve 
(jevresine ozel onem vermi5tir BozuyiJk Ermeni Beli'nin baslangicmda 
bulunan bir yerdir ve Osman Gazi ile Inegol Tekfurunun niifuz 
mucadelesi yaptiklan alan olarak kar§imiza gikar Boziiyiik ayni zaman- 
da Osman Gazi'nin Kumral Baba'ya verdigi ile ilk Osmanli vakfinm 
bulundugu yerdir 

Karacahisar'm fethi ile Osman Gazi Germiyan sinirina kar§i esasli bir 
cephe olu§turmu§tur Bu fetih ile ayni zamanda bolgedeki ekonomik 
hayat igin son derece onemli bir yere sahip olan Eskisehir pazarinin 
CTiivenli&i de saSlanmis olmaktadir 

o o o ^ 




Osman Gazi'nin bolgede olu5turdugu cazibe merkezi giderek bolgeye 
dogru bir Turkmen hareketliligini de gundeme getirmi§tir. Osman Gazi, 
stratejisinin onemli bir parcasi olarak civardaki Hiristiyan ahalinin de 
gonliinii ho^ tutmu5tur Klasik donemdeki "istimalet" politikasmm 
temellerinin Osman Gazi'ye kadar uzandigini soylersek saniriz cok iddi- 
ali bir soz s6ylememi5 oluruz. 

Sakarya Nehri otesine sadece ganimet saglamak amaciyla gercekle^tir- 
ilen sefer birkac yonlu yarar temin etmi^tir Osman Gazi bir yandan 
kaynaklan zengin olan bir alana adim atarken, gelecekte bu yondeki 
fetihlerin zeminini hazirlami^tir Bu sefer ile ayni zamanda gaziler i(;in 
hatiri sayilir bir "doyumluk" temin edilmi5tir 

Bilecik ve hemen arduidan Yarhisar ve Inegol fetihleri Osman Gazi'nin 
bolgedeki hakimiyetini tarti§ilmaz bigimde per^inleyen hamleler 
olmustur Bu fetihler Osman Gazi'yi bir "Uc Beyi" durumundan "Han" 
konumuna getirmi§tir Boylelikle artik kar§imizda kendi adma hutbe 
okutan, kanun koyan bir "Han" bulunmaktadir 



Bu hamleleri elde ettigi nufuz bolgesini eski Turk gelenegine gore tak- 
sim etme izlemi§tir Butun bunlara ek olarak Karacahisar'a ba§kent niza- 
mi vermis ve artik devletin temellerinin atildigi bir yapilanmayi ortaya 
koymu§tur 

Butiin bunlarla 1299'da Karacahisar etrafmda 5ekillenmi§ ve gozii bati 
ufuklarmda olan diizenlemeyi Osmanli Devletinin kurulu§ temelleri 
olarak selamliyoruz. 

(^alismamiz temel olarak alan 5ali5masma dayanmi5tir Bu 5ali5malarda 
Sogiit-Domani^ yaylak-ki^lak guzergahi, Sakarya Otesi sefer guzergahi, 
Karacahisar sehri sivil yerlesim alani gibi konularda elde ettigimiz bul- 
gular bilim diinyasinm dikkatine ilk kez sunulacak ve cali^mamizi ayri- 
calikli kilan noktalardir 




/// 




Bi 



IBLIYOGRAFYA 



Ahmedi; Dastan ve Tevarih-i Miiluk-i Al-i Osman, {Diiz: Cift(;ioglu 
NihalAtsiz), Turkiye Yay, Istanbul, 1949. 

Ahmed bin Mahmud; Selcuk-Name (Haz. Erdogan Mercil), c.II, 
Istanbul, 1972. 

Akdag, Mustafa; Tiirkiye'nin Iktisadi ve l(jtimai Tarihi I, (1245-1455), 
Istanbul, 1995. 

Algul, Huseyin; "Osman Gazi'nin Oglu Orhangazi'ye Nasihatlari" 
Osman Gazi ve Donemi Sempozyumu Bildirileri, Bursa, 1996, 
s. 99-104. 

Artuk, Cevriye; "III. Keyhusrev ve Sahte Selguklu Sultani Cimri Adma 
Kesilen Sikkeler", MalazCTirtArma&ani, Ankara, 1972, s. 287-296. 

A^ikpa^azade Ahmed A^iki; Tevarih-i Al-i Osman {diiz: Ciftcioglu Nihal 
Atsiz, TiJrkiye Yay. Istanbul, 1949. 

Aydm, Filiz; "Sinop Alaiye {Pervane Suleyman) Medresesi" 
Vakiflar Dergisi, c.X{1975) s. 25 1-271. 




112 



Barthold, Vasiliy VV; "llhanlilar Devrinde Mali Vaziyet", Tiirk Hukuk ve 
iktisad Tarihi Mecmuasi, c.I (1951) s. 155-159. 

Barkan, Omer Liitfi; "Istila Devirlerinin Kolonizator Tiirk Dervi5leri ve 
Zaviyeler", Vakiflar Dergisi, c.II, Ankara, 1942. 

Barkan, Omer Lutti-Mericli, Enver; Hudavendigar Livasi Tahrir 
Defterleri 1, TTKYavuii, Ankara, 1988. 




Baykara, Tuncer; "Anadolu'nun Ilk Turk Iskaninda Kaleler", XII. Turk 
Tarih Kongresi {12-16 Eyliil 1994), Kongreye Sunulan Bildiriler, TTK, 
Ankara, 1999, c. Ill s.665-669. 

Baykara, Tuncer; "Osmanlilar ve Sehir Hayati", XIII. Tiirk Tarih Kongresi 
{4-8 Ekim 1999), Kongreye Sunulan Bildiriler, TTK, Ankara, 2002, 
c.IIIs. 1923-1952. 

Bayram Mikail; Anadolu Selguklulari Devrinde Gene Kizlar Teskilati 
Baciyani Rum, Konya, 1986. 

Bayram, Sadi-Karabacak, Ahmet Hamdi; "Sahip Ata Fahru'd-din Ali'nin 
Konya Imaret ve Sivas Gokmedrese Vakfiyeleri, Vakil^ar Dergisi, 
c.XIII {1981)5.31-62. 

Cahen, Claude; Osmanlilardan Once Anadolu'da Tiirkler, {(^ev: Yildiz 
Moran) Istanbul, 1979. 

Dogru, Halime; XVI. Yiizyilda Eski§ehir ve Sultanonii Sancagi, 
Odunpazari Belediyesi KQlturYayinlan-5, Eskisehir, 2005. 

Gibbons, H.Adams; Osmanli Imparatorlugunun Kurulu§u, {(jev: Ragib 
Hulusi), Istanbul, 1928. 

Imber, Colin; "Ilk Donem Osmanli Tarihinde DQstur ve DQzmece" 
So&ut'ten istanbul'a icinde 2. Baski, Ankara, 2005, s. 39-71. 



Ibn Bibi; Selcukname, Terc. Mukrimin HalilYinanc, Haz. Refet Yinang 
Omer Ozkan, Kitabevi, Istanbul, 2007. 

Inalcik, Halil; "Osmanli Devletinin Kurulusu problemi", Dogu-Bati 
Makaleler I, 3. Baski, Ankara, 2006. 

Inalcik, Halil; Dogu Bati Makaleler II, 1. Baski, Ankara, 2008, Dogu Bati 
yayinlari. 




113 




inalcik, Halil; Devlet-i Aliyye Osmanli Imparatorlugu Uzerine 
Arastirmalar I, Istanbul, 2009, Tilrkiye !§ Bankasi yayinlari. 

Inalcik, Halil; "Osmanli Devleti'nin Dogu^u Meselesi", Sogiit'ten 
Istanbul'a, {Der: Oktay Ozel- Mehmet Oz), s. 225-252. 

Izgi, Ozkan; Uygurlarm Siyasi ve KiiUiirel Tarihi {Hukuk Vesikalarina 
Gore), Ankara, 1987. 

Kafesoglu, Ibrahim; "Selcuklular" , l.A. c.X, Ankara, 1995, s. 555-416. 

Karasu, Cezmi; Osmanli Beyligi'nin Kurulu§ Donemi ve Osman Bey, 
Anadolu Universitesi, Sosyal Bilimler Enstitiisii, Basilmami^ Yiiksek 
Lisans Tezi, Eski§ehir,1997. 

Karasu, Cezmi; " Osmanli Vakayinamelerindeki Soy kiltukleri 
Hakkmda Notlar", Turkler, c.9, Ankara, 2002, s. 89-98. 

Kayaoglu, Ismet; "Turumtay Vakfiyesi" Vakiflar Dergisi, c.XII (1978), 
S.91 - n2. 




114 



Kaymaz, Nejat; "Anadolu'da Mogollar Adli Bir Yazi Dolayisiyla" DTCF 
Dergisi, XXVI/5-4 (1968), S.155-L55. 

Kaymaz, Nejat; Pervane Muiniiddin Siileyman, Ankara, 1970. 

Koca, Salim; Anadolu Tiirk Beylikleri Tarihi, Karadeniz Teknik 
Universitesi Yayinlari, Trabzon, 2001. 

Koprulu, Fuad ; "Baba" mad, lA., c.II, Istanbul, 1995, s.165 -166. 

Koprulu, Fuad; Tiirk Edebiyatmda Ilk Mutasavviflar, 4.bs., Ankara, 
1981. 

Kopriilti, Fuad; Osmanli Devleti'nin Kurulu§u, TTK, Ankara, 1994. 




Langer, William I. -Blake, Robert P; " Osmanli Turklerinin Dogusu ve 
Tarihsel Arka Plani" Sogflt'ten Istanbura {der: Oktay Ozel- Mehmet 
Oz), Imge Kitabevi, Ankara, 2005, s. 177-224. 

Miineccimba^i, Ahmet Dede; Camiud-diivel, {Selguklulara Ait Kismi) 
[Qev: Hasan Fehmi Turgal), Istanbul, 1954. 

Necipoglu, Nevra; "Turklerin ve Bizanslilarm Ortacagda Anadolu'da 
Birliktelikleri {11. ve 12. Yuzyillar)", Cogito, {Guz 2001), YKYYaymlan, 
Istanbul. 

Mehmed, Ne^ri; Kitab-i Cihan-Niima Ne§ri Tarihi, {yay: Faik Re§it 
Unat, Prof.Dr.Mehmed Altay Koymen), c.l, TTK, Ankara, 1987. 

Ocak, Ahmet Ya5ar; Xlll. Yuzyilda Anadolu'da Baba Resul Babailer 
isyani ve Anadolu'nun islamla§masi Tarihindeki Yeri, Istanbul, 1980. 

Ocak, Ahmet Ya§ar; Kalenderiler {XIV- WII Yuzyillar) Ankara, 1 992 . 

Pachymeres, Georgios: Bu eser ve eserle ilgili calismalar Ek-2'de 
gosterilmistir 

Sevim, Ali; "Cimri Olayi Hakkmda Birkac Not" , Belleten, XX\797 
{1965),s.65-74. 

Sevim, Ali-Yucel Ya§ar; Turkiye Tarihi {Fetih, Selcuklu ve Beylikler 
Donemi), TTK, Ankara, 1989. 



Sumer, Faruk; "Agac-Eriler", Belleten, XXVI/105, (1962), "Anadolu'da 
Mogollar" Selcuklu Ara§tirmalari Dergisi, c.l. (1969), s. 521-528. 

Sumer, Faruk; Oouzlar, 5.bs., Istanbul, 1980. 

Silmer, Faruk; Yabanlu Pazari, Sel(;uklular Devrinde Milletlerarasi 
Buy ilk Bir Fuar, Istanbul, 1985. 




115 




Spuler, Bertold; Iran Mogollari, {(^ev: Cemal Kopriilu), 2.bs., Ankara, 
1987. 

Sim§irgil, Ahmet; Kayi {Birincil Kaynaklardan Osmanli Tarihi), Tarih 
Dii^iince Kitaplan, Istanbul, 2005. 

Sukrullah; Behcetiittevarih, {(Jev. NihalAtsiz), Turkiye Yaymevi, 
Istanbul, 1949. 

Temir, Ahmet; Kirsehir Emiri Cacaoglu Nureddin 1272 Tarihli Arapga 
ve Mogolca Vakfiyesi, Ankara, 1959. 

Turan, Osman; "Sel(;uklu Kervansaraylari", Belleten, X/59 (1946), 
s. 471-496. 

Turan, Osman; "Celaleddin Karatay Vakiflari ve Vakfiyeleri" 
Belleten, XII/45 (1948), s. 17-172. 

Turan, Osman; Selcuklular Zamaninda Turkiye Tarihi, 2.bs., 
Istanbul, 1984. 

Turan, Osman; Turkiye Selcuklulari Hakkuida Resmi Vesikalar, 2.bs., 

Ankara, 1988. 

Turan, Osman; "Keyhusrev 11" mad. 1a., c.VL, s. 620-629. 

Togan, Zeki Velidi; "Mogollar Devrinde Anadolu'nun Iktisadi Vaziyeti", 
Turk Hukuk ve Iktisat Tarihi Mecmuasi, c.I (1931), s.1-41. 




116 



Togan, Zeki Velidi; Umumi TiirkTarihine Giri§, 5.bs., Istanbul, 1981. 

Uzun^ar^ili, Ismail Hakki; Osmanli Devleti Te§kilatma Medhal, TTK, 
Ankara, 1988. 

Yaltkaya, Serefeddin; "llhaniler Devri Idari Teskilatma Dair Nasiruddin 
Tusi'nin Bir Eseri", Turk Hukuk ve Iktisat Tarihi Mecmuasi, c.II. (1939), 
s.7-19. 




Yucel, Yasar; XIII-XV Yuzyillar Kuzey-Bati Anadolu Tarihi: 
Coban-Ogullari, Candar-OguUari Beylikleri, TTK, Ankara, 1980, 

Wittek, Paul; Osmanli Imparatorlugu'nun Dogu§u, {^ev. Fatma 
Berktay), KaynakYaymlan, Istanbul, 1985. 

Wittek, Paul; "Anadolu'da Bir llhanli Kitabesi", Tiirk Hukuk ve Iktisat 
Tarihi Mecmuasi, c.I (1951), s. 161-164. 




m 




Ekler 

EK-l 
iZNiK KU§ATMASI HAKKINDA 



Artik Osman Gazi; Karacahisar'm Eski5ehir'in Inonu'nun Bozuyuk'iJn 
Bilecik'in -ve tabii ki Sogut ve Domanic'in - Inegortin, Kulaca'nin, 
Yeni5ehir'in, Yarhisar'm Goynuk'un, Tarakli'nm, Mudurnu'nun, 
Harmankava'nin efendisidir. Baslanoicta bativa vonelik Bilecik Sooiit- 
Domanif cephesi yerini genis bir egemenlik alanina birakmistir. 1 500'lu 
yiUarin ba5larinda Osman Gazi; egemenlik alanmi bati yonunde 
geli5tirmis ve gelistirmekte olan bir uc beyidir. Ve artik ba^langigtaki 
biiyiik liedefi Iznik'e yonelmenin zamani gelmi§tir. 




118 




iznik, 1204-1261 yillari arasmda Bizans imparatorlannaba§kentlik yap- 
mi§ti. IV Ha(;li Seferi sonucunda ba§kent Istanbul'da { 
Constantinopolis'te) Latin isgali baslayinca Imparator Iznik'e tasmdi. 
1061 yihnda ise Sel(;uklulann da destegiyle imparator tekrar Istanbul'a 
geri donmii^tur Imparatorun Iznik'teki son yillari Osman Gazi'nin 
henijz dogdugu, Ertugrul Bey'in Sogiit ve Domanic'te uc beyi olarak 
bulundugu doneme kar§ilik gelmektedir 




iznik, Bizans trnparatorlugunda {Iskenderiye Kudus Antakya ile birlikte) 
en prestijli kilise merkezlerinden birisi idi. Muhtemelen bu nedenle 
Anadolu'nun Turklerce Malazoirt sonrasi fethinde ileri harekatm en 
onemli hedefi olmu^tu. (^evresindeki Turkmen yerle§imi ile kisa surede 
Turklerin eline gecjmi? ve burada 1075 yilmda Selcjuklularin baskenti 
meydana getirilmi§ti. Iznik'in Turklerin elindeki ilk devri cok uzun 
surmedi ve I.Ha(;li seferi sonunda Iznik tekrar Bizans'a dondii. Fakat bu 
tarihten sonra Iznik'i tekrar elde etme hayali yakm yerlerde hiikum 
siirmekte olan Turklerin zihninden hi^ silinmemi5tir Elindeki kay- 
naklann yetersizligi nedeniyle Costantinopolis'i ele ge^irmeyi du§un- 
meyen Osman Gazi'nin dogal hedefi Iznik olacaktir Cali§mamiz boyun- 
ca Osman Gazi'nin gercekle^tirdigi harekat ve fetihlerden anladigimiz 
kadariyla en temel hedefin Iznik oldugu (jok a(;iktir Iznik'i elde etme 
hedefi icin son derece dikkatli ve adim adim hareket eden Osman 
Gazi'nin omrii bu fethi gormeye yetmemi§tir Ama fetih i^in sagladigi 
alt yapi iznik'in ve daha batidaki sonraki fetihlerin temelini olustur- 
mustur 

Osman Gazi'nin Iznige dogrudan saldirmak yerine Iznik'i zayif dilsure- 
bilmek amaciyla uzun siJrecek bir ku§atma politikasmi tercih ettigini 
goruyoruz. Boylelikle Osman Gazi az bir kuvvet ile Iznik'i giigsuz du^iir- 
menin yolunu bulmu^tur Ku^atmanin en onemli ayagi ku§kusuz Taz 
Ali {bazi kaynaklarda Draz Ali) komutasindaki bir birligin yaptigi kule 
ku5atmasidir 





119 



Taz Ali Hisan'nm oUugu ycrim Iznik 




Boylelikle Iznik'e hakim tepenin yamaclarinda olusturulan havale kule- 
si ile iznik'in giri^ ciki^lan kontrol altma alinmi§ bulunuyordu. Bu 
bunaltici ku^atma sonucta Izniklilerin ba§kent istanbul'dan yardim 
istemeleriyle ve bunun sonucunda cikacak olan Koyunhisar (Bafeos) 
sava§iyla sonuclanacakti. 







Tflz all (Draz Alijpinannin huluniugu kayalik 




120 



"... iznik ol zamanda gayet sarp ve mu'teber ve galebe §ehir idi. Dort 
yam sazlik ve bataklik idi. Soyle kim, adam yoresine varimaz idi. Hem 
i(;inde adam galabalik idi. Soyle rivayet iderler kim, dort kapusi var idi. 
Her kapusindan bin alaca atlu kafir gikardi. Giru kalan renkli ati ana 
gore kiyas idgil, nice galebe seliir idi. 01 vakit kim gaziler iyuyidi her biri 
bir ejdardayidi eger adam ba§ma bin kafir gelse yiJz dondiJrmezlerdi. 
Itikadlan muhkem idi. Hak teala anlara fursat viriirdi. Itikadlan 
berakatmda. GelOp Iznik'iin dayiresin yagma itdiler Kafirleri nice kez 
(jikdilar, ugrajtilar Hak teala gazilere fursat viriip kafirleri siyup hisara 
koydular Gordfller kim ceng ile almmaz; dort yam sur Hie katma adam 
varimazdi. Vardilar Yenigehir'den yana olan tag divannda bir havele 
kal'a yaptilar 01 kalanun i(;inde adamlar kodular ol zamanda Taz-Ali 
dirlerdi, bir dilaver var idi. Gayet bahadir pehliivan idi. Ana kirk ki§i 
ko§uk ol hisara koyup Iznik'e havale kodular §imdiki halde ol hisarcu- 
ga Taz-Ali Hisari dirler Ve hem ustin yanmda bir yuksek kaya vardur 
Anun dibinde bir sovuk pinar dahi vardir, ol pmara dahi Taz-Ali Pinari 




dirler. Andan sonra kafirler zebun olup hisarda oturdular. Gaziler dahi 
daima seyirdip i(;erden adam (jikartmaz oldular. Ta§radan '^^"' Kimse 
gelimez oldu. Bir nice zaman bu hal uzere kalup oturdular..."'" 

...Akibet kafirler bir giin fursat bulup Istanbul tekviruna adam don- 
derup hallerin arz eylediler Uzerimuze Turk geldu, bizi zebun itdi, Ta§ra 
^ikartmaz oldi, Aciz kaldik. Eger bize dermanun var ise eyle yohsa bizi 
zebun etdi. Oglumuzla kizimizla esir iderler veyahud a^liktan kinluruz, 
e^er derman etmezsenuz didiler. Zira kim ol vakit Iznik'e dahi Istanbul 
tekviri hukrn iderdi. Ciinkim Istanbul tekviri bu hale vakif oldi, hayli 
gemiler cem idup igine (jok lesker koyup gondilrdiler kim varalar gazi- 
leri Iznik uzerinden ayiralar. Hem bir itimad itdugu ademin bile 
gondiirdi. Gemilere girup azm idup gittiler kim varalar Yalak ovasma 
^ikalar, andan Iznik uzerine varalar, gazileri gafiliin basalar Bunlar bu 
yana bu kavli itdukle, meger ki gazilerun dahi bu casusi var idi. Kafir 
le§kerine gonderiip nireye (^ikacagun haber alup biliip can atup geldi. 
Gazilere haber itti andan gaziler dahi yiiritup geldiler, ol kafirleri cika- 
cak kenarda pusuya girup pinhan olup durdilar kafirlere dahi gemiler- 
den siiriip varup ol Yalak ovasmda ol kenara iskele vurup bir gece (;ik- 
maga ba5ladilar, kara yire dokildiler Her biri atlann ve esbablarin cikar- 
maga ^ali§urken gaziler dahi gafilin Allah'a sigmup tekbir getiriip ciimle 
yagmaya hamle idup at salup kafirler ustune koyulup kilic urdilar 
Heman dem kafirleri birbirine kattilar §6yle kirdilar kim vasfini bir 
Allah bilur denize dokilup gark oldular ki basma devleti olan gemiye 
girebildi. Mahassal-i kelam, kafiriin (jogi helak oldi. Sehelcesi ba§lari 
kayusi oldi. Hemen gemi icjijmde olanlar gemilerin olup kagn gitmek 
ardmca oldular istanbul'a gelup tekvira haber virdiler Tekvur bu haberi 
i^idup haylii melul oldi. Cok cez' u fez eyledi ve ilia elinden ne geliir 
sabr idup karar itdi. Car u naq:ar oldi. Bu yanadan Iznik kafirlerine haber 
ili5ecek ki tekviri smdi, anlar dahi gok agla§up yas iddiler akibet tani§up 
am tedbir eddiler kim ka^alar. Ka^anlar ka^di, kacjmayanlar kalaya virup 
mut'i olalar Hem oyle edip kalayi gazilere virdiler Gaziler dahi alup 
toyum oldular (^unkum Iznik'i aldular, bu kez Yalak Ovasma dolu5du- 
lar. Zira kim ol vakit bu Yalak Ovasi sarp daglar ve sarp hisarlar idi. Ve 
hem bi-nihaye iUer ve vilayetler ve 5enlik yirler idi..." 

"...Ciinki Osman Gazi, BilecQo'i ve Yar-Hisari ve ineTOl'u ve Yeni-sehir'i 
tevabiiyle ve levahikiyle feth itdi, andan sonra ikdam idiip varub Iznik 




121 



' Anonim Tevarih-i Al-i Osman, (Haz: Nihat Azamat ), Istanbul, Marmara un. Yay. ,1992. s.ll 
^ Anonim, S.1M2 




^ehrine segirdim idiip Iznik'in yollarin kesiib ^ehre ta^radan nesne 
girmez oldi. Kizlik olub 5ehir halki bunalub golden, ugrilayin, Istanbul'a 
mededci gonderub istimdat itdiler. Istanbul'dan yardim gonderdiler. 
Osman, Gazilere eytdi: Istanbul'dan bi-kiyas le§ker geleyorilr. Eger 
ayrilirsavuz , iizerimuze hucum idiJb etraf Rum'mun kafirleri bize §ir- 
gir olurlar, Bu gelen kafirlerun smmasma bir ^are olsa didi. Gaziler eyt- 
diler : "bizum ademimuz azdur. Biz dahi Sultan Alaud-Din-i sani'den 
istimdat idelum" diyub fi'l-hal Konya'ya adem gonderdiler. Fetihlerin 
bildirub olacak ihdasi ilam itdiler Sultan Alaud-Din-i sani bu haberleri 
i5idub §ad olub cia§e gelub tabl , alem, kilic; ve at hil'at virub Buyurdi ki 
" SahibiJn Kara-Hisar'dan bir nice bin halk muavenete varalar" Sultan'a 
giden adem dahi gelmedin, Istanbul'dan kafir gelub Dil'den ge(jmege 
ba§ladi. Kafirler Turki ka(;di deyu gaflet ile otunrken Osman Gazi Yalak- 
Hisar'undan dil alub kafirlerun gaJ^etiin biliib Dil'den gegenleriin uzerin 
urub dun baskunm idub basub ba'zm kilicdan gegiirub ve ba'zm denize 
gark idiib ve gegmiyenleri donub Istanbul'a gidub gaziler ganaimle 
mugtenim olub Iznik fethine mukayyed olmayub heman cemaatlerine 
be5aret haberin gonderub makarr-i izzete iri§mege niyyet idub gogub 
gitdi. Validesi ve miiteallikati Osman Gazi'ye bir-iki goc istikbal idiib 
gelub bulu^dilar Ittifak, ol esnada ikindii vaktuida Sultan Alaiid-Dini 
saniden tabl ve alem ve bir at ve bir kilic ve hilat-i ^ahane yiti§di. 
Hemandem erbab-i divan ve erkan-i ayan'i araste idub divan-i 
sultani'yi muretteb kilub, Osman Gazi izzet-icun anasi ayagm durgu- 



rub nevbet urulunca ayaom turub ber-kaide-i sahane ve kanun-i emi- 
rane nevbet-i Osmani uruldi... 




122 



Nesri ise hutbeyi Koyunhisar Savasi'ndan sonraya koyar ve hutbenin 
okunma gerek(jesiyle ilgili ba§ka bir kurgu sunar: 
"...Osman'a biitiin tabl ve alem gelince, ganimetin be§te birini ayirarak 
sayisiz hediyelerle Konya'ya gidip; Sultan Alaaddin'i ziyaret etmek, 
bagliligini sunmak ve veliahtligmi elde etmek istedi. (^unku Sultan 
Alaaddin Keykubad bin FeramiJrz'iin oglu yoktu. Bu nedenle Osman'i 
oglu yerine gorerek tabl, alem ve kili(; g6ndermi§ti. Osman Gazi 
Sultan Alaaddin zamanmda bagimsizligmi kazanmi§sa da Sultana 

"3 Nesri, s.106-107 

^3*Nesri, s.109-111. "Ve bil cCtmle cijnki Osman' a tabl ve alem ^eldi, ol dahi mal-i ganimetten humsin gkarub tuhfe-i 
bl-hadd ve hedaya-yi blla-nlhaye birle kast etdi ki Konya'va varub Sultan Alaaddin'i Saniye bulusub safayi himmetin alub 
veli'ahdi ola. ZIra bu Sultan Alaadln-I Keykubad bin Feramijrz'ln o§lu yo^ Idl. Osman'i heman yerine ^orijb tabl ve alem 
ve kilic gondermistl. Osman Gazi dahi Sultan Alaaddin zamanmda e^ercl neva istiklal bulmusdi; lakln edebe riayet 
idirben hutbeyi ve sikkeyi yine Sultan Alaaddin adina kilmisdi. Cijnkim Osman esbabin tehiye etdi ki Sultana gide, ol 
esnada haber geldl kl Sultan Alaaddin ahrete intikal etdi. O^lu kalmadigi ecllden yirlne vezirl Sahib gecdl, Osman am 
isidiib el hukmiillllah 11 aliyyil-keblr dlyiib hemandem buyurdi: Karacahisar'a Dursun Fakih'l hem kadi ve hem katib Itdil- 
er. ZIra bu Dursin Faklh bir aziz kisiydi. Halka imamet ederdi. Edebali'yie dahi aslna Idl. Ve Karacahisar'a dahi 
Germlyan'dan ve gayrlden hayli muslumanlar gelCib senlenmlsti. Ewel hutbe Osman Gazi adina ki okundi 
Karacahlsar'da okindi.: bazilar eydCir. Sultan Alaaddin'den labl ve alem gelmesi Blleclk fethlnden nice yillar mukad- 
demdlr. Karacahlsar alindijSi vakit Ak-lemtirle gonderdi dedller..." 




hiirmetinden hutbede ve sikkede onun adini zikretmeye devam 
etmisti. Tarn Sultan'a oitmek icin hazirlandioi sirada Sultan Alaaddin'in 
vefat ettigi haberi Osman Gazi'ye geldi. Oglu kalmadigi icin yerine vezir 
Alaaddin Sahip oecti. Osman bunu duvunca "Allali'in biiviik liiikmu" 
diyerek Karacahisar'a Dursuh Fakili'i kadi ve liatip tayin etti. Bii Dursun 
Fakih aziz bir ki§iydi. Halka imamlik ederdi. Edebali ile tani§ikligi vardi. 
Ve Karacahisar'a da Germiyan'dan ve ba^ka yerlerden pek cok 
Muslflmanlar gelmi§ ve burayi §enlendirmi§lerdi. Osman Gazi adma ilk 
hutbe Karacahisar'da okundu. Bazilan Sultan Alaaddin'den tabl ve alem 
geli5inin Bilecik fethinden 50k once oldugunu; Karacahisar almdigi 
zaman Ak-temiir ile gonderildigini soylerler..." 



HERSEK 








^AMZABEY 




YENI9EHIR 

YARHJSAR 



EK-2 
PACHYMERES VE ESERl HAKKINDA 

Georgios Pachymeres 1241/1242'de dogmu§tur. Pachymeres'in hayati 
hakkmda eserinin giri§inde verdigi bilgi di^inda detayli bilgimiz yok- 
tur. Yazar, Suggrafikai Historiai adli eserine; TEcbpyioi^ Kovoravri- 
vounoAiTri«^ to dvEKoOev yani Konstantinopolis kokcnli Georgios 
kelimeleriyle ba§lami§tir. Yazarin, Iznikdogumlu olmasma kar^m ken- 

157 

disini Konstantinopolis kokenli olarak taninnlamasi, IV Hacli 



^^^ ZuYYpacpiKai loxopiai 

^^^ Georges Pachymeres Relations Historiques, l-ll Edition, Introduction et notes par A. Failler, traduction francaise par 
V. Laurent, Paris 1984, s. 23; Geor^ii Pachymeris de Michaele et Andronico Palaeolo^is Libri Tredecim, recognovit 
Immanuel Bel<.lcerus, Volumen Prius, Bonnae, impensis Ed. Weberi, 1835, s. 11. 
^^^ Pachymeres, eserinin tamammda ifade ve tamlamalarda Attiki Yunancasmi kullanmistir. 




123 




Seferinde Konstantinopolis'in Latinlerin eline gecmesiyle buradan 
iznik'e kacan bir aileden geldigini du5undurmektedir. 



1261 yilmda Konstantinopolis'in Haglilardan geri almmasiyla 
Pachymeres ba§kente gitmi§ ve burada bir siJre kalmi§tir, Pachymeres, 
Konstantinopolis'te bulundugu sirada megas logothetes Georgios 
Akropolites'in ogrencisi olmu^tur. Ba5kentte ogrenci oldugu sure icinde 
mantik, retorik, Oklid Matematigi ve Aristoteles Felsefesi gibi konular- 
da egitim almi^tir Pachymeres, 20'li ya^larda ruhban sinifina girmi§, ilk 
olarak Aya Sofya'da diyakozluk yapmi§ ve kilise hiyerar§isinde hizli bir 
sekilde ilerlemistir 1265 vilmda notarios olan Pachymeres, 1277 

' 141 ' 142 

yilinda didaskalos tou apostolou , 1285 yilinda hieromnemos , 
1285'ten sonra ise ayni zamanda hem protekdikos hem de dikaio- 
phylaks gorevlerinde bulunmu§tur Her ne kadar devlet ya da kilise 
hiyerar^isinde en yiiksek mevkilerde bulunmami§ olsa da Pachymeres 
cok sayida Patriklik ve Saray mensubu lie yakin iliskiler kurmu^tur 
Suggrafikai Historiai adli eserinden anlasildigi kadariyla Patrik XI. 
Bekkos ve Patrik Antakyali Theodosios; hnparator VIII. Mikhail 
Palaiologos'un kiz karde§i Eirene-Eulogia ile dostane ili§kileri vardi. 
Diger Bizans tarih^ilerinden farkli olarak Pachymeres, Grek-Ortodoks 
Kilisesinin siyaseti ile yakmdan ilgilenmi5tir Yazarin Grek-Ortodoks 
tutumu belirgin olmakla beraber Roma ile Union'u sert bicimde red- 
detmi^tir 




124 



Suggrafikai Historiai adli eserin 1307 yilmda aniden kesilmesi, yazarin 
1507'den kisa bir siJre sonra oldugunij du^OndOrmektedir 
Pachymeres gok eser vermi§ bir yazardir En (:ok bilinen ve en uzun 
eseri Suggrafikai Historiai'dir Bunun di^indaki eserleri ise: 



"° S.Lampakis, "Some Considerations on the Historiographical Work of Georgios Paciivmeris", 
hnp://bvzsym.org/index.php/bz/articie/view/908/804, s. 135. 

^^^ Meya*; AoyoOrjir]^: Modern demokrasiierde karsili^i basbakan ya da devlet sekreteri oian unvan, bugijn de; 
yeni secilen Patrigin resmi mesajini hijkumete ceviren kisi olarak kullanilmaktadir. 

^^''NoTdpioc; (Patriklik Noteri): Roma Ddnemi'nde de kuilamimistir; noter, sekreter ya da tescil ve evrak kayitian ile 
ugrasan kisilere verilen unvandir. 

^^^ AiSdoKoAoig tou anocrroAou: Kilise komunyonlarinda Aziz Paulus'un mektuplari ve Havariler Tarihi {Yeni 
Ahid) okuyan ve bunlari yorumlayan kisi. Bu unvanin sahibi bijyiik olasilikla; Aya Sofya'daki Patriklik Okulu'nda teoloji 
dgretmenligi de yapiyordu. 

^^^ r£po|avi^]aoDv: Patriklik Bazilikasinin gijniuk islerinden sorumlu, Patrikin usa^i ve haznedari. 
^^^np(BTeK5tKoc;:Patriklik hiyerarsisinde altinci derecede oian kiliseye verilmis barinaklara dair konuiardan sorum- 
lu resmi memur. 

^^^AiKQiocpuXa^: : Kiliseyi ilgilendiren davalar ile u^rasan ve ruhban sinih icinden secilen imparatorluk memuru. 
Bu unvana sahip olanlarin kamu hukuku ve kilise hukukunu iyi biliyor olmasi beklenirdi. ■ : 




l-Quadrivium; matematik, geometri, astronomi ve muzik konulannda 
gee donem Bizans bilgisini gosteren tek ciltlik ansiklopedi. 
2-Epitome; Aristoteles Felsefesinin on iki kitaplik ozeti, orijinal 
Aristoteles yazmalarini kendi yorumlariyla birle5tirmistir. Bu eser oriji- 
nal bir calisma olmasa da Aristoteles'in bugun elimizde bulunan 

145 

yazilari Pachymeres sayesinde gunumiize ula5mi5tir. 

3-Patrik Iskenderiyeli III. Athanasios'a ithaf edilmi§ Areopagus 

Pseudo-Dionysios'un yazilannm bir yorumu. 

4-12 74 Lyon Konsili'nin hemen ardmdan kaleme alinmi§ olan 

Ortodoks dogmalannm tarti§ildigi teolojik bir eser 

5-Klasik Yunan hitabet eserleri taklit edilerek kaleme almmis olan 

147 l*' 11 

Progymnasmata ve staseis adli retorik sanatma dair iki ali§tirma. 
6-Patrik III. Athanasios'a hitaben yazilmi§ iki mektup. 
7-Quadrivium ve Epitome'nin giri? bolflmlerinde bulunan ^iirler de 
dahil olmak uzere otobiyografik siir parcalari ve siir sanatina dair alistir- 
malar 

Pachymeres'in en cok bilinen eseri Suggrafikai Historiai 1261-1500 tar- 
ihleri icin en guvenilir kaynak sayilmaktadir Eser, Bulgar ve Mogol 
Tarihi'ne dair kiymetli bilgiler i(;ermektedir Ancak, Turk Tarihi a^ismdan 
asil onemi; Osmanli Devleti'nin kurulu§ donemine ait tek cagda^ kay- 
nak olmasidir 



Pachymeres'i diger Bizans yazarlarmdan ayiran en onemli ozelligi olay- 
lari sebep sonuc ili§kisine dayanarak anlatmaya galijmasidir Yazar, 
eseri arkaik bir tarzda kaleme almi§, eserin pek 50k yerinde Attiki 
lehcesini kullanmi§tir Eserde Attiki lehcesinin kullanilmasi, yazarin 
aldigi felsefe egitimi ile agiklanabilir Cunku, Attiki leh(;esi Yunanistan'm 
Attika Bolgesi'ne ait olup Platon'un ve Thukydides 'in yazi dili olarak 
gecmektedir Bu lehce ayni zamanda zarif bir §ekilde az ve 6z anlatimi 
simgeler Ancak yine de Pachymeres'in anlattiklarinin anla^ilmasi; cogu 



^^^ N.J. Cassidy, "A Translation and Historical Commentary of Book One and Book Two of the Historia of Geor^ios 

Pachymeres™, University of Western Australia School of Humanities, Classics and Ancient History, 2004; Epitome'nin 

Latince cevirisi icin bkz. P. Becchius, Geor^ii Pachymeris hieromnemonis, in universam fere Aristotelis philosophiam, 

epitome, Basel, 1560. 

^^^ ApeondYO";: Atina'daki en yiiksek mahkemenin ijyesl. 

^^^ npOYU|ivda|iaTa: Alistirmalar. 

^^^ ZTdoeii;: Hlozoflar grubu. 

^^^ Ch. Dendrinos, J. Harris, E. Harvalia-Crook, J. Herrin, eds., Porphyrogenita: Essays in honour of Julian 
Chrysostomides, London, 2003, icinde, J.R. Macrides, The thirteenth century in Byzantine historical writing', s. 63-76. 
^^** A. M. Talbot, "Pachymeres, George", Oxford Dictionary of Byzantium, vol. 3, s. 1550. 
^^^ Yunanistan'm Atina'yi da icine alan bir bolgesi. 




125 





126 



kez ifadesi anla§ilir olmadigindan, bir dusunceden digerine atlamasin- 
dan ve genellikle ki^ileri adlanyla degil de zamirlerle kar§iladigindan 
son derece zor oldugu gibi kelimesi kelimesine bir terciimesini yapmak 
yalniz guc degil yer yer imkansiz hale gelmektedir. 

Eser gelenek olarak, iki bolume on flc kitaba aynlmaktadir. Birinci kisim 
alti kitaptan olu5ur ve VIII. Mikhail Palaiologos'un yLikseli5i ve hukum- 
darligi (1259-1282) anlatilir. Ikinci kisim yedi kitaptan olusur ve 
Andronikos II. Palaiologos'un hukiimdarliginin ilk yansi (1282-1328) 
anlatilir. Pachymeres, oncelikli olarak din ve siyaset konulanyla ilgilen- 
mi5 bunlarin di§inda eserde geleneksel olarak Bizans tarih yazimmda 
yer verilen; di§ fllkelerle ili§kiler, ordu ve hanedan ili^kileri gibi konii- 
lara da deginmi§tir 

Suggrafikai Historiai; Cizvit ve alim olan Pierre Poussinus tarafmdan 
Latince'ye cevrilmi5, ilk kismi (I-VI. Kitaplar) Roma'da 1666'da, ikinci 
kismi (VII. -XIII. Kitaplar) ise 1669'da basilmi^tir Poussin'in nflshasi 
1729'da tekrar basilmi§ , 1855 yilmda ise Alman filolog I. Bekker'in on 
sozuyle iki cilt olarak yayimlanmi§tir 1835'teki yaymda sadece Roma 
edisyonunda bulunan basim hatalari duzeltilmi^ ancak el yazmalari 
hesaba katilmami§tir Pachymeres'in eseri ayrica; A. Karpov tarafmdan 
Rusca'ya, L. Cousin tarafmdan Fransizca'ya ^evrilmi^tir, bu ^evirilerde 
de I. Bekker'in editorliigiinii yaptigi Poussin'in niishasi kullanilmi^tir 
Bunlardan ba§ka Suggrafikai Historiai'nin; 1984 yilmda Vitalien Laurent 
tarafmdan Fransizcaya cevrilen bir baskisi daha bulunmaktadir Bu 
ceviri, Albert Failler tarafmdan yayima hazirlanmistir V Laurent, esere 

154 

ait on Lie el yazmasmi kronolojik olarak a§agidaki gibi ayirmi§tir; 

Monacensis gr 442 (= A), XIV yuzyil, 280x190 mm. 
Vaticanus Barberinianus gr 198 (=B), XIV yiizyil, 285x210 mm. 
Vaticanus Barberinianus gr 205 (=C), XFV yiizyil, 290x205 mm. 
Parisinus gr 1725 (= b), XV yuzyil, 287x204 mm. 
Venetus Marcianus gr 404 [coll. 899] (=a), X\/ yiizyil, 287x210 mm. 
Hierosolymitanus Timiou Staurou 4, X\( yiizyil, 565x255 mm. 
Scorialensis I 10, XVI. yiizyil, 560x250 mm. 
Matritensis 4752 [olim 22], XVI. yiizyil, 548x248 mm. 
Tubingensis Mb 15, Y^'\. yuzyil (1578), 510x205 mm. 



"^ Corpus Venice. 

^^^ Corpus Bonn. 

^^^ Georges Pachymeres Relations Historiques, I, s. 23-25. 




Matritensis 4818 [olim 95], XVI. yuzyil, 198x140 mm. 
Vaticanus gr. 1490, XVII. yuzyil, 524x225 mm. 
Atheniensis Gennadiou 40, XVII. yiizyil, 207x165 mm. 
Parisini Coisliniani 158-140, X\/II. yuzyil, 508x205 mm. 

V Laurent'e gore XIV yuzyila ait birbirinden bagimsiz u^ kopya vardir 
ve bunlar diger on el yazmasma ornek o!u§turmu§tur. Bu u^ bagimsiz 
kopya A, B ve C ailelerini olu^turur. Bu aileler; XFV^ yiizyila ait 
Monacensis gr. 442 (A), Vaticanus Barberinianus gr 198 (B) ve 
Vaticanus Barberinianus gr 205 (C) olarak adlandinlan kopyalardan 
meydana gelir Ancak, el yazmalanndan bazi sayfalarin kaybolmasi 
ya da kopya edilirken degi^iklikler yapilmasi bunlardan kopya edilen 
niishalarda da bozulmaya sebep olmu§tur. Dolayisiyla, mevcut higbir 
el yazmasi tek ba§ina bir metin olu§turmamaktadir. Ayrica, B ailesinin 
kopyalan morfoloji ve sentaks a^ismdan diger ailelerden farklilik gos- 
terirken, C ailesinde bu tip farkliliklar yoktur Buna ragmen, el yaz- 
malari iizerinde yapilan ce§itli ekleme ve duzeltmelere bagli olarak C 
ailesinde de yerler, ki§iler ve olaylann kronolojisi degi§tirilmi§tir Bu 
nedenle, metin olu^turulurken yukanda parantez iginde kuguk harfle 
gosterilen kopyalarla A, B ve C ailelerine ait kopyalar kar§ila§tirmali 
olarak degerlendirilmi^ ve birlikte ele alinarak bir metin olu^turula- 
bilmigtir 



Pachymeres hakkmda toplam sayisi onu gecmeyecek ansiklopedi mad- 
desi yazilmijtir. Fakat bunlann cogu, ana hatlari Krumbacher ve 
Hunger tarafindan cizilmis olan anlatimin tekrari niteligi ta§ir ve her 
zaman hatasiz da degildirler Palaiologoslar doneminde gercekle§tigi 
varsayilan edebi ronesans'ta Pachymeres'in onemli bir yeri oldugu 
kabul edilmi5se de; en gok bilinen ve en uzun eseri hakkmda sistem- 
atik bir ara§tirma yapilmami§tir Osmanli Devleti'nin kurulu§u a(;isin- 
dan son derece onemli olan bu eserin basligi bile XIII. yuzyil Bizans 
tarih yaziciligi a(;isindan uc bir noktada bulunmaktadir Eserin V 
Laurent tarafindan yapilan ve modern tarihgler tarafindan en gok kul- 
lanilan Fransizca (jevirisinde her ne kadar baslik olarak Relations 
Historiques; Tiirkge kar§iligi ile 'Tarihi lliskiler' kullanilmis olsa da 
eserin Yunanca basligi, Fransizca (jeviriden farkli bir anlam tasiyan 



^^^ A ailesine ornek olusturan el yazmasinda defter 12'nin (folyo 83-90) onemli iki sayfasi degistirllmis dolayisiyla 

A'nin bijtun kopyalan bozulmustur. Failler, s. 25. 

'5' Failler, s. 26-32. 

^^^ Krumbacher, Geschlchte der byzantlnlschen LIteratur von Justinian bis zum Ende des ostrdmlschen Relchess, 

Munich 1897,288-291; Hunger, Die hochsprachllche profane llteratur der Byzantlner, Munich, 1978, s. 447-453. 

"8 S. lampakis, s. 135. 




127 




'ZvYYPctf^^'^^ loTopiai' dir. Bu tip bir ba5ligin ba§ka hicbir Bizans kay- 
naginda kuUanilmamis olmasi ilginctir, Pachymeres'in eseri icin sectigi 
'ZuYYpacpucai loropiai' ba§ligi; bir 'yazar' gibi kesinlik ve dogrulukla 
anlatmak anlamma gelen Platon'a ait bir soz obegi olan "ouYVpafiKd)^ 
epEiv' i (jagri^tirmaktadir Yazarin felsefe egitimi g6rmu§ olmasi ve 
Platon'un eserleri iizerine (jali^masmin bu ba§ligi se(;mesinde etkisi ola- 
bilir Pachymeres'in eserin ce^itli yerlerinde kendinden '6 auYYP°V°" 
pevo^', '6 oDYVpacpcv', '6 ouYVpacpEug" ve benzeri ifadelerle soz 
etmesi, yazarin bu basligi tesadiifen secmedigini gostermektedir 
Ciinkii, kullandigi bu kelimelerin hepsi yazar anlamma gelmektedir §u 
halde Surerafikai Historiai, 'Yazarin Tarihleri'; 'Yazarin Anlatilan' 

161 

anlamma gelebilir Ayrica, yazar eserde bizzat taniklik ettigi olaylari 
anlatacagmi belirtiyor, esere Yazarin Tarihleri' anlamma gelen bu ba^ligi 
koymasi bir anlamda anlattigi olaylarm kesinliginden, dogrulugundan 
emin oldugunu ya da kesinlik konusunda iddiali oldugunu gostermek- 
tedir A^iktir ki yazar, 'kendi tarihi'ni yazmayi hedeflemi§tir ve ^eviril- 
erde de yazarin sectigi ba§ligin eserin (jevrildigi dile yansitilmasi 
konusunda dikkatli olunmasi gerekmektedir XIII. yiizyila ait en giive- 
nilir kaynaklardan biri sayilmasma ragmen Pachymeres'in objektii^igin- 
den ya da kesinliginden §uphe etmek mumkundiir, yazar zaman 
zaman kendi fikirlerini a^iga vurmaktadir 




Pachymeres eserinde olaylari kaydederken benzetme konusunda ozel- 
likle hassasiyet g6stermi§ olmasma ragmen pek cok yerde dogaustu 
guglere, olaganustu olaylara ve hurafelere yer vermi^tir Bu durum 
Bizans tarih yaziciligmda olagan sayilmaktaysa da yazarin anlattigi 
olaylara ele§tirel yaklasmak gerektigi aciktir 

Pachymeres; imparatorun sefere gikmasi, onemli sava5lar, imparator 
degi^iklikleri gibi olaylar igin tarih vermi§tir Yazar, olaylari cogunlukla 
Attiki takviminin aylarmda degi^iklik yaparak vermis, yer yer 



128 



* Lidd ell-Scott, Jones, A Greek English Lexicon, seventh edition, Oxford 1959, cmyYpcicpEi)'; s. 753. 
*S. Lampal^is, s. 135. 



S. Lampakis, s. 136. 



^^^ SteAIoi; AajAnciKrjc;, YnepcpuoiKec; Auvdjieic;, Ouoikci Oaivoiieva kqi A£ioi5ai- 
|iovi£<^ oxriv Icrcopia xou rEcopyiou naxD|i£pr|, s. 77. 

Georges Pachymeres Relations Historiques 1, 11:49; 11,8:145; ll,23:181;lll,25:301; Xi,32:452-455;XIII,21:607-608; S. 



163 



Lampakis,"Yn£pcpuoiK£i; At)vd|i£ic;, Ouoikq Oaiv6|i£va Kai A£ioi6atiiovi£c; otiiv loiopia 
Tou r£copYiou na)(U|i£pii", http://bvzsym.org/lndex.php/bz/article/view/711/629, s. 77. 




'Paskalya'dan sonra ikinci hafta' gibi ifadeler de kullanmistir. Olaylann yil- 
lar ile verilmemesi tarih konusunda belirsizlige neden olmu^tur. Bu neden- 
le yil konusunda kesinlige varilabilmesi icin diger kaynaklarla kar^ila^tirmali 
olarak ele alinmalidu-. Bizanslilar yillar icin Eto(5 Koojiou ya da Err) Teve- 
oecoi^ Koopou kotci P(D}iaiou(5 olarak adlandirilan, diinyanin yaratilismm 
esas almdigi ve yaratili^ icin 1 Eyliil 5509 {1.0.) ile 51 Agustos 5508 (1.0.) tar- 
ihleri arasinm kabul edildigi takvimi kullaniyorlardi. Ayrica ay ve gunler icin 
de Jiilyen takvimi kullaniliyordu. Yazarin bu takvimi secmesi Antik Yunan 
donemine duydugu ozlem ile aciklanabilir. Ancak, onemli olan Attiki takvi- 
mindeki avlarm karsiliSini bulabilmektir. Attiki takvimindeki on iki av 
soyledir: 

(Temmuz-Agustos) 

(Agustos-Eylul) 

(Eylul-Ekim) 

(Ekim-Kasim) 

(Kasim-Aralik) 

(Aralik-Ocak) 

(Ocak-Subat) 

(Subat-Mart) 

(Mart-Nisan) 

(Nisan-Mayis) 

(Mayis-Haziran) 

(Haziran-Temmuz) 



1-Hekatombaion 

2-Meta^eitnion 

5-Boedromion 

4-Pyanepsion 

5-Maimakterion 

6-Poseideon 

7-Gamelion 

8-Anthesterion 

9-Elaphebolion 

10-Mounichion 

1 1 -Tharcelion 

12-Skirophorion 



Pachymeres, Attiki Takvimini birkac degi^iklik ile §u §ekilde kullanmistir: 

1 -Hekatombaion (Ocak) 

2-Lenaion {§ubat] 

5-Kronios (Mart) 

4-Boedromion (Nisan) 

5-Pyantion (Mayis) 

6-Maimakterion (Haziran) 



^^^ Georgii Pachymeris de Michaele et Andronico Palaeologis Libri Tredecim, 1. cilt, s. 50; Georges Pachymeres 

Relations Historiques VI: 35; VII:6-7 X:25. 

^^^ Bkz. Mihael VIII. Palalologos'un tahta cikis tarlhl, Georges Pachymeres Relations Historiques, 1 :s. 114-115. 

^^^ Diinyayili. 

^^^Romalilarda Diinyanin olusumu yillari. 

^^^ R. Hannah, Greek and Roman Calendars: Construaions of Time in the Ancient World. London, 2005; ]. D. 

Mikalson, The Sacred and Civil Calendar of the Athenian Year. Princeton, 1975. 

169 l."EKaTO|ipatff)V 2.METaY£tTvicbv 3.Bor)5po|iicbv 4.nDavei|/i&)v S.MaijiaKirjpicbv 

6.noo£t5£a)v 7.ra|ir]Aiov 8.'Av0£OTiipiQv 9.EXacpr]poAitbv 10. Mouvu)(icov ll.GapYr]- 

Xia 12.ZKipocpopiciC)V.. 

^^^ l.'EKaxojjpaicbv 2.Ar]vata)v S.Kpovioc; 4.Bor]5po|iici)V 5.nuav£i|Jicov yerine kul- 

lanilmistir . 6.Mai|iaKTripicbv 7.'AvB£OTr)picbv 8.noo£i6£cbv 9.ra|ir|Xicbv 10. EAacpr] poXicbv 

ll.Mouvuxitbv 12.2Ktpocpopicbv 




129 




s m a n 

I k I e r V e K 



7-Anthestrion 
8-Poseideon 
9- Gamelion 
10-Elaphebolion 
1 1-Mounychion 
12-Skirophorion 



(Tern muz) 

(Agustos) 

{EyluD 

(Ekim) 

(Kasim) 

(Arahk) 




130 



A ve C el yazmalarinda cogunlukla Attiki takvimi aylarinm Julyen takvi- 
mindeki kar§iliklari verilmi§ ve gevirilerde de bu kar§iliklar kul- 
lanilmistir. B el yazmalarinda Pynapsion yerine iki kez Pyantion kul- 
lanilmi^tir ki bunlar Failler tarafmdan dogru olarak nitelendirilmi5tir. 

Eserin Latince cevirisinde; Pachymeres tarafindan aktarilan olaylarin, 
miiteakip yillar §eklinde tablosu verilmi^tir. Kronolojik olarak anlatilan 
esas olaym yer yer kesilmesi ve yan olaylann anlatilmasi, aktanlanlann 
sirasini belirlemede gucluk yaratmaktadir Bu nedenle; Fransizca ceviri- 
de, eserde bir butiin meydana getiren bolumlere, iceriklerine uygun 
tarihler verilmi§tir Boylece, gecmis ve gelecek ya da gelecek ve gecmis 
olaylarin anlatimmdaki belirsizlik giderilmeye cali§ilmi§tir 

Antik Yunan doneminde kuUanilan uc takvimden bid olan Attiki takvi- 
minin sistemi ne yazik ki doneme ait hicbir yazar tarafindan tam 
olarak a^iklanmami^tir, bu nedenle de modern ara§tirmacilar bu 
takvime §uphe ile yakla^maktadirlar Bu takvim dini festivallerin gun- 
lerine gore ayarlanmi§ olup, tanrilarm isimleri ve festival isimleri ay 
isimleri olarak kuUanilmistir Takvim, gune§ ile aym hareketleri ve iligk- 
isine bagli olarak dLizenlenmi5tir Takvimde on iki ay her ayda 29 ya da 
50 gun bulunmaktaydi ve bir yil 555-355 giinden olu§maktaydi. 
Dolayisiyla bu takvim, giine? yilmdan yakla^ik 10 gun daha kisadir Yaz 
gLindonumunu takip eden yeni aym ilk gorLindflgiJ gece yilm 
ba§langici sayilirdi. 

Pachymeres, Osmanli Devleti'nin kurulu§ donemi i(;in onemli bir olay 
olan Koyunhisar Sava^i'ni 2 7 Anthestrion olarak vermi§, yil ver- 
memi§tir Attiki takviminin sekizinci ayi olan Anthestrion admi. 



^^^ nuavei|jtQV : Apollo onuruna diizenlenen Pianepsia festivalinin yapildi^i, Attiki takviminin dordijncu ayi. 
Ekim sonu Kasim basina tekabiji eder. 



V2 



Failler, I:s.l14. 



^^^ Pachymeres'te Koyunhisar, 'Bacpea' Baphea olarak gecmektedir, Geor^ii Pachymeris de Michaele et Andronico 
Palaeolo^is Libri Tredecim, IV: 25. Bu nedenle sayas 'Bapheos Sayasi' olarak da adiandirilmaktadir. 
^^* "Mr|v6c; ycrp ' AvOetJrrjpitbvoc; eiKOOTi^ Kai epSojir)", Georgii Pachymeris de Michaele et 
Andronico Palaeolo^is Libri Tredecim, !V:25; Georges Pachymeres Relations Historiques, iV, s. 359. 




Dionysos onuruna kutlanan dort Atina festivalinden birinden almi^tir 
ve dogrudan festivalin adiyla anilan tek aydir. Bu ay (jicek ayi olarak da 
ge(;mektedir. Su halde, Anthestrion ayinm Miladi takvimdeki yakla§ik 
kar§iligi Subat sonu ya da en gee Mart sonudur. Aneak her yil, yilin 
ba^langici tekrar hesaplanmadigi ve yaz donumunun yeniden ba§la- 
masma bagli olarak ozellikleri tekrar gozden gegirilmeyip yillar devret- 
tigi icjin bazi yillarda Anthestrion ayinm Miladi takvimdeki yeri Mart ya 
da Nisan da olabilir Ayrica ay yili gilne§ yilmdan 10-13 giin daha kisa 
oldugLi igin; birbirini takip eden yiUara dttzensiz araliklarla on iicuncii 
bir ay eklenmesi soz konusuydu. Bu nedenle de Anthestrion ayinm 
Miladi takvimdeki yeri du^Lmiilenden cok daha degi^ken olabilir 
Ayrica, archonlarin istedikleri yillarda geli^igflzel se^tikleri aylara gun 
ekleyebilme yetkilerinin bulunmasi festival takvimi olan Attiki takvi- 
minin ay takvimine gore daha uzun olmasma sebep olmaktadir 
Dahasi, Pachymeres'in Attiki takvimini degi§iklikler yaparak kuUanmasi, 
anlatilan olaylann Miladi takvimde hangi aya kar§ilik geldigini bulmayi 
zorla5tirmaktadir Eserde Koyunhisar Sava5i'ndan bahsedilen kisimda 
"Meyvelerin toplanmasi gerektigi zaman, boylece butun ijlkede buyijk 
kotulijklerin ba§ladigi donem oldu, bazilan ele ge^irildi, bazilari 
olduriildij, bazilan ka^arak kotii kaderlerini gittikleri kalelere emanet 
etti." denilmektedir, "meyvelerin toplanmasi gerektigi zaman" tarihi 
belirlemek a^ismdan bize ipucu verebilir Ancak burada Pachymeres 
hangi meyveden bahsetmektedir? Anthestrion ayi, Dionysos onuruna 
kutlanan festivallerden biriyle ilgilidir, Dionysos'un ^arap tanrisi 
olmasi, Pachymeres'in uzijmden bahsettigini dusundurebilir 
Dolayisiyla Anthestrion ayi, bag bozumunun denk diistugQ Eylul ayi da 
olabilir 

Pachymeres, genellikle olaylan kronolojik siraya gore vermesine ragmen 
zaman zaman gecmi5 ve gelecek olaylann yerlerini kari5tirmaktadir 
Dolayisiyla, olaylann sirasma dayali bir tahmini tarihlendirmenin ne 
kadar kesin olacaai titizlik ile de&rlendirilmelidir 



Bizans tarih yazarlannm aktardiklan konularda Bizanslilar icin uygun 
bulmadiklanni bahsetmeden ^ectikleri ve hatali olabilecek bicimde 
eksik aktarmalannm bir gelenek oldugu da unutulmamalidir Gelecek 
ku§aklara aktarmada fayda gormedikleri olaylan bilingli bir 5ekilde atla- 
maktadirlar Pachymeres'in Osmanli Devleti'nin kurulu§ donemi acjism- 
dan son derece onemli olan eseri Suggrafikai Historiai, belirttigimiz 
hususlar goz onunde bulundurularak degerlendirilmelidir 



1 




131 




EK-5 

PACHYMERES'iN ESERJNDE OSMANGAZt iLE iLGILi 
KAYITLAR 

Anthestirion ayinin yirmi yedisinde Bafea yakmlarinda (ki bu yer 
hayranlik uyandiran Nikomedia civarindadir) Atman yaninda bin- 
lerce ki§i ile aniden ortaya gikti- ama sozu ba§indan anlatmak gerekir. 
Ali Amourios, karde§i Nasireddin ile birlikte yiUarca Romalilann rehini 
olmu5 sonra Kastamonu Persleri ile i^birligi yaparak Romalilara 
kotiiliik yapmaya (saldirmaya) ba^lami^ti, Ve sonra Karadeniz civarinda 



ve daha i(;eride Sangarios 
ve bizimkileri hor gordii... 



(jevresinde kaldi, kibiri [aq gozluliigii) artti 




132 



...Sonra Atman; Nikaia Bolgesinden ayrilip, vadileri ge(;erek Halizones 
topraklarina dogru ilerlemeye liazir liale gelmi^ti, ancak bu durum 
Mouzalon'u harekete gecirdi. Ama bunlar olmadan once 50k sayida 
du^man, yakla5ik yuz kisi, bir araya toplandi; ansizm, Telemaia 'da 
uyumakta olan Mouzalon ve yanmdakilerin kar§isina ciktilar, muaz- 
zam bir karga5a ya5andi, pek gok 5eye ve mizraklara el koyarak, mizrak- 
lari zirvede ^eri donduler Bu defa Romalilar saldirilara devam ederek 
bunlari kovalamaya ba§ladi ama onlar daha onceden i§gal ettikleri 
daglik bolgeye gelerek kendilerini burada giiven altma aldilar, 
Romalilan ku§atarak, yay §eklindeki sava^ dilzenin alip, cesur bir soylu 
olan Romalilann komutanma saldirdilar ama bunlar sadece onun atmi 
yaralayabildiler Bu olay ve i§itilenlerden dolayi Atman cesaretlendi ve 
kibirli barbar, onun ordusunun yanina geldi ve Meandros civarindan 
fazlaca sayidaki diger Pers yandajlanyla birle§erek yetenekli sue ortak- 
lariyla baskm icin ilerledi. Bu durum, Amourios'u heyecanlandirdi ve 
harekete gegmesi gerektigine ikna oldu ve onu kiskandi ama Impara- 
torun hatirma geri durdu. Ama (simdi) (jekinmesine ragmen, daha 
sonra yapacaklanyla bu adam yol alacakti. zaman Atman geldi, 
adamlarina ve evlilik yoluyla bagli olan digerlerine onciiluk etti, buyii 



175 



Izmit. 



^^^ Eserde Osman Bey, Atman olarak gecmektedir. 

^^^ Eserde pek cok yerde Persler kullamlmistir. Persler, Tijrkleri ifade etmektedir. 

"' Sakarya. 

^^^ AAiCI&jvoc; , kelimesinin sozlijk karsili^i 'etrafi denizlerle cevrili'dir. Yalova ve Karamijrsel arasindaki dijz kiyi 

oyasina -Yalak Ovasi- bu ad verilmistir. Bkz. inalcik, Osman Gazi'nin iznik Kusatmasi ye Bafeus Muharebesi, Osmanli 

Beyli§i (1300-13891, Istanbul, 1997, s. 94. 

^^** Iznik ye Izmit arasinda bulunmaktadir. Bafea'daki carpismadan once, Mouzalon ile yapilan ilk muharebeden sonra 

ikinci Tijrk-Bizans muharebesi burada olmustur. Bkz. Georges Pachymeres Relations Historiques, i-ll Edition, 

introduction et notes par A. Failler, traduction francaise par V. Laurent, Paris 1984, s. 364, dipnoi 63. 

^^^ Menderes Nehri. 




n 



cesaretle harap ve yok etmeye hazir olan adamlan Paflagonya bolgesi- 
ni hizla gecti. Mouzalon ise, Romalilar kadar Alanlari ve evlilik bagiyla 
olanlar kadar yabancilan da olmak lizere yakla5ik iki bin ki§iyi birle§tir- 
mi§ti. Ama sayica kendilerinden fazla olmalanna ragmen kendi mem- 
leketlerinde sava§mak onlara giig verdi ve eger bu samimi kalpler acele 
edip sirayla saldirsaydi zafer kazanabilirlerdi. Ama simdi oldukga 
gev§emi§lerdi, kotii niyetlerinden 50k tembelliklerinden, Alanlarla i§ 
birligi yapmak icin para ve atlanni kaybedip §evksiz ve yiireksiz bir 5ek- 
ilde (jarpi^iyorlardi. Ve belki de sayica daha fazla olduklanndan Persler, 
cok daha atakti. (;arpi§ma hem sayi hem de inan(; bakimmdan e§it 
olmayan bir hal aldi, Romalilarm ^ogu dagilmi§, bir kismi aceleci bir 
5ekilde onur kirici bir bigimde yakmda bulunan Nikomedia'ya kaq:mi§ti. 
zaman Romalilara gore daha fazla sayida olan Alanlarm buyuk fay- 
dasi oldu, hem piyade hem siivari dfl^manlarin etrafmi gevreledigi sira- 
da, Roma piyadeleri surunerek yakmla5irken ve ileri dogru kagarken, 
piyadeleri fazla olanlar (Alanlar) birbulut gibi bunlara saldirdi, piyadel- 
er bunlari capraz ok saldirisma tutarak sflvarileri yaraladi. Ve boylece bu 
zaferden sonra Persler, onlerine hi^bir engel ^ikmadan buralara 
yayildilar ve yagmalar yapmaya devam ettiler Meyvelerin toplanmasi 
gerektigi zaman, boylece bfltfln fllkede biiyiik kotOluklerin ba5ladigi 
donem oldu, bazilan ele ge^irildi, bazilan olduruldu, bazilari kagarak 
kotii kaderlerini oittikleri kalelere emanet etti. 

zaman kendi kurtulu5lari icin koyliiler ^ehirlere goc ettiler Daha iger- 
ilerde yasayan insanlar da arazilerini kurtarmak icin umutsuzca top- 
landilar Talihsizliklerin bu en buyugiinden kagmayanlardan, SLirii 
halinde adamlar ve canavarlar geldi; ayni ki§iler kaybettikleri, kocalari, 
ogullari, kizlari, kiz ve erkek karde§leri ve diger akrabalari icin yas tutuy- 
or ve yakariyorlardi, acmacak bi(:imde 5ehrin icjinde ve di^inda kiyida, 
hayatlan ve e§yalari kaybolmu§ bir 5ekilde yol aliyorlardi. ^ocuklar ve 
ya§li kadmlar cesetlerin i(;inde sessiz bir §ekilde sokaklarda yatiyordu. 
Ordunun diger ijlkeden olan askerleri kar§iya ge(;ip, utan^ verici bir ^ek- 
ilde geri dondflklerinde; evlerini, e§yalarmi dfl^manlara terk etmi5 olan 
yerliler de kendilerini kurtarmak icin kaciyorlardi. Dii^manlar yukari- 
daki bolgelerde ozgiirce sefa sOrOyordu. Pek 50k esir almijlardi, hem 
ganimet hem de yillik urunu toplayarak, hayvanlari sayesinde onlerine 
(jikan her 5eyi alip ta5iyorlardi. Ancak, muhtemelen ele ge(;irmeye 
cesaret edemedikleri [qu Nikomedia'dan asagidaki bolgelere dokun- 




133 



^^^ Paflas^onya veya Paphla^onia; Anadolu'da, Karadeniz'in kiyisinda, Pontus ve Bitinya arasmda kalan bdlgedir. 




madilar. Kom^ularin saldirismdan korkarak, ^ehrin di§indaki mahal- 
leleri kutsal ve dokunulmazmi§ gibi korudular. Bu sanssizligm yam sira 
imparatorun bulundugu Atramition'a ve asagida doguya dek olan ve 
buradan yukanda bulunan kuvvetlendirilmi§ kaleler ve ilerisi du§man- 
lar tarafmdan yagmalandi, denizden kisa bir mesafede olan Achyraos, 

184 ' MS 186 

Kyzikios, Pigas ve Lopadion ozgurkalmaya devam etti. Biitun tar- 
sal bolgeler harap edilirken bu talihsizlik Prousa ve Nikea'lilarm da 
kapisma dokundu, bu suiav korkunc ve acimasizdi, her §ey birkac ay 
icinde yerle bir edildi, Bunlar ilahi gazabm sonucuydu ve llahi gazap 
istirap cekmeyi gerektiriyordu o zaman ilahi istiraplann tek ilahi 
korunma yolu Tann'dan merhamet dilemekti. Ama bu konudan yeter- 
ince bahsettik. 

EK-4 

OSMANLI DEVLETi'NiN KURULU§ TARIHi 

HAKKINDA 




m 



Yukanda Bilecik ve Ineool'un fethinden sonra Osman Gazi'nin kendi 
guciJne dayali olarak hutbe okuttugunu ve dolayisiyla bagimsizliguii 
ilan ettigini kaydetmi§tik. Kendi gucij ile elde ettigi bu konumu Osman 
Gazi'nin bagimsizlik tarihi olarak selamladigimizi vurgulamistik. Ustat 
tarihijimiz Halil Inalcik son donemlerde yaptigi tetkiklere dayali olarak 
vardigi neticeyi a^agidaki anlatimda ortaya koymaktadir: 

"Bir imparatorluk ordusuna karsi kazamlan bu zafer, Osman'i bolgede 
karizmatik bir bev durumuna aetirmistir CaSdas kavnak Pachimeres 
onun bu zaferle sohretinin Pal^agonya (Kastamonu) bolgesine kadar 
yayildigmi ve gazilerin onun bayragi altma ko§u§tuklarmi kaydeder XV 
Yiizyil sonlarinda Tarihci Ne§ri onun beyligini ve bagimsizligmi hakli 
olarak bu tarihe kor Bapheos (Koyunhisar) Sava^i Osman'a bir hanedan 
kurucusu karizmasmi kazandirmi§, kendisinden sonra oglu Orhan iti- 
razsiz beylik tahtma gecmi5tir Biz 27 Temmuz 1502 tarihini Osmanli 
hanedanmm dolayisiyla Osmanli Devletinin kesin kurulu5 tarihi olarak 

kabul edebiliriz," 



^^^ Bigadic'in dogusunda bulunan bir antik kent. 
"* Erdek. 
'85 Bi5a. 
186, 



\«1 



' Uluabat. 
Bursa. 



'8' inalcik, DevleM Alive, s.12 




Su halde bu gorus kar5isinda kendi fikirlerimizi ortaya koymamiz 
ka(;inilmaz olmaktadir. 

Sunu hemen belirtmemiz gerekiyor ki yazanmiz 27 Temmuz 2009 tar- 
ihinde Yalova'da Halil Inalcik'in g6ru5leri dogrultusunda duzenlenen 
Uluslar arasi Osmanli Devleti'nin Kurulus Tarihi Sempozyumu'na 
Sempozyum Bilim Kurul Uyesi olarak katilmi§tir. Ek olarak turn ara^tir- 
ma ekibimiz ile sempozyumda hazir bulunarak ortaya konulan g6ru§- 
leri ilk elden izleme firsati elde ettik. 



Sozii edilen sempozyumda {yerel yoneticilerin daha ba5ka kaygilarla 
ate§li bir uslupla ortaya koyduklan goru^ler hari^ tutulursa) 1502 tari- 
hini destekleyen ba§ka bir konusmaci olmamistir Ustat tarihcimiz Halil 
inalcik bu sempozyumdaki konu^masuida yukarida verdigimiz 
cercevede deaerlendirmelerde bulunarak 2 7 Temmuz 1302 tarihinin 

' ' o 

Osmanli Devletinin kurulu§ tarihi oldugu tezini tekrarlami§tir 27 
Temmuz 1502 tarihi icin biraz daha fazla ikna edilmeye ihtiyacimiz 
vardir 2 7 Temmuz 1502 tarihi uzerindeki gekincelerimizi ve neden 
1299 tarihini tercih ettigimizin gerekcelerini soylece siralayabiliriz: 
1-Oncelikle §unu soylemeliyiz ki 1299 tarihini tercih ederken Osman 
Gazi'nin kendi kilici ile elde ettigi nufuzu esas aldik. Ilk hutbe bahsinde 
degindigimiz gibi Osman Gazi ancak Bilecik-Yarhisar-lnegol hattmi 
zaptettikten sonra kendi adma hutbe okutarak "Hanligmi" ilan etmi5tir 
Vurguladigimiz uzere ana kaynagimiz A§ikpa5azade bu olayi "Osman 
Gazi'nin aleme dogmasi" olarak selamlar Diger bir deyi^le bu olay 
Osman Gazi'nin §ahsi tarihinde ve Osmanogullari ailesinin tarihinde 
(;ok onemli bir d6nu5umu ifade etmektedir Nitekim bizim bagimsizlik 
icin en onemli adim olarak degerlendirdigimiz bu olayi Halil Inalcik da 
"kesin bir tarih" olarak ifade eder 

2-Osman Gazi ilk hutbeyi okuturken kendi niifuzunun yanmda 
MogoUar arasinda bas gosteren cekismeler ba§ta olmak uzere bolgede 
ya§anan butun geli§meleri goz onunde bulundurmustur Stratejisini 
daima en uygun §artlari bekleyerek atan Osman Gazi bagimsiz hareket 
iQU 1299 yilmdaki pozisyonu degerlendirmi§tir 
5-Osman Gazi'nin hutbeden sonra vergi koyma, timar dagitma gibi 
devlet gucij ve otoritesi gerektiren eylemlere giri§mi§tir ki bunlar bizim 
igin 1299 yilini bagimsizligui pekistigi tarih olarak kabul etmemiz icin 
yeterli sebeplerdir 

4-Ozellikle timar dagitimi Osmanogullari ailesinin hiyerar§ik yapisi 
hakkmda bize ilging bilgiler vermektedir Bu jemada ba5kent 
Karacahisar ve gevresinin hakimi olarak Orhan Bey babasmm varisi 




135 





136 



konumunu elde etmi§tir. Osman Beyin bir karde§i Savci Bey (Saruyati) 
ve onun oglu Bay Hoca zaten 1299'dan once §ehit olmu§lardir. Osman 
Gazi'nin diger karde^i Gunduz Bey de Karacahisar'm suba§isi olarak 
yegeni Orhan'm emrinde yer almakta bir beis gormemektedir. Osman 
Gazi'nin diger yegeni Ak Timur bey ise heniiz herhangi bir yerin yoneti- 
cisi olacak durumda degildir Onun adini daha sonraki fetihlerde iyi bir 
asker olarak duyacagiz. Bu durum kar^ismda rahatlikla soyleyebiliriz ki 
1299'daki geli§melerden liemen sonra Osman Bey 6lmu§ olsa bile oglu 
Orhan Bey yerine tartismasiz a§iretin ba5ina gececek konumdadir 
5-1299'dan sonra meydana cikan olaylar ve gergekle^tirilen geni§leme 
Osman Gazi'nin niifuzunu peki^tirmistir 

6-Osman Gazi'nin kuzey-bati Anadolu'da sahip oldugu nufuz sahasi 
hem Mogollann hem de Bizans'm aleyhine olmu§tur Germiyan ili 
uzerinden ozellikle (lavdarhisar'dan zaman zaman Karacahisar iizerine 
Mogol saldinlan devam etmi§tir. Diger yandan Bizans'ta da rahatsizlik- 
lar ortaya cikmaya ba5lami§tir Yukarida Iznik ku^atmasi bahsinde 
anlatildigi uzere Bizans Imparatorlugu Osman'i durdurmak iizere 
harekete ge^me ihtiyaci hissetmi§ti. Boyle bir ihtiyacm ve bir askeri 
harekat zorunlulugunun ortaya cikmasi ku§kusuz Osman Gazi'nin 
bolge hakimiyetinin Bizans tarafindan ciddiye almmasi idi. Bu durum 
ise bizzat bu harekat sonucunda yapilan Bapheos (Koyunhisar) 
Savasinm kendisi kadar onemlidir 

7-Diger yandan BalJieus Sava§uida Osman Gazi'nin Karahisar-i 
Sahip'ten (Afyonkarahisar) buyuk bir askeri destek almasi da Osman 
Bey'in bu sava§ oncesinde 1299'dan itibaren sagladigi karizmatik lider- 
ligin bir sonucu olarak gorulmelidir 

8-Yukarida Osman Gazi'nin ^agda?! olan Bizansli tarihci Pachymeres'in 
Bapheos Sava§i ile ilgili kayitlari ashndan gevrilerek verilmi§tir Ne yazik 
ki Pachimeres'te Osman Gazi'nin Bapheos Sava§i oncesi bolgede elde 
ettigi konumla ilgili aydmlatici bilgiye rastlanmaz. Bu nedenle sava§m 
Osman Gazi'nin kariyerindeki yeri hakkmda; ?agda§ yerlesik guc olan 
Bizans'a kar5i kazanilan savasm biiyuk siyasi sonuclar dogurmasi gerek- 
tigi fikrinden hareketle bazi tahminler ve (jikarimlarda bulunulabilir 
Muhtemelen Halil Inalcik'i Osmanogullannm Bapheos Savasi sonrasm- 
da bir hanedan huviyetini kazanmi^ olduklari sonucuna goturen 
vaziyet de bu olmalidir 

9-Diger yandan 27 Temmuz 1502 tarihi bizzat Pachymeres'in nitelikleri 
itibariyle sorunlu bir tarihtir Yukarida bir tarih kaynagi olarak 
Pachymeres degerlendirilirken bahsedildigi iizere Bizansli tarihgi 
takvim kullanimi acisindan bazi problemler ta5imaktadir 




10-Oncelikle sunu belirtmemiz gerekir ki yil olarak 1302 tarihi kaynak- 
ta yoktur. Ancak olaylarin aki§i ile bir kronolojik tahminde bulunula- 
bilir. Nitekim Halil Inalcik savasi once 1 501 yilma tarihlemi^ daha sonra 
fikrini degi§tirerek 1302 yilini kabul etmi§tir. 

11-27 Temmuz giinu de problemlidir. 27 Anthestrion olarak verilen ay 
ismi Ocak-§ubat aylanna kar§ilik olabildigi gibi meyvelerin toplandigi 
zamani da ifade edebilmektedir. Ancak Pachymeres'le ilgili bolumde 
belirtildigi uzere sava§in bag bozumu zamanma muhtemelen eylul 
aymda yapilmi§ olmasi daha guglii ihtimaldir. 
12-§unu da hemen belirtmek gerekir ki Pachymeres degerlendirilirken 
onemli bir nokta gozden uzak tutulmamalidir Bir Bizans tarihgisi 
olarak Pachymeres, eserinde Osman Gazi kar§isinda Bizans kuwet- 
lerinin durumunu degerlendirmi5tir Osman Gazi'in Bizans karsismda- 
ki konumu, bu zaierin onun kariyerindeki onemi gibi konular aciktadir 
Daha aq:ik soylemek gerekirse Bapheos Sava§i oncesi Osman Gazi'nin 
durumu hakkmda onun bolgede fetihlere giri§tigi bilgisinden daha 
fazlasi yoktur Bize gore bu nedenle, sadece Bapheos eksenindeki bil- 
gilere dayali olarak (jikarimlarda bulunmak, Osman Gazi'nin kariyerine 
ili§kin bazi tartismalari korukleyecektir 

13-Osman Gazi'nin uc Tiirkmenlerinin ilgisini (;eken bir ^enlendirme 
bolgesi meydana getirmesi daha erken zamanlarda belki de Mudurnu- 
Goyniik seferi oncesinde ba^layan bir olgudur Bu yogun ilgi ile mey- 
dana gelen nufus yogunlugunun Bizans ordusuna karsi elde edilen gal- 
ibivet ile daha batidaki bokelere kavmasi cok do^al bir durumdur 



Butiin bu degerlendirmelerimiz i§igmda daha ba§ka giiclii ve ikna edici 
oneriler ortaya konuncaya kadar kurulus tarihinin ilk hutbenin okun- 
dugu yil olan 1299 yili g6ru§unde oldugumuzu tekrarliyoruz. 

EK-5 

ILK KAYNAKLARDA UCA GELi§ ILE iLGILi 

KAYITLAR 




137 



Qiinki Siileyman Sah miiteveffa oldi, dort oglu kaldi. Biri Sunkur Tekin 
ve biri Giin Togdi ve biri Ertugrul Gazi ve biri Tundar (Diindar) Etrak'dan 
ba'zi bu dort karinda§a uyub yine Rum'a dQsub Firat ba^mda Pasin 
Ovasi'na ve Siirmeli (^ukuru'na vardilar Ertugrul'i Tundar'la anda dort 




yijz mikdan g6(;er evle kalub ol iki kannda§lari yine vatan-i asliyelerine 
rijcu itdiler. Bir nice eyyam anda turub yaylayub ki§ladiktan-sonra 
Rum'a azm itdiler. Gelub Engiiriyye'ye karib Karaca-Tag'a nuziil itdiler. 
Andan Sultan-Oyugu'ne rihlet itdiler Ve ba'zi sikatdan i§itdum ki,hatta 
kidvet 'ul-muttekin Merhum Meviana Ayaz eytdi: Ben Orhan'un irkib- 
dar{rikabdar)'ina bulusdum; pir kisiydi. Eytdi:atamdan ve dedemden 
i§itdim ki, eytdiler, ol vakit ki Ertugrul dort yuze yakm erle Rum'a azm 
itdiler, Sultan Alaud-Din-i evvel dahi ba'zi a'dasiyle cenk sadedinde idi. 
Bunlar dahi gocmen geliib ittifak Sultan Alaud-Din'un 50I haline 
yetu^iirler ki Tatar, sultan Alaud-Din'i bunaldub siyayiiriir Ertugrul'un 
yaninda birka(; yuz yarar yolda§ var idi. Ertugrul eytdi: Hey yarenler, 
cenge tu^ {du§) geldiik. Yanimuzda kilic goturiiriiz. Avret gibi ge(;Lib git- 
mek erlik degildurElbette §unlarun birine muavenet itmek gerek. 
Galibe mi muavenet asirdur Ademumuz azdur ve hem yegine kuvvet 
dimi^lerdur didiler Ertugrul eytdi: Bu soz merdagneler kelami degildur 
Erlik oldir-kim magluba yardim idevuz. Hizir gibi bun deminde 
biq:arelere medet yiti5e. Dest-gir olavuz didi. 




138 



Pes heman Ertugrul etba'iyle el kilica urub bir taraftan ki Sultan Alaud- 
Din'un mukabelesinde idi. Tatara kilic koydular Sahin kargaya girer 
gibi girub fi'l hal aduwi munhezim kildilar Sultan Alaud-Din am gorub 
Ertugrul'a istikbal gosterdi. Ertugrul dahi etbaiyle iniib Sultan Alaud- 
Din'un elin opdi. Sultan Alaud-Din dahi Ertugrul'a hil'at-i fahir giyurub 
tevabi' ine ve levahikine ata vii ihsanlar egledi. Andan Sogut nam yiri 
halkma ki§la{k) ve Tomanic'i ve Ermeni Taglanni yaylak virdi. Osman 
Gazi'nun zuhuri Sooflt'den olmasma hikmet budur Ve ol vakit Karaca- 
Hisar feth olunmami§di. Amma Karaca-Hisar'la Bilecik AlaiJd-Din'e itaat 
iderlerdi. 01 taraflar uc idi. Ma-hasal, Sultan Alaud-'din, Ertugrul'un 
§ecaatin ve merdaneligin gordi. (^ehresinde asar-i necabet ve alnmda 
envar-i saadet miisahede idiib uc'i ana virdi. 01 vakit Ertugrul henuz 
nev civandi. Amma mehabetunden Sam u Neriman kan ka§anurdi ve 
Efrasyab-i zaman ko§unirdi. Andan Ertugrul Sogut'i makam idindi. 01 
zamanda Sahibin Kara-Hisar'da Germiyan babasi Ali-Sir vardi. Cavdar 
nam bir tatarla gah ga geliib Karaca-Hisar'i incidiirlerdi. Ertugrul 
Sogiit'de mutavattm olmagla ol vilayet emin oldilar Bunun iizerine 
birka(; yil gecti Sogiit'i ki^layub Tomani(;'i yayladilar" 



"... Er Dunril Gazinun Ruma gelmesinde bir ni(;e rivayet vardur Esehh- 
i kavil budur ki bu fakir zikr ettisumdiir 01 bir oali Saru Yativi, Sultan 



'Nesri,1/61-65. 




Alaaddin'e oondiirdi. Dedi kim'Bize dahi vurt aosteriin. Varalum Mza 
idelum' dedi. San Yati atasmun habann Sultan Alaaddin'e getflrdi. 
Sultan Alaaddin dahi gayetde ferah oldi bunlarun gelduklerine. Sultan 
Oni'nun ve Karaca Hisar'un tekfuru muti idi. Sultan Alaaddin 
Karacahisar ile Bilecik arasmda Sogud'i bunlara yurt gosterdiler. 
Domalic dagini ve Ermeni Beli'ni bunlara yayla verdiler, San Yati atasi- 
na oeldi. Bu haban verdi. Er Dunnl dahi kabul etdi. 01 vaktm viiriib 
EngLiru'ye geldiler. Yerlerinde sakin oldilar. Er Dunnl Gazi zamaninda 
ceng ve cidal ve kital olmadi. Yaylaklann yayladilar ve dahi ki5laklann 
ki^ladilar Ve ol zamanda Sabm Kara Hisar'un vilayetinde Germiyan 
babasi Ali§ar var idi. Ve hem (^avdar derler idi bir Tatar dahi var idi. Bu 
Kara Hisar vilayetiyle Bilecuk vilayetini gah gah gelurler, ururlar, 
u^endururler idi. Bu Er Dunnl Gazi gelmesiyle ol kafirlerun vilayetu 
emin olmus idi ol Tatarlardan. Geldilklerinden bir nice vil sonra Er 

190 ' 

Dunnl Gazi Allah rahmetine vardi..." 



EK-6 

SAKARYA OTESi SEFERJ HAKKINDA ILK 

KAYNAKLARDAKi KAYITLAR 

"... Aldi bu gazileri, dogru Sorkun uzerine iletti. Ve o vilayetin kafirleri 
Samsa Cavus ile a5ina olmuslar idi. Heminki am gorduler ve askeri 
oorduler, muti ve munkat oldular Eri ve avrati karsi ^eldiler Aralannda 
muteayyince kafir var idi. Am okudular Geldi. Osman Gazi ile ahd u 
beyman ettiler, kim Samsa Cavu§ her ne der ise, am kabul edeler 
Sual: Samsa Cavu§ ne ki5idur? 

Cevap: Bir ki^idur kim anun dahi hayli cemaati var ve hem yolda^liga 
yarar bir karda§i dahi var, Sulemi§ derler Ve ol vaktin kim Erdunnl Gazi 
Sogud'e geldi. Bunlar dahi anun ile bile gelmi5ler idi. 01 aralikta dur- 
madilar Inegol kafiri incitduginden vardilar, Mudurni vilayetinde karar 
ettiler Anun kafirleri ile miidara ediip otururlar idi. Ve o sebebten 
Osman Gazi ol vilayeti bunlara ismarladi. Ve oradan Osman Gazi 
segirdim ettiler Goynuk vilayetin vurdular Darakci Yenicesi vilayetin 
dahi vurdular Vilayetini harap ettiler Geldiler, Gol-Flanoz'a ciktilar 
Yine Harmankaya'dan Karaca Hisar'a giktilar Mihal onlerince kilavuz 
oldu. Esir almadilar Mai ve ganimet gok aldilar Anun igun kim halki 
kendiilere tabii etmek igiin..." 




139 



"" Asikpasazade, 2. Bab. S.93. 
'" Asikpasazade, Bab:10, s. 100. 





140 



EK-7 

BiLECiK, YARHiSARVE INEGOL'UN FETIHLERi ILE 

ILGiLi KAYITLAR 

"...Kim ol dahi Yar Hisar tekviriinin kizi alsa oerek. 01 dahi Mihali okudi. 
Dani5tilar. Cemi dugunun esbabin tamam etdiler. 01 dahi etrafun 
tekvirune okuyucilar gondiirdi. Osman Gazi'ye okuyici varmadm 
Bilecuk Tekvirune suriyile koyun gondiirdi. Egitti. Kim: 'kardasum bum 
diigiine hizmet edenlere yedursin' dedi. ' In^allali ben dahi vardugum 
vaktin sacumu iledem' dedi. ' Ve ger kardasuma layik sacum yog ise bize 
layikm eyledii' dedi. Elhasili bunlar okumadm gondurdigidur. Anun 
igin kim Mihal dflgflninde vadeler etmi5ler edi kim Tekviir dahi Mihali 
Osman Gaziye okiyiciliga gondurdi. Ve hayh gumu5 ve altun 
Avadanligm bile gondiirdi Mihal dahi geldi Osman Gaziye, tekviirlerun 
muradlari nedur, bildurdi. ' Gafil deprenme' dedi ve gaziye dugOne 
dahi okidi. Osman Gazi dahi Mihala okiyicilik hayli nesne verdi Osman 
Gazi dahi eyfldur : ' Mihal Beg ! Var, kardasuma benden gok cok selam 
et, U§de §imdi biz dahi yaylaya g6(;sevuz gerek. Ve hem kaym anam ve 
hatunum dahi karda§umun anasiyile bi!i§mek isterler Imdi karda§um 
hod bilur kim Germiyanogli bizum ile ne haldadur Yine kerem etsun- 
ler Dayima zahmatumuz 5ekegelmi§lerdur Bu yiUiga dahi ceksunler 
Anamun ve benum havayicleriimuzi gene hisara gonderelum' dedi. 
Osman Gazinun habarin gelup tekvure habar verdi. Tekvur dahi gayet 
sevindi. Can ile sozin kabul eyledi Mihali gene gondurdi. Bir giine vade 
olundi. Kim Osman Gazi dahi anda vara. Ve hem dedi kim: ' Bizum 
hatunlarimiz sahraya 6grenmi§lerdur Bilecuk dar yerdur dugini anda 
etmesunlar Cakir Bmarinda etsun' dedi. Bu sozi dahi kabul etdi. 
Diiguni (^akir Bmarinda eyledi. Ve hem vade olundigi giin Osman Gazi 
dahi okilzlerini yuklendurdi. Hemise ileden hatunlara verdi. Ve kegeler 
arasma bir nice adamlar bile sardilar Siirdiler, ah5am karanusmda his- 
ara girdiler Bir iki katar okiiz kim girdi, ke(;e yukleriinden adam ile 
yalm kiliclar dokuldi. Kapucilari paraladilar Hisarda hod adam az 
kalmi§ idi. Ekseri diigiine gitmi§ler idi. Hisar feth olundi. Bu tarafta 
Osman Gazi dahi gorelum neyler: Ve bir ni^e gazileri ba5bezleriyile 
avrad donuna koydi. Tekvurine habar gondurdi. Eyidur: ' Bunlari ayru- 
ca bir yerde kondursunlar kim hatunlarumiz ondahi tekvurleri goriib 
utanmasunlar ' tekvur dahi bu soze gayetde sevunur. Turkiin eri, avrati, 
elume girdi dedi. Yer hazirladular Osman Gazi dahi okuzleri getirenler 




ile kavl etmi^lerdi ki onlar hisara girdugi saat Osman Gazi dahi tekvure 
geleyidi. Ve hem oldahi ahsamm geldi. Yani hatunlarini a5ikare 
geturmezler. Tekvur dahi kar§iladi. Tazim ilen kondurdi, Dahi Tekviir 
odasma varmadin Osman Gazi bindi. Mihal dahi bile bindi. ' Hay! Tiirk 
kacdi' dediler. Tekvur dahi sarho§cayidi. Bindi. 01 dahi Tiirkun ardma 
dusdi. Osman Gazi geldi Kaldirik derler bir dere vardur. Bilecuge yakm 
yerde, anda durdi. Tekvur dahi ol araya kim erdi, bo&azi ele verdi. 

' ' 192 '^ 

Osman Gazi, tekvurun ba§ini kesdiirdi..." 



EK-8 
ILK HUTBE HAKKINDA KAYITLAR 



"...Ka(;an kim Karaca Hisar'i aldi, §ehrin evleri bo§ kaldi ve Germiyan 
vilayetinden ve gayri vilayetden hayli adamlar geldiler Osman Gazi'den 
evler dilediler Osman Gazi dahi verdi ve sehel zaman da ma'mur oldi. 
Ve bir ni(;e kiliseler dahi vardi ki kim mescit etdiler Ve bazar dahi dur- 
ourdilar Ve bu kavim ittifak etdiler kim Cuma namazm kilalum ve hem 
bir kadi daha dileyeliim dediler Dursun Faki derler idi bir aziz var idi. 
Ve ol kavma imamlik eder idi. Hallarin ona soylediler 01 dahi geldi. 
Osman Gazi'nin kaym atasi Edebali'ya soyledi. Dahi soz tamam 
olmadan Osman Gazi oeldi sordi. Muratlarin bildi. Osman Gazi evidiir: 
"her ne kim size gerekdiir am edun " der Dursun Faki eyidiir:"Hanim! 
Sultan'dan izin gerekdiir" dedi. Osman Gazi eyudur:" Bu §ehiri ben hod 
kendii kilicim ile aldum. Bunda Sultanun ne dahli var kim andan izin 
alam ona sultanlik veren Allah bana dahi gaza ile hanlik verdi." Dedi. " 
ve ger minneti su sancag ise ben hod dahi sancak gotiirub kafirler ile 
ugra5duin." der "ve ger ol, ben Ali Selcukvan der ise ben hod Gok Alp 
ogliym derim. Ve ger bu vilayete ben anlardan once geldum der ise, 
Suleyman §ah dedem hod andan evvel geldi" der ve ol kavim dahi razi 
oldilar Kadiligi ve hitabeti Dursun Faki'ya verdi. Cuma Hutbesi evvel 
Karaca Hisar'da okundi. Bayram namazin anda kildilar.." 




141 



"2 Asikpasazade, 12. Bab. S.10M02. 
"3 Asikpasazade.M. bab, s.103. 





ARA5TIRMA EKIBI 

CEZMi KARASU 

TUGCE M. SAKARYA 

OKTAY BERBER 

PELlN OKKA 

EMRE GOKHAN 

CAGHAN SARI 

MUZEYYEN ULU 

TUGCE TUGRAN 

EBRU BlRiClK 

SERCAN AKlNiZ 

MlNE AGAR 

GULSUM OZDEMlR 



142 





I^^^B 


I^BH 




■ 


^ 


^^ 


i 




■ail 


1;: 


^^^^K^ 

( 


^--- 


i 


s m 


a n g a 2 i 




^ 




i 1 k 1 e r V e 


Karacahisar 




1 




iNDEKS 




(Anadolu, Osman Gazi, Osmanli Beyligi, Sclcuklu... gibi fok sik kulldnilan kelimeler 






,'' 


indekse dahil edilmemijtir.) 

A 

Abdal: 26-28 

Abdalan-i Rum (Rum Abdallari): 


Babailyas: 14 
Babaishak: 14,26 
Babai: 14-15, 26 






't 


24-25, 27 
Abdurrahman Gazi: 45 
Abdulhamid (11): 46 
Achyraos (antikbir kent): 154 
Afyonkarahisar (Karahisar-i Sahip): 

50,55,59,40, 156 
Aliiyan-i Rum: 25 
Ahi:21,26, 28 
AhiEvran:21 
Ahmed Gazi (Gumu§tekin): 29 


Babai isyani (Ayaklanmasi): 19, 26 
bac (vergi): 22-25, 102-105 
Baciyan-iRum:21, 25-26 
batiucu: 51 

Baycu (Mogol Emiri): 16 
BayHoca: 50, 55-54,88,91-92, 156 
Bekker (Alman filolog): 126 
Besta§: 42, 48, 54, 62, 70-75,81, 91 
Bilecik: 42-45, 48, 52, 54, 62, 75, 88- 
89,91-92,94, 98, 105-106, 110- 






1 " 


Ahmedi: 24, 59, 41 
Akkoy: 74 
Akropolites: 124 
Aksaray: 16, 29-50 


111, 118, 121-125,154-155, 158-159 
Bilecik Tekfuru: 48, 52, 88-89, 1 10 
Bizans: 16, 19-20,29-50,53-34,59- 

40, 92, 98, 118-119, 124-129, 






r 


Ak-temtir: 125 

Alaaddin Keykubad (1): 15-14, 21, 24, 
505942,61,101,122,125,159 


131- 152 
Boedromion (Pchymeres'te Nisan 
ayi): 129 






I' 


Alaaddin Sahip (vezir): 125 

Alanlar: 155 

Alaiyye: 40 

All Amourios: 152 


Bozijyuk: 42, 48, 53-55, 56, 62, 89, 
91,98, 105, 110, 118 






,f ' 


Ali§ir:55, 158-159 

Alperenler: 29 

Amasya: 14, 29 

Andronikos 11. Palaiologos: 126 

Ankara (Engiiriyye): 30-31, 55, 58, 40, 

42, 158 
Antalya: 20, 50-51,54 
Anthestrion (Pachymeres'te 
Temmuz ayi): 150 
A§ikpa5azade: 25-26, 41-42, 56, 60- 

61,65,66, 70, 79,85-84, 


c-c 

Caber Kalesi: 58 
Celaleddin Karatay: 16, 21 
Cemaleddin Hoca Yakut: 22 
Cengiz (Han): 15 
Cimri (Siyavu§): 17-19, 100 
Colin imber: 82, 84-85 
Cavclarhisar:61, 102, 156 
Caykoy: 74 

Cobanogullari: 55, 59-40 
(lorum: 29 






•- 






• 


96^ 98, 155 


(^ote Mahallesi: 75-77 


143 




:' 


Atman (Osman Bey): 152 


(^ukurca (Karye-i (^ukurca): 42, 47-48, 


^ ^ 




',':"' 


Attiki (Yunancasi, leh(;esi, takvimi): 
125, 125, 128-151 


54,91, 98,62 


— -£= 




-, 


Aydogdu Bey: 45 


D 

Danismendiye (Vilayeti): 50 


ra 




h 


B 


iT3 




' 


Baba: 26 


Darakci Yenicesi: 7o' 159 


E > 

n 






^^^^H 


^^^^H 




■ 




iNDEKS 



Dede: 26 

Denizli: 20 

Dervi§: 14,25-27, 56 

didaskalos tou apostolou: 124 

Dionysos {§arap tanrisi): 151 

diyakozluk: 124 

Diyarbakir: 50 

Domani?: 10,12, 59, 42-45, 47-48, 

52-54, 56,62, 75,88-89,91,98 

110-111, 118 
Domurlu: 42, 48, 54, 62, 75,91, 98 
doyumluk: 79, 111 
Dursun Fakih (Diirsun faki): 24, 91, 

96-97, 104-105, 122-125, 141 
DLindarBey:58, 157 



gaza: 24, 42, 45, 52, 107, 159, 141 
Gaziyan-i Rum: 25 

Germiyan, Germiyanogullan 

(Germiyanli): 55-54, 40, ' 

61-62,65,68,89, 

102-105, 105, 110, 122-125, 156, 

158-141 
G6kAlp(G6kalp):24, 59, 97, 141 
G6l-F[anoz: 159 
Golpazari: 85 
Goyniik: 70, 72, 74,80-81, 91, 98, 

'll8, 157, 159 
Gundogdu Bey (Gun Togdi): 45, 157 
GunduzAlp: 24, 58-40, 100, 104- 

106, 156 
Giineydogu Turkmen Bolgesi: 50 




144 



E-F 

Edebali {§eyh Edebali): 24-26, 56, 70, 
90-92,96,105, 110, 122-125, 141 

Eirene-Eulogia: 124 

Elaphebolion (Pachymeres'te Ekim 

ayi): 150 

Ermeni Beli: 59, 42, 47-49, 55, 88-89, 

110, 159 

Ermeniler: 29 

Ermeni Daglan: 158 

Ermeni Kontlugu: 54 

ErtugrulGazi (ErDugril, Ertunril): 12- 
15,24,26,58-45,44-48, 50,88, 
100-101, 106, 110, 157-159 

Erzincan: 58 

Erzurum: 58 

Eskisehir: 22, 59-40, 45, 60, 62-65, 70- 
75,76-77,84,91,98,105,110,118 

Eskisehir Pazan: 54, 89, 110 

E§refoglu: 18, 100 

Etrak-i Uc, UcTiirkleri: 29, 52, 55 

Fahreddin All (Selguklu Veziri): 21,55 

Fatma Baci: 21 

futiivvet te§kibti: 21 



Gamelion (Pac^aneres'te Eyiul a)'i): 1 50 



H 

HaciBekta5Veli:25 

Haclilar: 29 

HacliSefend, 1V)118, 125 

Hadidi: 101 

Halep: 50, 58 

Halilinalcik: 9, 25-26, 59, 48, 52-55, 

65, 74, 154-157 
Halime Dogru: bb 
Halime Hatun: 45 
Halizones (YalakOvasi): 152 
Hamdullah Kazvini: 22 
Hamzabey: 42, 48, 55-54, 88, 91, 98 
Harmankaya: 42, 48, 62, 75-75, 79, 

81-84,86, 91,98, 118, 159 
Harmankoy: 85 
Hasan Alp: 106 
Hatiroglu isyani: 17, 19 
Hekatombaion (Pchymeres'te Ocak 
ayi): 129 

hieromnemos: 124 
Horasan Erenleri: 24-26, 58 
HOdavendigar Livasi: 47, 85, 85 
Hiilagu: 16 
Htisameddin Coban: 55, 59 




iNDEKS 



i-i 

Igdir: 20 

ilhanh: 16-17, 19,22 

ilkhiitbe: 10,61,93,96-97, 99, 102, 

104, 107, 110, 123, 135, 137 
ilkkaniin: 103-104 
ilkvergi: 23, 61,66-67 
inegol: 42, 47-48, 52-53, 56, 61-62, 

73,88-89, 91-94,98, 105-106, 

110-111, 118, 121, 154-135, 139 
inegol Tekfuru: 50, 52-54, 56, 88-89, 

92, 110 
Inhisar: 42, 48, 54, 73-74, 91, 98 
in6nu:42,48, 54, 73,91, 105, 118 
Istanbul (Constantinopolis, 

Konstantinopolis): 100, 119-125 
itburnu: 42, 48, 54, 62, 70-71, 73, 91, 98 
iznik: 19,39-40, 75, 91-92, 94,98, 

106-107, 118-124, 156 



J 

julyen takvimi: 129-150 



Kandilli, Kandilli Cam: 42, 48, 54-55, 

62, 75, 91, 98 
Karaagac: 42, 48, 58,62, 75, 91, 98 
Karacahisar: 42, 54, 60-65, 65-68, 70, 

75,91,98-99,103-105,108,110- 

111, 118, 122-125, 155-136, 158- 

159, 141 
Karacadag: 38, 40, 54, 138 
Karaca§ehir: 60-65, 65 
Karadeniz: 29, 152-153 
Karakegili: 41, 46 
Karaman: 50, 59-40 
Karamanoglu Mehmed Bey: 15, 17, 

19 
Karpov: 126 
Karye-i Mizal: 47 
Kastamonu:29-51,35, 59, 154 
Kastamonu Persleri: 152 



Kayi: 41 

Kayicilik: 46 

Kayseri: 17,21,29-50 

Keyhusrev: 14, 16-17,29,32 

Keykaviis: 16, 19, 21 

Keykubad: 13-14, 16, 21, 50, 59, 61, 

' 122 
kilan (vergi): 22 
Kili^arslan (Kilig Arslan): 16, 29, 50, 

52 
Kinik: 97 
Kip^ak: 59 
ki§lak: 54, 59, 42-45, 48, 53, 79, 1 10- 

111, 139 
KolonizatorTurkDervijleri: 27-28, 56 
konar-goger: 15,25,27,34-36, 53 
Konya: 15-17, 19,21,50, 122 
kopgur (vergi): 22-25 
Kovahca: 42, 48, 54, 58,62,91,98 
Koyunhisar, Bapheos: 120, 122, 150- 

151, 154, 156 
Kosedag (Sava§i): 15-16, 19, 21 
Kronios {Pchymeres'te Mart ayi): 129 
kul: 52, 97 
Kulaca, Kulaca Hisar: 42, 48, 52-54, 

56, 73,91,98, 118 
Kumral Baba (Dede, Abdal): 24, 42, 

54, 56-58,62, 89, 98, 110 
kuzey-bati ucu: 9, 12, 13,24,29,41- 

42,61, 75,98, 102, 156 
Kure: 27, 42, 48, 54, 62, 75,91, 98 
Kutahya:29, 51,55, 47, 61,65, 102 
Kyzikios (Erdek): 134 



L 

L, Cousin: 126 

Latin istilasi: 19, 118 

Lenaion {Pchymeres'te §ubat ayi): 

129 
Lopadion (Uluabad): 154 

M 

Maimakterion (Pachymeres'te 




145 




iNDEKS 




146 



Haziran ayi): 129 

Malatya: 29 

Malazgirt: 29, 119 

Mai Hatun: 70 

Meliksah: 29, 32 

Mihal, Mihal Gazi, Kose Mihal: 70, 

74,77,79,81-86,91,98,159-140 
Mihallicik: 76 

Mikhail Palaiologos: 124, 126 
Mogol istilasi: 13-14,21,55 
Mogollar: 14-17, 19,21-25,61,99- 

100, 102, 155-156 
Mounychion (Pachymeres'te Kasim 
ayi): 150 

Mouzalon; 152-155 
Mudurnu: 70, 72-74, 76, 79, 81, 91, 

98, 118, 157 
Muracl (11.): 97 
Musul: 50 
Muzafferiidciin Berucirdi: 22 



N 

Nasireddin: 152 

Ne§ri: 52, 101, 122 

Nigde: 50 

Nikaia: 152 

Nikola, Aya Nikola: 88, 92 

Nikomedia: 152-155 

Niksar: 29-50 

Nilufer Hatun: 90 

notarios (Patrik Noted): 124 

noker; 52, 82, 84, 97, 106 

Nureddin Caca: 22 

Nureddin Sultan§ah: 29 



0-0 

Oguz: 24, 26 

Oguzculuk:41,46, 97 

Orhan Gazi, Orhan Bey: 26, 55, 85, 

85,90, 104-105, 154-156, 158 
Osmaneli: 75, 91 



Ogedey: 14 

ojiJr (vergi): 25,26 



Pachymeres, Georgios Pachymeres: 

125-152, 156-157 
Padi§ah Hatun: 22 
Paflagonya (Kastamonu): 155-154 
Palaioloooslar: 127 

o 

Pasin, Pasin Ovasi: 58, 157 
PaulWittek:24, 61, 84 
Pazariu: 45 

Persler (Turkler): 152-155 
Pervane Muiniiddin (Muineddin 
Suleyman): 16-17,21,60 
phylaks: 124 
Pierre Poussinus: 126 
Pigas(Biga): 154 

Poseideon (Pachymeres'te Agustos 
ayi): 150 
protekdikos: 124 
Prousa (Bursa): 154 
Pyantion (Pchymeres'te Mayis ayi): 
129 



Roma, Romalilar: 124, 126, 129, 152- 

155 
Riikneddin Kiligarslan (IV): 16 
Rukneddin Suleyman§ah: 29 



S-§ 

Safranbolu: 29 

Sag-Kol Uc Vilayeti (Sahasi): 51, 59 
Sag-Kol Uc Beylerbeyiligi: 51, 55 
Sahip Ataogullan: 61 
Sahip Ata Fahreddin Ali: 2 1 
Sakarya, Sakarya Nehri, Sakarya 
Otesi, Sangarios: 54, 42, 48, 70, 72- 
74,79-80,82,91,98, 107, 111, 152 




n 



iNDEKS 



Samsa Cavu§: 45, 70, 79,81, 159 

Satuk Bugra Han Destani: 25 

Savci Bey, Saru Yati: 42-43, 50, 54, 61, 

88, 156, 158 
Seyfeddin Kizil (Emir Kizil): 55 
Seyfeddin Torumtay: 21 
Sinop: 20-21, 50-51 
Sivas: 21, 29-50 

Skiraphorion {Pachymeres'te Aralik 
ayi): 150 

Sol-Kol Uc Vilayeti (Sahasi): 51, 40 
Sol-KolUcBeylerbeyiligi:51, 55 
Sorkun: 70, 75-77, 79,81-82, 159 
SogLit: 10, 12,27,59,42-45,47-48, 

50, 52-54, 75,88,91,98, 106, 

110-111, 118 
Suggrafikai Historiai: 125-126, 128, 

151 
Sugdak: 59 
Sultan Hani: 16 
Sultanonii, Sultan Oni: 42 
Sultan Oyiigii: 158 
5akrullah: 41 

Suleyman §ah: 58, 97, 157, 141 
Siirmeli (^ukur: 58, 157 
5emseddin Cuveyni: 22 
Senlendirme: 27-28, 105, 105, 157 
5eyh: 26 
§eyh Siileyman: 71 



tamga (vergi): 22 

Tarakli: 70, 75-74,81, 91, 118 

Taz All, Draz Ali: 75, 119-120 

Telemaia: 152 

Theodosios: 124 

Tokat: 14, 16,21, 29-50 

Trabzon Rumlari: 29 

Trabzon Rum Imparatorlugu: 54 

TurgutAlp:45, 92, 105 

Turgut Eli: 105 

Turhal: 29 



TQrkmen: 14-15, 17-18,26-27,29- 
50,52-55-56,59,61, 75, 80-81, 
97-98, 111, 119, 157 

Turkmenii'l-Uc: 29 



U 

Uc Beylerbeyleri: 52, 65 

UcBeyi, UcBeyleri: 10, 12, 52-55, 58- 

40,62, 110-111, 118 
UcTe§kilati:29, 59 
Uc Tiirkmenleri: 15, 29, 52 
Uc Umerasi: 52 
Uc Vilayetleri: 50 
Uludere: 70-71 
Urfa: 50 

Uygur: 25, 102-105 
Uzun Hasan: 84 



V 



Vefa? Tarikati: 26 
Vezirhan:48, 54, 91, 5 
Vitalien Laurent: 126 



Yarhisar: 42, 48, 54, 62, 75, 89-92, 98, 

106, 111, 118, 155 

yaylak: 54, 59, 42-45, 47-48, 55, 79, 

110-111, 158-159 
Yazicizade Ali: 59 
Yenipazar: 74-77, 91, 98 
Yeni§ehir: 48, 54, 62, 75, 91, 98, 106- 

107, 118, 120-121 
Yunan Vilayeti: 50 




147 




odunpazari beledjyesi 

KULTORYAYINLARI-00 

Yenidogan Mahallesi No:15 

Tel: + 90 (222) 217 30 30 Fax: + 90 (222) 217 45 45 

www.odunpazari.bel.tr